Arama

Uzaktan eğitime yakından bakış

Uzaktan eğitime yakından bakış
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Ülkeler ve toplumlar, bir yandan salgınla mücadele sürecini devam ettirirken; öte yandan, oluşması muhtemel yeni dünya düzeni senaryolarını konuşup tartışıyor. Yakın gelecekle ilgili iddialar ve öngörüler; "hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" noktasına kadar ulaşıyor.

Bu bağlamda; enine boyuna ele alınan konulardan biri de, eğitim sistemleri. Şartların dayatması sonucu ortaya çıkan "uzaktan eğitim" uygulamasının; geçici olacağı veya kalıcı hale geleceği ihtimalleri.

Şimdilik, misafir muamelesi yaptığımız bir anlayışın ve işleyişin; bir süre sonra, ev sahibi gibi olacağını söylüyorlar. Hayatın bütün alanlarına sirayet eden "çevirim içi" yaşama biçimine; "dijital dönüşüm" yahut "sanal devrim" diyorlar.

İlk kartopunu kim sıktı, kim yuvarladı bilmiyoruz ama "kürtük" katlanarak büyüyüp, "çığ" olmaya doğru gidiyor. Küresel köy haline gelen dünyada; biz olayları değil, olaylar bizi sevk ve idare ediyor.

Alnımız duvara toslamadan, aklımızı başımıza devşirmeliyiz. Uzun ve dik yokuşun, mecali kesik yorgun savaşçıları haline gelmeden; bu sisli ve dumanlı dağın arkasını görmeliyiz.

Gündemin genel, kapsama alanının evrensel olduğunu biliyoruz. Ancak, biz burada; açısından, uygulamasının sakıncaları üzerinde durmak istiyoruz.

TEKNİK VE İDARİ SORUNLAR

Son yıllarda, yurt içinde ve yurt dışında, bu yolla eğitim hizmeti almaya ve vermeye çalışan kişilerin, kurumların olduğunu; az buçuk biliyorduk. Ancak tüm okullarda, kurslarda, kademelerde uygulamaya hazır değildik; birdenbire, zarureti kucağımızda bulduk.

Onun için, bazı teknik ve idari sorunlar yaşandı, yaşanıyor. Bilgisayarı ve internet erişimi olmayan öğrencilerle ve EBA altyapısının yetersiz olmasıyla ilgili engeller; kademeli olarak aşıldı, aşılıyor.

İdareciler, öğretmenler, öğrenciler, öğrenci velileri; yeni şartlara uyum sağlamakta zorlandılar, zorlanıyorlar. Öte yandan, muhtelif açılardan "dezavantajlı" durumda olan çocuklar; büyük ölçüde, sistemin dışında kalıyorlar.

Moral, motivasyon, odaklanma, derslere katılım, öncesinde hazırlık sonrasında ödev yapma açısından; seviyenin hayli düşük olduğunu görüyoruz. Sağlıklı bir şekilde "devam-devamsızlık" takibi, "rehberlik-danışmanlık" ve başarı durumu ile ilgili "ölçme-değerlendirme" imkânı olmadığını, kalmadığını biliyoruz.

Müfredat programlarında yer alan bazı dersler; ikinci, üçüncü planda kaldı. Öğrencilerin bireysel ilgi, yetenek ve seviye farklılıkları; hiç yok sayıldı.

Kültür, sanat, spor etkinlikleri tamamen durdu. Okul ile aile, öğretmen ile öğrenci arasındaki sıcak temas ortadan kalktı; muhabbet, kavanoza kapatılmış bal gibi oldu.

Sınıf birleştirmeleri ve ders öncelemeleri sonucu; bazı öğretmenler, boşa düştüler. Teknoloji bağımlılığının olumsuz etkileri unutuldu; cümle âlem, ekran başına üşüştüler.

Okulun kurumsal görevi aileye yüklenince; "hayat eve sığar" sloganı, eğitim-öğretim faaliyetlerini de içine almış oldu. Böylece, hemen hepimizin; aile hayatımızla ilgili dengemiz, düzenimiz bozuldu.

SOSYAL VE PSİKOLOJİK SORUNLAR

Görünen o ki; uzaktan eğitim süreci "geçici" olmaktan çıkıp "kalıcı" hale gelirse, sosyal ve psikolojik sorunların seviyesi yükselecek. İnsan ilişkileri sıfırlanacak; çocuklarımız ve gençlerimiz, duyguları olmayan robotlara dönüşecek.

Eğitim kadrolarının ve kurumlarının görev tanımı içinde; duygu-düşünce-davranış gelişimi, benlik-kimlik-kişilik oluşumu, akıl-ruh-beden terbiyesi, bilgi-beceri-bakış kazandırma, hayatın içinde hayata hazırlama gibi çoklu denklemler var. Bu uygulamayla; "bilgi aktarma" dışındaki görevler, kapsama alanının dışında kaldılar, kalıyorlar.

Öğretmen öğretmenliğini, öğrenci öğrenciliğini; unuttu, unutuyor. Kanlı canlı sosyal, kültürel, fiziki çevre zenginliğinin yerini; sanal sesler ve görüntüler tutuyor.

Geziler ve gözlemler, anmalar ve kutlamalar, eğitici kol çalışmaları ve sosyal organizasyonlar; neredeyse imkânsız hale geldi. Oyunun, eğlencenin, maceranın, arkadaş buluşmalarının, komşu ve akraba görüşmelerinin dışında kalan her bir çocuk ve genç; hayattan elini-eteğini çekip, yapayalnız kaldı.

Uygulamanın uzaması halinde; sosyal ve psikolojik krizler, anarşiler, bunalımlar oluşabilir. Salgından korunma adına yöneldiğimiz kişisel, kurumsal, toplumsal "içe kapanma"; çok yaygın ve tehlikeli bir hastalığa dönüşebilir.

Uzaktan eğitimin teknik ve idari sorunları çözülse bile; sosyal ve psikolojik mahsurlarının bertaraf edilmesi mümkün değildir. En uygun şartlar altında bile; "yüz yüze" eğitimin ve öğretimin yerini tutmadığı, tutmayacağı bilinmelidir.

Hazır başlamışken devam edelim diye düşünmek; büyük bir yanlış olur. Baharın gelmediği bahçedeki gülün dalı kurur, bülbülün dili tutulur.

Uzaktan eğitime yakından bakanlar, bunu açıkça görüyorlar. Okullar, öğretmenler, öğrenciler; engelsiz ve endişesiz buluşmanın, kavuşmanın hayalini kuruyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN