Cahit Zarifoğlu'ndan Siyaset ve Aksiyon Üzerine Satırlar
Cahit Zarifoğlu, şair kimliğiyle tanınsa da, İslam dünyasında yaşanan acılara duyarsız kalmayarak siyasal ve toplumsal yazılar da kaleme almıştır. 1977-1984 yılları arasında gazete ve dergilerde müstear isimlerle yayımlanan bu yazılar, onun Müslüman kimliğini koruma ve yaşatma mücadelesini gözler önüne serer. Zarifoğlu'nun, Afganistan'ın işgali, Hama'daki katliam ve 12 Eylül gibi dönemin önemli olaylarına değinerek, İslam coğrafyasındaki acılara duyarsız kalmadığı eseri Bir Değirmendir Bu Dünya'dan, siyaset ve aksiyon üzerine satırlar derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
➡ Denmiştir ki küfrün sürüp gitmesi mümkündür de zulmün istikbâli yoktur. O muhakkak sükût eder, zalimler cezalarını bulur.
10 maddede Cahit Zarifoğlu kimdir?
💠
◾ Bir süre kağıt ve otomobil firmalarında da çalışan Zarifoğlu, 1972-1973'te, İstanbul'daki bir kolejde Almanca öğretmeni olarak çalıştı.
◾ Usta şair, 1973'te İstanbul Tuzla'da yedek subay olarak başlayan ve Kars'ta devam eden askerlik görevini 1975'te Kıbrıs'ta tamamladı. Askerliğin hemen ardından Zarifoğlu, makine kimya endüstrisinde memuriyete başladı.
➡ Kitleleri zorbalıkla, korku ve dehşet hisleriyle elde etmek isteyenlerin, bilinçli şekilde başvurdukları yollardan birinin de propaganda olduğu ortada.
💠
◾ Edebiyat çevrelerinde ilgiyle karşılanan, ilk kitabını kendi parasıyla çıkaran ve yeterince dağıtamadığı için büyük kısmı elinde kalan Zarifoğlu'nun eylül 1973'te çıkan ikinci kitabı "Yedi Güzel Adam" en bilinen eserlerinden biri oldu.
◾ Şairin "İns" adlı eseri 1974'de Edebiyat Dergisi Yayınları arasında çıktı.
➡ Müslümanlar için, olağanüstü durumlar söz konusu olsa bile, ilim tahsili aralıksızdır.
💠
◾ Zarifoğlu, mütercim sekreter olarak 1976'da TRT'ye geçti.
◾ Necip Fazıl Kısakürek'in aracılığıyla, Abdülhakim Arvasi'nin soyundan gelen, Van müftüsü Kasım Arvas'ın kızı Berat Hanım'la tanışan şair, 19 Ağustos 1976'da evlendi. Zarifoğlu'nun Van'da gerçekleşen düğününde Kısakürek nikah şahidi oldu. Şairin, Fatma Betül, Ayşe Hicret, Ahmet ve Arife adında 4 çocuğu dünyaya geldi.
◾ Zarifoğlu, 1983'te TRT İstanbul Radyosuna atandı. Amatör çizimler yapan başarılı edebiyatçıya, Kısakürek'in "artist" diye seslenmesinin ardından, liseden itibaren "Aristo" olan lakabı, "Artist" oldu.
➡ İbâdete ve onu daha makbul kılacak önemli bir vasıta olan ilme verilen kıymet, ilk İslâm devletinin teşekkül etmesiyle birlikte teşkilatlı olarak pratiğe aktarılır. Medine'de kurulan ilk mescitle birlikte ilk medrese de teşekkül eder. Dersin yapıldığı ve öğrencilerin aynı zamanda barınak olarak kullandıkları yer, mescidin yanında yerden bir miktar yüksekte bir "sofa" olduğu için bu isimle anılan ve sürekli öğrencilerine "sofa ehli" denen bu ilk üniversite, o günlerin olağanüstü şartları dikkate alınarak söylenirse, ilme verilen değerin, başka bir kültürde örneği bulunmayan bir yüceltmesidir.
Cahit Zarifoğlu'ndan 1 kelime 1 cümle
💠
◾ İçine kapanık bir karakteri olan ve şiirini temelde "İkinci Yeni"nin kazanımları üzerine kurarak bu akımda kendi yeniliğinin peşine düşen Zarifoğlu, alışılmadık söz dizimiyle, imge ve bütünlüğe verdiği önemle, Türk şiirine kendi orijinalliğini getirebilen şairlerden biri oldu.
◾ Cahit Zarifoğlu, "Yeni Devir", "Milli Gazete" ve "Zaman" gazetelerinde ve "İslam" dergisinde Ahmet Sağlam, Abdurrahman Cem ve Vedat Can müstear isimleriyle günlük yazılar kaleme aldı.
◾ Şiir yazmakta zorlanmayan, kendi deyimiyle "ilhamı ele geçiren" Zarifoğlu'nun şiirleri İngilizce ve Arapçaya da çevrildi.
➡ Zenginlik nedir, buzdolabına sahip olmak mı, yoksa bazı şeyleri bozmadan korumak, canının istediği kadar yiyip doymak, hür olmak, kendine yetmek mi?
💠
◾ Başarılı edebiyatçı, ömrünün son yıllarında yöneldiği çocuk edebiyatında kaleme aldığı "Yürekdede ile Padişah" eseriyle, 1984'te Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülünü kazandı.
◾ Gül Çocuk dergisinde de yazan Zarifoğlu, "Çocuklar için yazmak, acılarımı azaltıyor." ifadelerini kullanmıştı. Usta şair, pankreas kanseri nedeniyle, 7 Haziran 1987'de İstanbul'da vefat etti.
◾ Zarifoğlu, "Sultan" şiirinde kendisine şöyle seslenmişti:
"Seçkin bir kimse değilim/ ismimin baş harfleri acz tutuyor/ Bağışlamanı dilerim /Sana zorsa bırak yanayım/ Kolaysa esirgeme/ Hayat bir boş rüyaymış/ Geçen ibadetler özürlü/ Eski günahlar dipdiri/ Seçkin bir kimse değilim/ İsmimin baş harflerinde kimliğim/ Bağışlanmamı dilerim/Sana zorsa bırak yanayım/ Kolaysa esirgeme/ Hayat boş geçti/ Geri kalan korkulu/ Her adımım dolu olsa/ İşe yaramaz katında/ Biliyorum/Bağışlanmamı diliyorum"