Arama

Eğitimde “ortak akıl, ortak irade” dönemi mi?

Eğitimde “ortak akıl, ortak irade” dönemi mi?

Bizler, mensubu bulunduğumuz kültürün ve medeniyetin değerler dünyasında; herhangi bir konuda, istişarenin ve iş birliğinin, rahmet ve bereket getireceğine inanırız. Onun için, bin bildiğimiz varsa bile, bir bilmeze danışır; akıl-fikir sahibi herkesin, kapısına dayanırız.

Eskiden beri, yaşanmışlıkların yansıması yahut süzme özü-özeti olan atasözlerimizde; "Danışan dağlar aşar, danışmayan düz yolda şaşar" deriz. İnce dalları birleştirip kalın demetler yapmanın, parmakları sıkıp yumruk formunda tutmanın örneklerini verir, öykülerini anlatır; birlikten kuvvet doğduğunu, ortak aklın ve iradenin daha uzun ömürlü olduğunu, her fırsatta belirtiriz.

Şimdilerde, camiasında; bu anlayışın ve işleyişin, yeniden gündeme getirildiğini görüyoruz. Ümidimiz ve güvenimiz tazeleniyor; hem hakikat olması için dua ediyor, hem de katılma ve katkıda bulunma sorumluluğu hissediyoruz.

BİRE YEDİYÜZ

Bakanımız Ziya Selçuk, öğretmenlerin ve idarecilerin akıl-fikir tarlasına; bire yedi yüz vermesi mümkün ve muhtemel olan bir tohum attı. Dijital ortamda, erişim kabiliyeti açısından etkin, kapsama alanı bakımından geniş bir iletişim platformu oluşturulduğunu belirterek; "Bir Milyon Öğretmen, Bir Milyon Fikir" projesini başlattı.

Devlet okullarında görev yapanlar, üzerinden; özel okullarda görev yapanlar, sistemi üzerinden iletişim kuracaklar. Okul Müdürlüğü'nden İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden Milli Eğitim Bakanlığı'na uzanan bürokratik yahut hiyerarşik safha ve süreçleri atlayarak; fikirlerini ya da projelerini, doğrudan merkeze ulaştıracaklar.

Böylece, hızlıca; akıllar ve fikirler, bir havuzda birleşip bütünleşecek. Her bir öğretmenin yahut idarecinin paylaşımı, sistematik bir şekilde, genelindeki eğitim camiasının bilgisine ve değerlendirmesine sunulacak; isteyenler, istifade edip faydaya dönüştürme veya iş birliği içine girerek birlikte proje yapma fırsatı bulabilecek.

Büyük bir ihtimalle; Bakanlık da bu fikirleri takip ve tasnif ederek, samimiyetle değerlendirecek. Makul ve mümkün olanları hayata geçirip; sistemi iyileştirme yoluna gidecek.

Bir başka ifadeyle; "yönetim" anlayışının ve işleyişinin ötesine geçilip, "yönetişim" anlayışına ve işleyişine ulaşılmış olacak. Herkes, kendisini, sistemin anlamlı ve değerli bir parçası gibi hissedecek; birlikte karar alıyor, birlikte uygulamaya koyuyor ve birlikte katma değer üretiyor olmanın aşkını, şevkini, heyecanını duyacak.

Eğer içi iyi doldurulabilir ve öngörüldüğü gibi uygulanabilirse; bu proje, öğretmeni adam yerine koymanın ve aklına-fikrine değer veriyor olmanın açık bir göstergesidir. Hücreleri uyandırıp dokuya, organa, organizmaya dönüştürmenin; bir milyon eğitim ordusunu, eş zamanlı olarak aktif ve verimli çalıştırmanın ayak sesidir.

DAHASI VAR

Ancak, bu anlayışın ve işleyişin; başka alanlara ve konulara da taşınması gerekir. "Yuvarlanan yumuş tutar", yani "emekleme çağındaki çocuk bile bir yerlerde işe yarar" ilkesinden hareketle; seksen bir milyon vatandaşın aklı-fikri organize edilip, millet ve memleket için faydaya dönüştürülmelidir.

Şüphesiz, birinci adım; evlerimiz ve aile ortamlarımızdır. Anneler ve babalar, her yaş ve seviyedeki çocuklarla ve gençlerle; kişisel, kurumsal, toplumsal, hatta evrensel meseleleri konuşup danışmalıdır.

İkinci sırada; okul öncesinden ilkokula, ortaokula, liseye, üniversiteye kadar eğitim ortamlarımız var. Eğitici ve yönetici kadrolarımız ve kurumlarımız; "kendi okulunu kendin yönet" anlayışını ve işleyişini öne çıkararak, öğrencileriyle istişare ve iş birliği içinde olmalılar.

Bu "yönetişim" zincirine; aydın ve yönetici halkasını da eklemeliyiz. Her türlü kamu kurumunda ve özel sektör kuruluşunda; iş ve işleyiş safha ve süreçleri içinde yer alan tüm paydaşlarla, sistematik olarak istişare edip iş birliği yapabilmeliyiz.

Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve diğer sosyal organizasyonlar dâhil; hayatın bütün alanlarında ve konularında; "ortak akıl, ortak irade" esas alınmalı. Çoklu çalışma yahut yaşama ortamlarının tamamında; her yaş ve seviyedeki insanın akıl-ruh-beden enerjisini, sürece dâhil etmenin yolu-yöntemi bulunmalı.

Madem böyle bir adım atıldı; uygulamaya, okullarımızdan başlamış olabiliriz. Eğitim kadro ve kurumları için hazırlanan "Bir Milyon Öğretmen, Bir Milyon Fikir" projesinin çocuk ve genç modülünü de oluşturup geliştirerek; "On Sekiz Milyon Öğrenci, On Sekiz Milyon Fikir" çatısını kurabiliriz.

Birlikte düşünen, birlikte karar alan, birlikte uygulayan Türkiye; birlikte büyüyüp gelişecektir. Potansiyel enerjimizin tamamı, kinetik enerjiye dönüşecek; ülkemiz ve toplumumuz, içeride ve dışarıda, "bükülmez bilek" haline gelecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN