İstanbul'un tarihi yapılarıyla ilgili rivayetler
İstanbul'da Bizans ile Osmanlı dönemi arasında inşa edilen yapıların birçoğu rivayetlere konu oldu. Ayasofya Camii'nden Kız Kulesi'ne, Burmalı Sütun'dan Moğlova Kemeri'ne kadar birçok eserin yapılışı ve işlevleri konusunda ilginç öyküler nesilller boyunca dilden dile aktarıldı. İşte her köşesi tarihi zenginliklerle dolu İstanbul'da yer alan bazı eserler hakkındaki rivayetler….
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔸 O sırada Mimar Sinan temellerinin iyice oturduğuna karar verdiği caminin yapımına devam eder. Kanuni gönderilen armağanlara sinirlenerek mücevher sandığını Sinan'a gönderir.
🔸 Sultan Süleyman'ın emriyle sandıkta kalan zümrüt, yakut ve elmas nevinden diğer mücevherler bir havanda un ufak edilerek yapımı devam eden bir minarenin harcına karıştırılır. Gün ışığı vurduğunda pırıltısıyla diğerlerinden hemencecik ayırt edilen bu minareye halk arasında "cevahir minaresi" adı verilir.
Mimar Sinan'ın 3 eseri: Şehzade, Süleymaniye ve Selimiye camileri
Kıztaşı
🔸 Fetih sonrası kurulan ilk Türk mahallelerden biri olan Kıztaşı Mahallesi'ne adını veren Kıztaşı ya da Markianos Sütunu, M.S. 455 yıllarında Doğu Roma İmparatoru Markianos anısına kentin valisi olan Tatianus tarafından Forum Amastrion'a diktirilen Roma döneminden kalma birkaç anıt sütundan birisidir.
🔸 Fatih'te küçük bir mahallede meydanın ortasında bulunan Markianos Sütunu tahribata uğramış olsa da günümüze kadar ulaşmayı başarabilmiştir.