Sekiz asırlık düş: İstanbul'un fethi
572 sene önce gerçekleşen İstanbul'un fethi bugün hala diri. Osmanlı Sultanı II. Mehmed'i Fatih yapan kutlu fethin arkasında ise Allah Resulü'nün (SAV), "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, fetheden ordu ne güzel ordudur" hadis-i şerifi bulunmakta. Sadece bir şehrin ele geçirilmesi değil gönüllerin de kazanılması anlamına gelen fetih kavramı ve İstanbul'un fethini araştırdık...
Önceki Resimler için Tıklayınız
▪ İlk Hristiyan imparatorluğun başkenti olan ve Ortodokslar tarafından kutsal olarak kabul edilen İstanbul bu anlayış çerçevesinde şekillenmişti.
▪ Şehirde Ayasofya başta olmak üzere pek çok abidevi mabet inşa edilmişti. Ama Ortodoks mezhebi 4. Haçlı Seferi sebebiyle kendilerini Katoliklere yakın hissetmiyordu.
▪ Bundan dolayı Bizans'ın önde gelen isimlerinden donanma komutanı Notaras "Şehrimizde Latin külahı görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu.
Notaras kimdir?
Bizans'ın son megadükü olan Notaras, fethin ardından Osmanlı'ya karşı gizli direniş örgütü kurduğu için idam edilmişti.
▪ Notaras'ın bu sözü Bizans'ın içinde bulunduğu psikolojik durumu ortaya serdiği gibi aynı zamanda Hristiyanlar arasındaki mezhepsel çatışmaların ne raddeye geldiğini izah ediyordu.
▪ Tüm bu durum Osmanlılar için fethi kolaylaştırsa da binlerce yıllık şehir son ana dek direnmişti. Sultan II. Mehmed'in dirayeti, kutlu askerlerin azmi ve Akşemseddin gibi uluların duaları ile fetih gerçekleşmiş, İstanbul İslam ile şereflenmişti.
▪ Fethin ardından hızla İslamlaşan şehir asırlar boyunca Müslümanların başkenti olmuş ve adeta sokak sokak İslami nişaneler ile işlenen bir dantele dönmüştü.
▪ Sekiz asır boyunca İslam akınlarına direnen Bizans'ın, Fatih Sultan Mehmet Han karşısında dayanamaması ve Konstantinopolis'in İstanbul adını alması İslam fetihlerinin farklı bir noktaya taşınmasını sağladı.
▪ 1453'den itibaren farklı bir yöne evrilen fetihler artık İstanbul ile anılır hale geldi. Hristiyan dünyasının unutamadığı fetih, Müslümanlar tarafından her sene büyük bir sevinçle hatırlanmakta. Çünkü İstanbul'un fethi sadece bir şehrin değil aynı zamanda gönüllerin de fethiydi...