Prof. Dr. Mehmet Emin Ay anlatıyor: Berat Kandili'ni nasıl değerlendirmeliyiz?

Yayınlanma Tarihi: 02.02.2026 09:57 Güncelleme Tarihi: 02.02.2026 10:01

Hayatın merkezindeki meseleleri vaaz ve sohbetleriyle gündemimize taşıyan Ayasofya-i Kebir Camii Başimamı Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Berat Kandili'nin önemini ve nasıl değerlendirmemiz gerektiğini anlattı: Berat gecesi ve gündüzünü ihya etme konusunda hadis-i şeriflerdeki bilgiler doğrultusunda bu gecenin namaz, tesbihat ve zikrullah ile geçirilmesi, hatalardan ve günahlardan tövbe ederek Allah'a yönelinmesi tavsiye edilmektedir.

◼ Hz. Ali'nin (ra.) aktardığına göre Resûl-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur:

"Şaban ayının yarısındaki geceye ulaştığınızda, gecesini kıyamla, gündüzünü oruçla geçirin. Çünkü bu gece Allah Teâlâ, güneş battığı vakitten itibaren dünya semasına rahmetiyle tecelli ederek şöyle der: 'İstiğfar eden yok mu onu affedeyim? Rızık isteyen yok mu ona rızık vereyim? Bir belaya mübtela olan yok mu onu afiyete kavuşturayım? Şöyle olan yok mu ona şöyle yapayım…' Bu durum, tan yeri ağarıncaya kadar böyle devam eder." (İbn-i Mâce, Ebvâbu İkameti's-Salât, 191)

◼ Diğer bir hadis-i şerif ise Ebu Musa el-Eş'arî (ra) tarafından aktarılmaktadır. Nebiyy-i Muhterem (sav) Efendimiz bu geceyle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: "Allah, Şaban ayının yarısındaki gecede kullarının kalplerine muttali olur. Şirk koşanlar ve aralarında düşmanlık ve kin bulunanlar dışındakileri affeder." (İbn Mâce, aynı yer)

◼ Konuyla ilgili bir başka hadis ise Hz. Âişe (r.anha) tarafından aktarılmaktadır. Şöyle şöyle demiştir: "Bir gece Resûlullah'ı odada bulamadım. Bunun üzerine dışarı çıktım. Bir de baktım ki Bakî kabristanında semaya bakarak dua ediyor… Bu esnada dönerek bana şunları söyledi: "Ey Aişe! Allah Teâlâ, Şaban ayının yarısındaki gece en yakın semaya rahmetiyle tecelli ederek Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüylerinin sayısından fazla kişiyi affeder." (Tirmizî, Ebvâbü's-savm, 39)

◼ Görüldüğü üzere, Şaban ayının 14. Gününü 15. Güne bağlayan gece Rahmet-i İlâhî'nin, sağnak sağnak yeryüzüne yağdığı, müminlerden neredeyse çok az bir kısmının bu rahmetten, af ve bağışlanmadan mahrum kaldığı geri kalanının ise affedilmişler olarak sabahladıkları ve manevî beratlar aldıkları anlaşılmaktadır.

Z◼ ira Sevgili Peygamberimiz (sav) Benî Kelb kabilesinden bahsetmektedir. Bu kabilenin, o yörede hayvancılık yapan ve en çok sürüye sahip olan bir kabile olması önemli bir örnektir. Allah Teâlâ'nın ne kadar çok kişiyi affedeceğinin çok manidar bir misalidir. Ancak yine diğer bir hadis-i şerif ise bu af ve mağfiretten mahrum kalanların ise "Şirk koşanlar ve aralarında düşmanlık ve kin bulunanlar" şeklinde açıklanması dikkati çekmektedir. O halde Mümin, ne Allah'a şirk koşan ne de Müslüman kardeşine düşmanlık ve kin duyan biri olamaz/olmamalıdır…

FİKRİYAT.COM SOSYAL MEDYADA!

Fikriyat'ı aşağıdaki sosyal medya adreslerinden takip edebilirsiniz;

👉 TWITTER

👉 INSTAGRAM

👉 FACEBOOK

👉 YOUTUBE 🔔

👉 Fikriyat.com mobil uygulamasını ise buradan indirebilirsiniz.

Görüş ve önerileriniz için bizlere ulaşabileceğiniz e-posta adresimiz: