Arama

Birleşik şer ittifakı

Birleşik şer ittifakı
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Evet, insan zihninin "unutmak" gibi önemli bir zaafı vardır. Ancak, çağrışım yoluyla "hatırlamak" da onun şanındandır.

Hayallerimizle, geleceğe uzandığımız gibi; hatıralarımızla da geçmişe ulaşırız. İhtiyaç halinde, "akıl yürütme" yeteneğimizi kullanıp; parçaları birleştirerek, bütüncül yorumlar yapmayı başarırız.

Bilinçaltı merkezleri ile bilinç üstü merkezleri; birbirlerini destekleyerek ve tamamlayarak çalışır. Eski ve yeni belgeler, bilgiler, kayıtlar taranır; böylece, olaylar ve durumlar hakkındaki "kanaatler" oluşur.

Bugünlerde, kişisel-kurumsal-toplumsal olarak; yeni bir "ortak akıl" organizesine ihtiyaç var. Çünkü, birileri, bir yerlerde; "birleşik şer ittifakı" oluşturmaya çalışıyorlar.

Parçaları birleştirdiğimizde; örülmek istenen ağı, kurulmak istenen tuzağı görüyoruz. Bu niyetin ve gayretin; ilk olmadığını da, son olmayacağını da biliyoruz.

Ancak, hayat ve içindekiler dinamik; her gün yeniden yorumlamak ve ona göre tavır almak gerekiyor. Ne dünya dönüşünden vazgeçiyor; ne insanlar, bir durakta oturup bekliyor.

İçeride ve dışarıda, "ateş çemberi" diyebileceğimiz bir ortamın içindeyiz. Onlar yangını büyütüp, ormanı ve içindekileri yakmanın; biz, su döküp söndürmenin ve yaşatmanın peşindeyiz.

ÖNCE GEÇMİŞİ HATIRLAYALIM

Siyasi yönden CHP'li, ideolojik yönden sosyal demokrat olan bazı dostlarımız var. Türkiye'nin istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda; hakkı teslim edip, devletten ve milletten yana tavır alıyorlar.

Onlardan biri, 2013 Gezi Parkı olayları sırasında; "parkla-bahçeyle alakası yok, bu bir kalkışma" demişti. Nokta hedefin Sayın Erdoğan olduğunu; sonuç alıncaya kadar, farklı yol ve yöntemlerle, benzeri kalkışmaların devam edeceğini söylemişti.

Bir başkasının beyanına göre; aynı günlerde, "Birleşik Haziran Hareketi" adıyla toplantılar yapılıyordu. Legal ve illegal muhalif gurupların tamamının temsil edildiği bu toplantılarda; "ortak eylem-ortak söylem" kararları alınıyordu.

Sonraki gelişmeler, onları doğruladı. İşin boyutu; 15 Temmuz 2016'daki darbe, işgal, iç savaş kalkışmasına kadar vardı.

Milletin soylu direnişine ve geniş tabanlı ittifakına rağmen; sinsi emellerinden vazgeçmediler. Her fırsatı ganimet gibi değerlendirip; "algı" oluşturma yoluna gittiler.

Mesela, Aralık 2018 sonlarında, Halk TV'de program konuğu olan ; "liderin ayağından asılması veya zehirlenerek öldürülmesi" gibi ihtimallerden söz etti. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise, 30 Nisan 2020'de yaptığı konuşmada; "saray rejiminin sonunun geleceğini ve bunun, mevcut iktidar döneminde atanan devlet memurlarının da sonunun olacağını" belirtti.

Evrensel Gazetesi yazarı Ragıp Zarakolu, 5 Mayıs 2020 tarihli yazısında; Menderes-Erdoğan kıyaslaması yaparak, "makus kaderden kaçış yok" dedi. İki gün sonra, Halk TV'de programa çıkan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu; "erken seçimle veya başka bir yolla, iktidarın da sistemin de değişeceğini" söyledi.

Enis Berberoğlu davası için, yerel mahkemenin "yeniden yargılamaya gerek yok" kararı vermesi üzerine; Anayasa Mahkemesi Üyelerinden Engin Yıldırım, 15 Ekim 2020 tarihinde, oldukça manidar bir paylaşımda bulunmuştu. Eski Türkiye dönemindeki vesayetçilerin sıkça kullandıkları "Genelkurmay'ın ışıkları yanıyor" cümlesine benzer bir şekilde; AYM fotoğrafıyla birlikte, "ışıklar yanıyor" ifadesi okunmuştu.

ABD'nin yeni Başkanı Joe Biden, adaylık dönemindeki seçim çalışmaları sırasında; "Türkiye'de muhalefeti destekleyerek iktidarı değiştirecekleri" konusunda açıklamalarda bulundu. 3 Kasım 2020'de yapılan seçimlerden hemen sonra, kendisini ilk tebrik edenlerden biri; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu oldu.

ŞİMDİ BU GÜNÜ YORUMLAYALIM

Yeni yıla geçiş dönemi diyebileceğimiz son günlerde; "işaret fişeği" cinsinden söylemlerin ve eylemlerin sayısı arttı. Sanki mızrak çuvala sığmayacak hale geldi; kuklacılar, kuklaların önündeki perdeyi yırttı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 17 Aralık 2020 tarihinde yaptığı Şeb-i Arus programında; "Türkçe Kur'an, ezan, kamet, tekbir" okutarak eski bir yarayı deşti. Kıdemli CHP'lilerden Fikri Sağlar, Halk TV'de katıldığı bir programda "türban irticai faaliyetlerin üniformasıdır" diyerek; kelimenin tam anlamıyla, haddini aştı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, üç günlük yılbaşı tatilindeki içki satış yasağını bağlamından çıkararak; salgından korunma tedbirini, "yaşam tarzına müdahale" olarak yorumladı. Eski Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ'un, 4 Ocak 2021 günü Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan röportajında; "Menderes erken seçim yapsaydı, 27 Mayıs Darbesi olmazdı" şeklinde bir manşet vardı.

5 Ocak 2021 günü, gazeteci Can Ataklı; sosyal medya üzerinden bir paylaşımda bulundu. FETÖ elebaşısının, "beddua" seansına benzer bir dil ve üslupla; "Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için, çok büyük bir halk öfkesinin oluşması gerekir" diyordu.

Arkasından, Rektör ataması bahane edilerek; "Boğaziçi olayları" başlatıldı. Başrollerde, Canan Kaftancıoğlu vardı; eylem yapanların çoğunun, öğrenci olmayan terör örgütü üyelerinden oluştuğu anlaşıldı.

Görünen o ki; kıvılcımı körükleyip, büyük bir yangına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bilumum kalkışma hamlelerinin merkezinde CHP, medyasında Halk TV, arkasında Türkiye'nin büyümesini ve gelişmesini istemeyen dış güçler var.

Siyasi ve ideolojik fanatizmi bir kenara bırakıp; din, devlet, vatan, millet, kültür, medeniyet gibi "ortak değerler" ekseninde buluşmalıyız. Birleşik şer ittifakına karşı, birleşik hayır ittifakı oluşturmak için; var gücümüzle çalışmalıyız.

Kendilerine ve projelerine güvenenler; halkın gönlüne girip, meşru yollarla iktidar olsunlar. İllegal yollarla ve yöntemlerle, birilerini alaşağı edip yerine geçmeye çalışanlar; devletin ve milletin sillesini yesin, Allah'ın gazabına uğrayıp belalarını bulsunlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN