Kök Hücre Tedavisinde Bağışçı Seçimi Hayati Önem Taşıyor

Yayınlanma Tarihi: 19.09.2026 10:08

Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü vesilesiyle konuşan Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, kök hücre nakli ve kemik iliği bağışı konusunda toplumda yaygın olan yanlış bilgilere dikkat çekerek, doğru bilginin yaygınlaşmasının gönüllü bağışçı sayısının artmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

Kök Hücre Tedavisinde Bağışçı Seçimi Hayati Önem Taşıyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kök hücre naklinin lösemi başta olmak üzere birçok kan hastalığında hayat kurtarıcı bir tedavi seçeneği olduğunu vurguladı. Kemik iliği ve kök hücre bağışına ilişkin doğru bilginin yaygınlaşmasının, daha fazla kişinin gönüllü bağışçı olmasına katkı sağlayabileceğini belirten Prof. Dr. Apak, kemik iliğinin vücutta kan hücrelerinin üretildiği temel dokulardan biri olduğunu ifade etti. Burada bulunan kan yapıcı kök hücrelerin alyuvar, akyuvar ve trombositlerin oluşmasını sağladığını aktaran Apak, bazı hastalıklarda kemik iliğinin sağlıklı kan hücreleri üretme işlevinin bozulabildiğini belirtti.

Uygun hastalarda, sağlıklı bir vericiden alınan kan yapıcı kök hücrelerin hastaya nakledilmesiyle yeniden sağlıklı kan üretiminin sağlanmasının amaçlandığını kaydeden Prof. Dr. Apak, aile içinde uygun verici bulunamayan hastalar için gönüllü bağışçıların büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kemik iliği bağışı konusunda en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden birinin işlemin omurilikten yapıldığı düşüncesi olduğunu vurgulayan Apak, kemik iliği ile omuriliğin birbirinden farklı yapılar olduğunu açıkladı. Kemik iliği bağışında omuriliğe müdahale edilmediğini aktaran uzman, kök hücrelerin dolaşımdaki kandan toplanabileceği gibi gerekli durumlarda anestezi altında leğen kemiğinin arka bölümünden de alınabildiğini belirtti. Kök hücre bağışının bağışçının vücudundaki kök hücrelerin tükenmesine yol açmadığını da vurgulayan Apak, kök hücrelerin en önemli özelliklerinden birinin kendilerini yenileyebilme yeteneği olduğunu kaydetti.

Türkiye'de gönüllü akraba dışı kök hücre bağışçı adayı olabilmek için 18-35 yaş arasında olunması ve genel sağlık durumunun bağışa uygun olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Apak, başvuru sırasında hemen kemik iliği veya kök hücre alınmadığını, öncelikle gönüllünün gerekli değerlendirmelerinin yapıldığını ve doku özelliklerinin belirlenmesi amacıyla kan örneği alındığını açıkladı. Nakilde kan grubu uyumundan çok HLA olarak adlandırılan doku özelliklerinin uyumunun önem taşıdığını belirten Apak, her bireyin doku özellikleri farklı olduğu için bir hasta için uygun bağışçının bulunmasının geniş bir bağışçı havuzunun taranmasını gerektirebildiğini vurguladı. Kök hücre naklinin her hastaya uygulanmadığını ve nakil kararının hastalığın türü ile hastanın klinik özelliklerine göre verildiğini ifade eden Apak, çocukluk çağı lösemilerinin bazı türlerinde ve yüksek riskli olgularda, aplastik anemi ve bazı kemik iliği yetmezliklerinde, talasemi ve orak hücreli anemi gibi kalıtsal kan hastalıklarında, bazı ciddi bağışıklık sistemi hastalıkları ile kalıtsal metabolik hastalıklarda kök hücre naklinin değerlendirilebildiğini kaydetti. Bağışçı olmaya karar veren kişinin sürecin sorumluluğunu bilmesinin de önemli olduğuna değinen Apak, özellikle hastanın nakil öncesi tedavisine başlanmasının ardından bağışçının vazgeçmesinin hasta açısından çok ciddi sonuçlara yol açabildiğini belirterek, kişilerin süreci doğru kaynaklardan öğrenerek ve gerçekten bağış yapmaya hazır olarak sisteme kaydolmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Fikriyat

Mobil Uygulamamızı İndirin