Arama

  • Anasayfa
  • Galeri
  • Tarih
  • Osmanlı merhametinin mimari yansıması kuş evlerinin dünü ve bugünü

Osmanlı merhametinin mimari yansıması kuş evlerinin dünü ve bugünü

Köşk, saray, cami, mescid, türbe, han, çeşme gibi yapıların duvarlarına oturtulan maket görünümlü kuş evleri, Osmanlı toplumundaki hayvan sevgisi ve merhametinin mimari yansıması olarak karşımıza çıkar. İslâmiyet'ten önceki devirlerden beri Türk toplumunda önemli bir yer tutan kadim mimarimizin başköşesinde yerlerini alan kuş evlerinin dünü ve bugününü derledik.

Hz. Muhammed (S.A.V.), Sevr Dağı'ndaki mağarada saklanırken, mağara girişindeki ağacın üzerine konan bir çift güvercinin burada yuva yaparak yumurtladığı, böylece müşriklerin kuşkulanmamasını sağlayarak Peygamberimizin kurtarıcısı oldukları inancı yaygındır. Özellikle dini yapılarda yuva kurmaları ve barınmalarına, bu sebeple halk tarafından yardım edilmiştir.

Güvercine çok benzeyen ve "Hu, hu" diye başını eğerek ötüşü halk arasında "Allah'ın adını anıyor" şeklinde yorumlanan kumru da, sevilen ve kutsallığına inanılan kuşlardandır. İlkbaharda ilk öten kuş olan bülbülün sesini dinlemek için, vaktiyle İstanbul'da çiğdemler açtığında, İstinye koyuna gidildiğinden bahsedilmektedir.

Sultan Abdülaziz'in bile, Kanlıca'daki Hidiv Abbas Hilmi Paşa'nın korusuna şafak vakti bülbül sesi dinlemek için gittiği söylenir. Hüdhüd kuşunun ise aileye bağlılığın, ana ve babaya saygının sembolü olduğu ve öldürülmesinin yasaklandığı söylenmektedir.

Türk velileri ile ilgili rivayetlerde, onların gerektiğinde kuş biçimine girdikleri ifade edilir. Örnek olarak Hacı Bektaş-ı Velî'nin şahin, Ahmed Yesevî'nin ise turna kılığına girmesi gibi…

Yine kuşların adlarının padişahlara verildiği, masallarda adı geçen Hümâ kuşunun, aynı zamanda Osmanlıların remzi ve lâkabı olduğu, hümâyun kelimesinin bundan türetildiği öne sürülür. Hümâ kuşunun kanadının değdiği kimsenin padişah olacağı inancı efsaneleşmiştir.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN