Alzheimer'da Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor: Uzmanlar Uyardı
Türkiye'de 700 bin kişiyi etkileyen Alzheimer hastalığında erken tanının kritik önemi bir kez daha gündeme geldi. Doç. Dr. Zeynep Tüfekçioğlu Korkmaz, Dünya Alzheimer Günü'nde yaptığı değerlendirmede, demografik dönüşümün Alzheimer vakalarını hızla artıracağı uyarısında bulundu. 2050 yılında Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 23'e ulaşması beklenirken, dünya genelinde demans hastası sayısının 139 milyona çıkacağı öngörülüyor. Uzmanlar, her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini ancak kişinin önceki zihinsel becerilerine kıyasla kötüleşme ve günlük yaşamı etkileme durumunda mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini belirtiyor. Yüksek tansiyon, diyabet ve obezite kontrolü, düzenli egzersiz, sosyal aktivite ve zihinsel olarak aktif kalmanın demans riskini azalttığı vurgulanıyor. Bakım verenlerin desteklenmesinin de tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade ediliyor.
Alzheimer hastalığında erken tanı, sadece hastalığa isim koymaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Tüfekçioğlu Korkmaz, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında yaptığı açıklamada, erken tanının hastalıkla mücadelede kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Türkiye'de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer hastalığıyla yaşadığı tahmin edilirken, dünya genelinde bu sayı 55 milyonu aşıyor. Yaşlanan nüfus profiliyle birlikte bu rakamların hızla artması bekleniyor.
Türkiye'nin demografik yapısı hızla değişiyor ve bu değişim Alzheimer hastalığı açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Bugün 65 yaş üzerindeki nüfusun yüzde 11'i oluştururken, 2050 yılında bu oranın yüzde 23'e çıkması öngörülüyor. Yaş, Alzheimer hastalığı için en önemli risk faktörü olduğundan, bu demografik dönüşüm gelecekte çok daha fazla hasta ve bakım ihtiyacıyla karşılaşılacağı anlamına geliyor. Dünya genelinde demansla yaşayan kişi sayısının 2030'da 78 milyona, 2050'de ise 139 milyona ulaşması bekleniyor. Her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini belirten Korkmaz, kişinin önceki zihinsel becerilerine kıyasla kötüleşme olması ve bu durumun günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli olduğunu vurguluyor. Aynı soruların tekrar sorulması, yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, daha önce kolaylıkla yapılan işlerde zorlanma ve yol-yön bulma güçlüğü değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.
Erken tanı, zihinsel sorunların altında Alzheimer dışında tedavi edilebilir başka bir neden olup olmadığını araştırma fırsatı sunuyor. Alzheimer hastalığı söz konusu olduğunda ise tedavinin zamanında planlanması, eşlik eden hastalıkların ve değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması, kişinin bağımsızlığının mümkün olduğunca uzun süre korunması açısından büyük önem taşıyor. Demans olgularının yaklaşık yüzde 75'inin tanı almadığı tahmin ediliyor ve demansla yaşayan kişiler ile bakım verenlerin yüzde 46'sı tanı korkusu ve damgalanmayı tanıya ulaşmanın önündeki engeller arasında gösteriyor. Alzheimer'ı kesin olarak önleyen bir yöntem bulunmazken, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve obezitenin kontrol altında tutulması, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınılması, düzenli fiziksel aktivite, işitme ve görme kayıplarının tedavisi, sosyal ve zihinsel olarak aktif bir yaşam sürdürülmesi beyin sağlığı açısından kritik öneme sahip. Korkmaz, tek bir besin, vitamin veya takviyeye odaklanmak yerine beslenmenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor. Hastalık ilerledikçe bakım verenlerin fiziksel, psikolojik ve ekonomik yükü artabiliyor. Bakım verenin kendisine zaman ayırması bir lüks değil, bakımın sürdürülebilmesi için bir ihtiyaç olarak değerlendiriliyor. Korkmaz, "Bugün Alzheimer hastalığında yapabileceklerimiz geçmişe göre çok daha fazla. Ne kadar erken bilirsek, o kadar çok şey yapabiliriz" mesajını vererek erken tanının önemine bir kez daha dikkat çekiyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.