Arama

Osmanlı silah sanayisiyle tarihe damga vurdu

Bir devletin tarih sahnesinde hem var olabilmesi hem de önemli rol oynayabilmesi için en başta gelen şart kendi silah sanayiini oluşturmasıdır. Osmanlılar, bunu başardıkları için tarihe damgalarını vurmuşlardı.

Osmanlı İmparatorluğu 16. yüzyılda kendi ürettiği ateşli silahlarla savaş arabalarını, süvarileri ve piyadeyi koordineli kullandığı için Doğu ve Batı ordularına karşı büyük bir üstünlük kurmuştu.

  • 2
  • 10
PRAGMATİK VE ESNEK
PRAGMATİK VE ESNEK

Osmanlı'daki askeri teknoloji daha yeni yeni araştırılıyor. Özellikle Gabor Agoston bu alanda önemli araştırmalar yaptı. Osmanlı'nın teknolojik olarak geri kaldığı ve savaş sanayiinde yetersiz üretim yaptığı iddialarını reddeden Agoston, yaptığı araştırmalarla Cipolla ve Christensen gibi yazarların iddialarının doğru olmadığını ortaya koymuştur. Osmanlı ordusu 16. ve 17. yüzyıllarda mütevazı ancak mütemadiyen bir gelişmeyi sağladı. İmparatorluk esnek ve pragmatik olduğu için bu durum genişlemeyi ve teknolojik aktarımı kolaylaştırıyordu. Osmanlılar, 15. yüzyıldan itibaren Batılı düşmanlarının wagenburg denilen savaş arabalarından yararlanıp, top ve tüfek gibi yeni kullanılmaya başlanan silahlara adapte olduğu gibi, onlara karşı manevralar hazırlamıştı.

Osmanlılar top ve tüfeği geliştirip, öncü rol oynadılar. Sık sık yapılan savaşlar askeri melezlenme ve farklı savaş taktiklerinin öğrenilmesini hızlandırdı. Osmanlılar gerektiğinde Urban, Jörg von Nürnberg gibi yabancı usta ve uzmanları kullandılar. Osmanlı, büyük bir imparatorluk ve buna bağlı sınırsız imkânlara sahipti. Sınırsız, güherçile, bakır, demir ve kükürt kaynağı vardı. Düşmanla mücadeleyi gaza olarak kabul eden, savaşa uygun bir toplum yapısına sahipti. Osmanlı ordusunun gelişmiş ikmal ve iaşe sistemi de düşmanlarına karşı en önemli üstünlük sebeplerinden biriydi.

  • 4
  • 10
OSMANLI TOPLARI
OSMANLI TOPLARI

İlk toplar dövme demirden yapılmıştı. Başlangıçta küçük boyutlu olan bu toplar, 14. yüzyılın sonundan itibaren ağırlığı 6-16 ton arasında değişen büyük ebatlı toplara dönüştüler ve namlu ağızları 80 cm'ye kadar yükseldi. Avrupa bu tip topları üretmekten zamanla vazgeçerken, Osmanlı bu devasa topları üretmeye bir süre devam etti. Osmanlı topları çoğu Avrupa toplarından daha uzundu ve o dönemin en büyük toplarıydı. Fatih'in kullandığı toplar 17-18 ton ağırlığındaydı. Bu topların ağırlığı ve taşınmasının güçlüğü yüzünden Osmanlı ordusu bazı topları kuşatma mahallinde dökmekteydi. Osmanlı yönetimi zamanla dövme toptan vazgeçerek, dökümhanelerde tunçtan top üretmeye başladı.

Osmanlılar havan topunu, bomba ve humbarayı da etkin bir şekilde üretip, kullanıyorlardı. Osmanlı top sanayiinin merkezi olan Tophane-i Âmire'de değişik boylarda top üretimi yapılmaktaydı. Bu toplar arasında en heybetlisi şaykaydı. Şayka, dışında Osmanlılar yine oldukça büyük boyutlu balyemez ve orta boyutta kolunburna toplarını ve daha küçük çapta ise, bacaluşka, kulverin, darbzen ve şahi toplarını üretmekteydiler.

En küçük çapta ise günümüz bazukalarına benzer ve yeri geldiğinde bir kişinin taşıyabileceği şakaloz, prangı ve saçma gibi topları üretmekteydiler. Osmanlı ordusu, sanılanın aksine büyük top değil, hareketli küçük ve orta boyutlu topları daha çok kullanıyordu. Osmanlı topları metalürjik açıdan belli bir kaliteye sahiptiler. Toplar yüzde 10,15 kalay ve yüzde 89.58 bakır içeriyordu. Bu oran mükemmel kalitede top üretimi sağlayan bir alaşım oranıydı. Osmanlı silah sanayiinin en büyük zafiyeti ise standardizasyon eksikliğiydi. Her topun ve her güllenin çok farklı boyutları vardı ve bu durum büyük karmaşaya sebep oluyordu.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN