Arama

Romanın yorgun savaşçısı:

Romanın yorgun savaşçısı: Kemal Tahir

, yılları ve Osmanlı tarihi gibi konuları işleyen, şiir, hikaye ve romanlarıyla tanınan yazar , ölümünün 46 yılında anılıyor. Türkçeyi aynı dönem yazarlarına göre oldukça yalın kullanan ve çok sayıda esere imza atan Kemal Tahir, ayrıntılara önem vermesiyle tanındı.

Asıl adı İsmail Kemalettin Demir olan romancı, 13 Mart 1910'da 'da dünyaya geldi. Farklı okullarda tamamladığı ilkokulun ardından 1923'te Kasımpaşa'daki Cezayirli Haşan Paşa Rüştiyesi'ni bitiren Tahir, Galatasaray Lisesi'ndeyken annesinin vefatı üzerine öğrenimini yarım bırakıp çalışmaya başladı.

, 1928-1932 yılları arasında avukat katipliğinin yanı sıra Zonguldak Kömür İşletmeleri'nde ambar memurluğu yaptı.

, yılları ve Osmanlı tarihi gibi konuları işleyen Tahir, edebiyat hayatına çeşitli takma adlar kullanarak İçtihad, Yeni Kültür, Geçit, Karikatür ve Yedigün dergilerinde çıkan şiir ve öyküleriyle başladı.

Başarılı edebiyatçı, Yakup Sabri, Ertuğrul Şevket, İsmail Safa ve ile 10 Ekim 1932'den 14 Temmuz 1934'e kadar, sanat dergisi "Geçit"i çıkardı.

BİRÇOK ESERİNİ TAKMA ADLARLA KALEME ALDI

Kemal Tahir, 1932-1938 yılları arasında Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde düzeltmen, röportaj yazarı, çevirmen olarak çalıştıktan sonra Yedi Gün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik, Karagöz gazetesinde başyazarlık ve Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı.

İktisadi konularda telif ve çeviri yazılar yayımlayan Tahir, 12 Ağustos 1937'de, İzmir'de öğretmen Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı.

"Askeri isyana teşvik" suçlamasıyla Nazım Hikmet ile birlikte yargılandığı dava nedeniyle 1938'de tutuklanan Tahir, eşinin isteği üzerine 1940'ta boşandı. Cezaevinde 12 yıl yatan Tahir, hapishanedeyken "Zoraki Nişanlı", "Bir Nedim Divanının Esrarı", "Camı Kıran Çocuk", "Halk Plajı", "Gönül Denilen Hayvan" ve "Aşk Pınarı" adlı romanları kaleme aldı.

Kemal Tahir, 1950'de çıkan genel aftan yararlanarak hapisten çıktı ve ikinci eşi Semiha Sıdıka Uzunhasan ile evlendi.

Usta kalem, cezaevinden çıktıktan sonra çeşitli takma adlarla "Kastil Büyücüsü", "Saygon Geceleri", "Dehşet Yolcuları" ve "" dizisini çevirdi. "F. M." takma adıyla çevirdiği Mayk Hammer romanlarının gördüğü ilgi üzerine, bu kitapların benzerlerini kaleme alan Tahir, kendi kitapları çevirilerden daha fazla rağbet görmeye başladı.

1955'TEN SONRA YAYIMLADIĞI ESERLERİYLE TANINDI

"Kemal Tahir" adını 1954'e kadar eserlerinde kullanamayan yazar, bir süre İzmir Ticaret gazetesinin İstanbul temsilciliğini yürüttü.

Daha çok 1955'ten sonra yayımladığı romanlarıyla tanınan Tahir, 1960'tan sonra tamamen edebiyata yöneldi, hayatını romanlarından elde ettiği gelirle sürdürmeye başladı.

Başarılı edebiyatçı, eserlerinde Osmanlı dönemi, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi, tek parti iktidarı, köy enstitüleri ve Asya tipi üretim tarzı gibi konuları ele aldı.

Yakın arkadaşları olan Metin Erksan, ve ile film senaryoları üzerinde çalıştı. Bu senaryolardan Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Yarın Bizimdir" 1963'te, Halit Refiğ'in yönettiği "Haremde Dört Kadın" 1965'te, Memduh Ün'ün yönettiği "Namusum İçin" filmi ise 1966'da çekildi.

Bir açıklamasında Kemal Tahir'in Türkiye'yi tanıtan kesitler sunduğunu dile getiren Halit Refiğ, "Türkiye'yi, Türkleri sahiden tanımak isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir'i okumak, anlamak zorundadır." ifadelerini kullandı.

Eserlerinde Bedri Eser, F.M., TİPİ ve TA-KA gibi takma adlarını kullanan Tahir, "Yorgun Savaşçı" romanıyla 1967-1968 Yunus Nadi Roman Armağanı'na, "" romanıyla ise 1968 TDK Roman Ödülü'ne layık görüldü.

Tahir, 1970'te akciğer ameliyatı geçirdi. 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitiren Tahir'in naaşı, Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi.

VEFATININ ARDINDAN "KEMAL TAHİR VAKFI" KURULDU

Tahir'in ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kuruldu ve Kadıköy'de hayatının son yıllarını geçirdiği evi müze olarak ziyarete açıldı.

Türkçeyi aynı dönem yazarlara göre çok yalın olarak kullanan ve ayrıntılara özen göstermesiyle tanınan yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı.

Kemal Tahir, "Sağırdere", "Körduman" ve "Köyün Kamburu" adlı çalışmalarında köy sorunlarını ele alırken, "" ve "Yedi Çınar Yaylası" kitaplarında ise ağalık ve eşkıyalık meselelerini işledi.

KEMAL TAHİR'İN İZ BIRAKAN ESERLERİ

Bir Kurtuluş Savaşı romanı olan "Yorgun Savaşçı", Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlattığı "Devlet Ana", Serbest Fırka'nın kuruluş sürecine değindiği "Yol Ayrımı" ve daha önce Tan gazetesinde yayımlanan öykülerinden oluşan "Göl İnsanları" da Tahir'in en çok bilinen eserleri arasında dikkati çekiyor.

Öykü, not, sohbet ve mektup içerikli çok sayıda eserlere imza atan yazarın kitapları arasında Sağırdere (1955), Esir Şehrin İnsanları (1956), Körduman (1957), Rahmet Yolları Kesti (1957), Yedi Çınar Yaylası (1958), Köyün Kamburu (1959), Esir Şehrin Mahpusu (1961), Bozkırdaki Çekirdek (1962), Kelleci Memet (1962), Yorgun Savaşçı (1965), Devlet Ana (1967), Kurt Kanunu (1969), Büyük Mal (1970), Yol Ayrımı (1971), Namusçular (1974), Karılar Koğuşu (1974), Hür Şehrin İnsanları (1976), Damağacı (1977) ve Bir Mülkiyet Kalesi I-II (1977) de yer alıyor.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN