Arama

Şehadete yürüyen kahraman:

Şehadete yürüyen kahraman: Ömer Halisdemir

darbe girişiminin seyrini değiştiren ve darbeye karşı direnişin simgesi haline gelen , Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmek isteyen darbeci Tuğgeneral ’yi “yolun sonunda şehadet” olduğunu bilerek, gözünü kırpmadan öldürdü. Darbenin engellenmesinde büyük rol oynayan , olay yerinde hain darbeci askerler tarafından defalarca kurşunlanarak şehit edildi. Gösterdiği cesaret ve kahramanlık ile adını tarihe altın harflerle yazdıran kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir’i rahmetle anıyoruz.

'un kahraman ismi , 20 Şubat 1974'te Niğde'de doğdu. Yedi çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak hayata gözlerini açan Ömer , çocukluğunu Niğde'nin beldesinde geçirdi.

Çukurkuyu'da okul sonralarında çobanlık yaptı. Soner Halisdemir, ağabeyi Ömer Halisdemir'i şu sözlerle anlatmıştı: "Çocukluğundan beri asker olmayı çok isterdi, nitekim de oldu. Her zaman hayalinde askerlik vardı. Zor şartlar altında büyüdük. Şimdiki şartlarımız çok iyi. O zamanlar üç gün keçi peyniri ile beslendiğimiz günler olurdu. Babam çobanlık yaparak yetiştirdi bizi. Biz de okuldan çıktıktan sonra babama yardım ederdik. Hafta sonları şehidimiz babamı dinlendirirdi."

Hatice Halisdemir ile hayatını birleştiren Ömer Halisdemir'in evliliğinden Elifnur ve Doğan Ertuğrul adlarında iki çocuğu oldu.

20 YIL TSK'YA HİZMET ETTİ

1999 yılında Piyade Astsubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine () katıldı. TSK bünyesinde, Türkiye sınırları içinde ve dışında çeşitli görevlerde yer aldı. Kardeşi Soner Halisdemir, Ömer Halisdemir'in Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Paşa ile olan hukukunun çok eskiye dayandığını söyleyerek, tanışmalarını şu sözlerle anlattı: "İstanbul Tuzla'da iki yıl eğitim aldı. Ondan sonra bilfiil 20 yıl Özel Kuvvetler'de görev yaptı ve ilk uzmanlık döneminde de Zekai Paşa ile karşılaştı. Hatta Zekai Paşa, "Ömer ilk geldiğinde şöyle bir çocuktu, Ömerle beraber yıllarca hiç ayrılmadık" diyor. "Astsubaylık sınavları için de Ömer'e sordum girecek misin diye, tabii komutanım gireceğim dedi. Başarılı bir askerdi" diyor. Biz çocukken babam hep bize laf söz getirmeyin, benim şapkamı öne eğmeyin derdi. Annem, yavrularım nereye giderseniz gidin gittiğiniz yeri bilin, geldiğiniz yeri bilin derdi. Ömer Halisdemir, o gece babamın şapkasını öne eğmedi."

Ömer Halisdemir, 15 Temmuz sırasında gösterdiği kahramanlıkla adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Babası Hasan Hüseyin Halisdemir'in anlattığına göre, o görevlerden bir tanesi de 15 Temmuz darbe girişimi sırasında öldürdüğü komutan ile birlikteydi. Halisdemir, Semih Terzi ile birlikte daha önce Afganistan'da görev yapmıştı.

SON EMİR: BUNUN SONUNDA ŞEHADET VAR!

15 Temmuz gecesi darbe girişimi sırasında Ömer Halisdemir'e "Semih Terzi'yi vur" emrini Özel Kuvvetler Komutanı vermişti. Makam aracı Külliye'ye giden yol üzerinde üç araç tarafından sıkıştırılan Zekai Aksakallı, kendisine kurulan pusudan kurtulmayı başarmıştı.

Bir kalkışma olduğunu anlayan ve 'nın da ele geçirilmek istendiğini öğrenen Aksakallı, en güvendiği adamını aradı ve karargâhtaki nöbetçi subaylara ulaşmaya çalıştı. Karargâhı aradığında darbeci Terzi'nin "Ben oraya geliyorum. Kışlanın emniyetini sağlayın, içeriye komutanlardan kimseyi almayın, gerekirse ateş edin" emrini verdiğini öğrendi.

Aksakallı, Ömer Halisdemir'in şehit edilmesiyle ilgili davada şu sözlere yer vermişti: "Semih Terzi'nin Ankara'ya geldiğini öğrenince Özel Kuvvetler Komutanı makamında koruma nöbetçiliği görevini yapan Ömer Halisdemir'i koruma astsubayım Makbul Uluğ vasıtasıyla aradım. Darbeci Albay Ümit Bak ve Mehmet Ali Çelik'in takip edilmesi ve fırsat bulunursa etkisiz hale getirilmesi talimatını verdim.

Ardından şehit Ömer Halisdemir, Ümit Bak'ın odasında korumalı vaziyette olduğunu bize söyledi. Bu şekilde Ömer Halisdemir ile sekiz kez telefonla görüştüm. Son görüşmemizde kendisi güvendiğim bir asker olduğu için ve Semih Terzi'nin de karargâh binasına geleceğini öğrendiğimiz için Terzi'nin hain olduğunu, darbeci olduğunu söyleyerek onu öldürmesi emrini verdim.

Hatta bu konuşmamızda bu olayın sonunda şehadet olduğunu da belirttim ve hakkını helal etmesini istedim. O da 'Helal olsun komutanım' dedi, helalleştik. Kendisi uzman çavuş olarak benim yanımda mesleğe başlamıştı. Birçok operasyona birlikte katıldık. Silahlı Kuvvetlere faydalı olduğunu değerlendirdiğim ve bildiğim için astsubay olmasını ben tavsiye etmiştim. Hatta astsubaylık sınavlarına bizzat ben götürdüm."

"BEN DE BİLMİYORUM DEDİ"

O hain gecenin tanıklarından biri de Astsubay Hasan Aksoy'du. Aksoy, Semih Terzi ile Diyarbakır'dan uçakla gelip Özel Harekât Komutanlığı'nı ele geçirmek isteyen ekipte yer alıyordu. Aksoy, o gece Halisdemir ile tesadüfen karşılaşmasını şöyle anlatmıştı:

"Özel Kuvvetler Komutanlığı 12'inci Tabur'da çalışmaktaydım. Diyarbakır'da görevliydik. 15 Temmuz günü Tabur Komutanı Binbaşı Fatih Şahin alarm verdi ve 'Bütün çantalar, sivil eşyalar dâhil toplanacak, silahlar alınacak' dedi. Bana da 'M110 keskin nişancı silahını almamı' söyledi. 24 kişi olarak Diyarbakır Havalimanı'na geldik ve uçağa bindik. Tim komutanı da nereye gittiğimizi bilmiyordu. Tabur komutanı (Şahin) ile tugay komutanı (Semih Terzi) önde oturuyordu. Tim komutanı Ahmet Yüzbaşı şarjörlere mermi basmamızı emretti.

Ankara Etimesgut Askeri Havalimanı'na indik. 2 helikopter bizi alanda bekliyordu. Tabur komutanı helikopterde, 'Silahlarınız hazır olsun, inişte bize ateş eden olursa karşılık verilecek' dedi. Helikopterin birine 14, diğerine 12 kişi binecek şekilde plan yaptık. Genelkurmay'a operasyona gittiğimizi düşündük. Ama Gölbaşı'nda bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığı'na indik. Diğer tim sürpriz bir şekilde gelmedi. Çevre emniyeti alınca tugay komutanı indi, onu birkaç kişi karşıladı.

Tugay komutanı (Semih Terzi) ve tabur komutanı (Fatih Şahin) ön tarafta, biz de arkalarında emniyeti alarak yürüyorduk. Çamların arasından Ömer Halisdemir Başçavuş çıktı. Kendisi benim kurs öğretmenimdi. Yanıma geldi yanağımı sıktı. 'Hasan ne yapıyorsun, nereden geliyorsun?' diye sordu. Diyarbakır'dan geldiğimizi söyledim. 'Ne yapıyoruz, ne oluyor abi' dedim. 'Ben de bilmiyorum Hasan' dedi ama biraz sızlanıp Tugay Komutanı'nın yanına doğru gitti."

TEREDDÜTSÜZ ADIMLARLA ŞEHADETE YÜRÜDÜ

Silopi'de görevli 'cü Semih Terzi, saat 02.16'da helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığı'na geldi. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın emriyle silahını eline alan , karargâh binası girişindeki ağaçlık alana saklandı.

Helikopterden inip karargâh binasına doğru yürüyen darbeci askerlerin arasına karıştı ve silahını çekerek Terzi'ye iki el ateş etti. Terzi, yere yığılırken; Halisdemir, karargâh binasının yanında bulunan ağaçlık alana doğru koştu.

İyi bir nişancı olan Halisdemir, Terzi'yi kafasından vurdu. Terzi'nin yanında bulunan cuntacılar Halisdemir'in arkasından ateş açtı. Halisdemir'in vücuduna tam 30 kurşun isabet etti. Halisdemir'i vuran ilk kurşunu sıkan ismin Binbaşı Fatih Şahin olduğu; Şahin'in 12 el ateş ettiği belirlendi.

"BİZİ KORUMAK İÇİN 'GELMEYİN' DEDİ"

Semih Terzi'yi öldürerek darbe girişiminin seyrini değiştiren Ömer Halisdemir'in habercisi olarak görev yapan er Ahmet Bozseki, olay günü yaşadıklarını anlatan isimlerden biri.

Bozseki, "25 Haziran 2016 tarihinde haberci olarak seçildim ve makama görevlendirildim. Komutanımız Ömer Halisdemir'in habercisi oldum. Komutanımız çok iyi biriydi. Askere sahip çıkan, vatanını ve milletini seven, askerini ezdirmeyen biriydi.

15 Temmuz günü Özel Kuvvetler Komutanlığı makamının arka tarafında biz nöbet tutuyorduk. Silah ve uçak sesleri duyduk. Komutanımız Ömer Halisdemir bize, 'siz makamın ön tarafına gelmeyin. Arka taraflarda durun' dedi. Bizim bir şeyden haberimiz yoktu daha sonra bunu bizi korumak için söylediğini anladık.

Helikopterlerin uçması, uçakların geçmesiyle biz biraz daha telaşlandık. Ardından Semih Terzi'nin helikopterden indiğini gördük. Semih Terzi önden gidiyordu, rütbeliler de arkasından geliyordu. Daha sonra silah sesleri geldi. Semih Terzi'nin kafasından vurulduğunu, Komutanım Ömer Halisdemir'in de darbeciler tarafından şehit edildiğini öğrendik" diyerek, o hain geceyi anlattı.

ÖLMEDİĞİNİ ANLAYINCA TEKRAR ATEŞ ETTİLER

Astsubay Ömer Halisdemir'in vurduğu Terzi, cuntacılar tarafından karargâh binasına taşındı. Ağır yaralı olan Halisdemir de, ağaçlık alandan karargâh binası önüne getirildi.

Bu sırada Özel Kuvvet Komutanlığı'nda görevli ambulans geldi. Ancak cuntacıların talimatı üzerine Halisdemir'e hiçbir müdahalede bulunulmadı. Aksine çok sayıda kurşuna dayanan Halisdemir'in nabzını kontrol eden cuntacılar ölmediğini anlayınca, yerde yatan Halisdemir'e tekrar ateş ettiler.

Ateş edenin, Üsteğmen olduğu belirlendi. Bu sırada cuntacılar bekleyen ambulansı da geri gönderdi. Darbeci askerler, cuntacı Tuğgeneral Semih Terzi'yi hemen helikopterle GATA'ya götürdüler. Ancak şehit Halisdemir'in naaşını, öylece karargâhın önünde bıraktılar. Darbeci General Terzi, GATA'ya gidemeden helikopterde öldü.

"ŞEHİDİMİZİ ALNINDAN ÖPTÜM"

Darbe girişiminin gerçekleştiği o gece, Özel Kuvvetler Komutanlığında cuntacı askerlerle çatışma yaşandı.

Sabah saatlerinde çatışmanın bitmesi ve cuntacı askerlerin etkisiz hale getirilmesine ilişkin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, "Gittiğimizde, nizamiyede gözaltına alınmış darbeci askerleri gördüm. Gözaltına alan askerlere teşekkür ettim. Karargâha gittim.

Karargâhın girişindeki beton zemin üzerinde şehidimiz Ömer Halisdemir cansız yatıyordu. Üzerinde bir örtü vardı. Örtüyü kaldırdım ve alnından öptüm. Karargâhın önünde darbeye karşı gelen rütbeli arkadaşlarım toplu olarak bulunuyordu. Onlara bir teşekkür konuşması yaptım" şeklinde konuştu.

YAŞANANLARA İLİŞKİN KEŞİF RAPORU

Darbe gecesi Özel Kuvvetler Komutanlığında yaşananlara ilişkin keşif raporu açıklandı. Raporda olay yerine ilişkin krokiye de yer verildi.

Silopi'de görevli FETÖ'cü Tuğgeneral Semih Terzi ve ekibi, saat 02.16'da iki helikopterle (krokide 8 ve 9 numaralı helikopterler) Özel Kuvvetler Komutanlığı'na geldi. 8 numaralı helikopterin karargâh binasına uzaklığı 119 metre, gece boyunca milli unsurlara kurşun yağdıran 9 numaralı helikopterin uzaklığı ise 146 metreydi.

HALİSDEMİR 21,3 METRE KOŞTU

Helikopterden indikten sonra beraberindekilerle karargâh binasına ilerleyen Semih Terzi'ye Ömer Halisdemir iki el ateş etti. Darbeci tuğgeneral, karargâha 19,5 metre kala yere yığıldı (krokide 4).

Ömer Halisdemir, daha sonra karargâh binasının yanında bulunan ağaçlık alana doğru koştu. Cuntacıların hedefindeki Halisdemir, açılan ateş sonucu yere düştü (krokide 3). Halisdemir'e ilk kurşunların isabet ettiği nokta ile Terzi'nin vurulduğu yer arasında 21,3 metre mesafe olduğu belirtildi.

ŞEHİDİ 13 METRE SÜRÜKLEDİLER

Ağır yaralanan Halisdemir, darbeciler tarafından düştüğü ağaçlık alandan karargâh binası önüne taşındı (krokide 2). Rapora göre Halisdemir, 13,3 metre sürüklenerek bina önüne getirildi.

Raporda ayrıca, Özel Kuvvetler Komutanlığına girmeye çalışan milli unsurlara ateş açılan ana nizamiye ile karargâh binası arasındaki uzaklığın da 780 metre olduğu bilgisi paylaşıldı.

SEMİH TERZİ VURULMASAYDI NE OLACAKTI?

Hain darbeciler, 15 Temmuz gecesi öncelikli vurulacak hedefleri "kırmızı", ikinci öncelikli yerleri ise "turuncu" olarak isimlendirdi. Buna göre, Polis Özel Hareket Daire Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı () "kırmızı", ele geçirme sırasında başarısız olma durumunda ise Meclis, TÜRKSAT, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Çankaya Köşkü ile stratejik kamu kurumları da "turuncu" olarak işaretlendi.

Planın ikinci aşamasında ise darbeci General Semih Terzi, Diyarbakır'dan Ankara'ya geldiği sırada yanındaki Binbaşı Fatih Şahin'e aldırdığı LİMÖS (hedefleri sıfır hatayla vuran ve özel birlikler tarafından kullanılan savaş uçakları) ile söz konusu yerlerde işaretleme yaptıracak, FETÖ'cü pilotlar da bu noktaları hatasız vuracaktı.

Terzi'nin Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek istediği sırada şehit Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurulmasıyla darbecilerin bu planı bozuldu. Darbe girişiminin yaşandığı gece Ankara semalarında uçan ve şehre bomba yağdıran FETÖ'cü pilotların hedef belirleme noktasında zorlandıkları telsiz konuşmalarına yansıdı.

Karargâha giden ve darbeden haberdar olmayan timdeki bordo berelilerin, komutanları aracılığıyla Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'ya ulaşıp Terzi ve Fatih Şahin'in darbecilerin safında yer aldıklarını öğrenmeleriyle gelişmelerin seyri değişti. Bu askerler, karargâhtaki darbecileri tutuklamaya başladı. LİMÖS'ü kullanmaya yetkili astsubayın da darbecilere karşı mücadele vermesi, planı tamamen işlevsiz kıldı.

TARİHE ADINI 'KAHRAMAN' OLARAK YAZDIRDI

42 yaşındayken FETÖ'cü teröristler tarafından 30 kurşunla şehit edilen Şehit Ömer Halisdemir, memleketi Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesinde defnedildi. Cenaze sırasından vakarlı bir şekilde dimdik duran Halisdemir'in babası, "Ben onu vatana yetiştirdim, vatan istedi, vatana verdim!" sözleriyle hafızalara kazındı.

Şehit Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Halisdemir'in ismi Niğde Üniversitesi'ne, Ankara Etimesgut'ta bulunan bir liseye, Manisa'nın Yunusemre ilçesindeki bir ortaokula, Kahramanmaraş'ta bir ilkokula, İzmir'de bir Anadolu imam hatip lisesine, Ankara Yenimahalle'de bir imam hatip lisesine, İstanbul Çekmeköy'de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi. Kahraman şehidin kabri, yüzbinlerce kişi tarafından ziyaret edildi.

"30 KUŞ" HALİSDEMİR'İN ŞEHADETİNİN SEMBOLÜ OLDU

Halisdemir'in vurulduğu nokta özel bir kaplama ile koruma altına alınarak çiçeklerle süslendi. Dursun Ali Erzincanlı, Halisdemir'in öldürülmesi sonrasında kendisine atfen "30 Kuş" adlı bir şiir yazdı ve bu şiire bir klip çekildi.

Ömer Halisdemir'i anlatan "30 Kuş" adlı şiirle aynı isme sahip bir kısa bir film de yapıldı. Ağustos 2016'da Toroslar, Mersin'deki Şehitler Parkı'na kaide ve gövde uzunluğunun toplamı 4,60 metre olan bir heykeli dikildi. Daha sonra Türkiye'deki birçok meydan, cadde, okul ve öğrenci yurdu gibi yerlere kendisinin adı verildi. Ayrıca Niğde'de kendisi için bir hatıra ormanı da oluşturuldu ve şehirdeki üniversiteye de adı verildi.

ŞEHİT HALİSDEMİR'İN KABRİNE ZİYARETÇİ AKINI

Şehit edilen Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in Niğde'deki kabrinde, dünden bu yana ziyaretçi yoğunluğu yaşandı.

Darbe girişiminin seyrini değiştirerek demokrasi mücadelesinin sembol ismi haline gelen şehit Halisdemir'in şehitlikteki kabrinde Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen çok sayıda ziyaretçi, Kur'an-ı Kerim okudu, dua etti ve memleketlerinden getirdikleri toprakları kabrin üzerine döktü.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN