Hayatın en güzel demlerinde yanımızda olan çayın öyküsü
Kimimiz onun baş ağrımızı hafiflettiğini, kimimiz ise yorgunluğumuzu aldığını düşünüyor. Sudan sonraki başlıca içeceğimiz olmaya aday çaydan bahsediyoruz… İlk kez Çin topraklarında tüketilen çay, Çince kökenli bir kelime… Peki, çaya dair ilk hikaye nerede başladı ve imparatorluk topraklarına ne zaman ulaştı? Edebiyatta ve popüler kültürde kendisine nasıl bir yer edindi? İşte hayatın en güzel demlerinde yanımızda olan çayın öyküsü…
Önceki Resimler için Tıklayınız
◾ 1917 Bolşevik İhtilali'nden önce, mevsimlik tarım işçiliği vazifesiyle Kafkas bölgelerine çalışmaya giden Karadenizliler, yanlarında çay tohumu ve fidanıyla dönmüşlerdi.
◾ Çay, ilk etapta süs bitkisi olarak yetiştirilse de sonraları bir gelir kapısı oldu. Osmanlı beldelerinde ise çay, ilk olarak Batum ve çevresinde 1918 yılında üretildi.
◾ Çayın kıymetini anlayan Rize'nin saygınlarından Hafız Hulusi Karadeniz ve birkaç arkadaşı, 1923-24 senelerinde Batum'dan çay tohumu tedarik ederek Vakkor isimli yaşlı bir Rus işçisinin de katkılarıyla Rize'de çayın denemesini yaptılar.
◾ Bundan sonra dikilen tohumlar iyi ürün verince, devrin bilinen ziraatçılarından Zihni Derin, bölgede çayın atılımı için önemli adımlar attı.
◾ 1947'de üretime başlayan ve makineleri İngiltere'den tahsis edilen Rize Çay Fabrikası, Türkiye'nin ilk çay fabrikası oldu. Çay-Kur (Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü) ise yetiştirme ve işletim kısmını sağlamak amacıyla 1971'de kuruldu.
◾ Karadeniz bölgesinde 1947 yılından 1983 yılına kadar 43 çay fabrikası kuruldu. Bu fabrikalar Rize, Trabzon ve Giresun'da bulunuyor.
◾ Türkiye'de yılda kişi başına düşen çay tüketim oranı ortalama 2,3 kilogram. Dünyanın en çok çay içen milletleri listesinde Türkiye, dördüncü sırada yer alıyor.
◾ Bugün çayın vatanı Doğu Karadeniz'de, kimi zaman bin metreye kadar yükselen, 758 bin dekar alanda çay tarımı yapılıyor.