Arama

Mevlid'de geçen güzel kelimeler

Müslümanlar tarih boyunca Peygamberimize (sav) karşı olan sevgilerini türlü şekillerle ifade etmiş ve edebi eserlerini de bunlara göre şekillendirmişti. Resulullah'ın (sav) doğumunu esas alan mevlid türü de bunlardan biriydi. Mevlid-i Şerif kültürümüz içinde müstesna bir geleneğe sahip olan, önemli gün ve gecelerde okunan, okutturulan çokça da çoğaltılan bir eserdi. Süleyman Çelebi'nin kaleme aldığı bu değerli kitapta geçen bazı kavramlar bulunur. Muktedâ, Subh, İn'âm gibi anlamı az bilinen bu güzel kelimeleri sizin için derledik.

Tûtî

🔸 Farsça'da, "duyduğu sesleri taklit yeteneğine sahip olan papağan ve dudu kuşlarına" verilen isimdir. Genellikle yaşadığı diyarın adıyla anılan tûtî kelimesi Fars kültürü ve Hint masallarından Türk kültür ve edebiyatına geçmiştir.

🔸 Çoğunlukla "güzel söz söyleyen kimseleri" ifade etmek için kullanılır. Tatlı yiyecekler yemeyi sevdiği için aynı beyit içerisinde sıklıkla şeker sözcüğüyle kullanılmıştır.

🔸 Rengârenk bir kuş olması dolayısıyla tasavvufta "dünya nimetlerine meyleden nefsi" sembolize etmektedir. Yeşil diğer renklere baskın geldiğinden Hızır (AS) ile ilişkilendirildiği de olmuştur.

🔸 Çünkü Hızır'ın (AS) yeşil elbise giyip yeşil sarık taktığına inanılmaktadır. Ayrıca Allah'tan (CC) aldığı vahiyleri Peygamber Efendimize (SAV) getiren melek Cebrail (AS) de kendisine söylenenleri aynen aktardığı için tûtîye benzetilmiştir. Mevlid'in 158. beyitinde geçmektedir.

🔶🔶🔶

Dinlenüz binde birini diyelüm
Tûtîler gibi şekerler yiyelüm

Peygamber sevgisiyle hafızalara kazınan isim: Süleyman Çelebi

Ferişte

🔸 Farsça kökenli bu kelime "melek" anlamına gelmektedir. Ayrıca "melek gibi günahsız, masum ve temiz olan iyi ve yumuşak huylu kişileri" ifade etmek için de kullanılmaktadır. Mevlid'in 267. beyitinde melek anlamında kullanılmıştır.

🔶🔶🔶

Yirde gökte hiç ferişte kalmadı
Kim Muhammed yüzini ol görmedi

Karanlıktan aydınlığa: Mevlid Kandili

Hûr

🔸 Dilimize hûri olarak geçen hûr kelimesi Arapça'da "cennet kızları" anlamına gelmektedir. Kelime Arapça asıllı zannedilse de aslında Farsça kökenli olup "ahu gözlü sevgili" demektir. Farsça'da teklik bildiren –î ekiyle kullanıldığından hûri olarak kalıplaşmıştır.

🔸 Geçmişinin Pehlevice veya Partça'ya dayandığı düşünülen bu kelime Zerdüştlüğün kutsal kitabı olan Avesta'da "güzel kadın" anlamında kullanılmıştır. Kur'an-ı Kerim'de eşler olarak bahsedilmiştir.

🔸"Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır." (Sâffât Sûresi 48. ayet) "Onlar için saklı inciler gibi iri gözlü huriler de vardır." (Vâkı'a Sûresi 22. ayet) Mevlid'in 272. beyitinde cennette yaşadığına inanılan dişi varlıkla anlamına tekabül edecek şekilde cennetin kapısında bekleyen Rıdvân adlı melekle birlikte kullanılmıştır.

🔶🔶🔶

Saçu saçup çün ziyaret itdiler
Hûr u Rıdvân û melekler gitdiler

Şairlerimizden Peygamberimize yazılan naat şiirleri

Hurûş

🔸 Farsça "coşmak" anlamına gelen hurşîden fiilinden türemiştir. "Coşma, çağlama, bağırma, gürültü, şamata ve telaş" anlamlarına gelir. Genellikle cûş u hurûş tamlamasıyla coşmak ve kendinden geçmek anlamlarında kullanılır. Mevlid'in 308. beyitinde geçmektedir.

🔶🔶🔶

Mu'cizâtın dinlenüz şevk ile hôş
Tâ ki akl ü cân kıla cûş u hurûş

Mevlid merasiminin Osmanlı'daki tezahürü

Sâyebân

🔸 Farsça "gölge, koruma, yardım, hami ve koruyup gözeten" anlamlarına gelen sâye kelimesinden türemiştir. "Gölgelik, büyük çadır ve otağ" manalarına gelir. Türkçe'de "aracılığıyla, yardımıyla" anlamına gelen bir zarf olarak sayesinde şeklinde kullanılmaktadır. Mevlid'in 315. beyitinde geçmektedir.

🔶🔶🔶

Hem mübârek başı üzre her zaman
Bir bölük bulut olurdı sâyebân

Peygamber Efendimiz ile ilgili 30 ayet

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN