15 maddede Mimar Sinan
Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük mimarlarından olan Mimar Sinan, Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak Kayseri'nin Ağırnas Köyü'nde doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. Kaynaklara göre Sinan, Yavuz Selim padişah olduktan sonra 1512 yılında devşirme olarak Kayseri'den alınıp İstanbul'a getirilerek Acemi Oğlanlar Ocağı'na teslim edildi. Bu Ocakta, bir zanaat öğrenme kuralına uyarak mimarlık üzerine çalıştı. 1514 yılında Çaldıran Savaşı'nda, 1516-1520 yılları arasında ise Mısır seferlerinde bulundu. Kanuni döneminde Belgrad, Rodos seferlerine katıldı. Mohaç seferinde Zemberekçibaşılığı'na terfi edildi.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Orduda istihkâmcı olarak çalışan Sinan, geleceğin Mimar Başı olarak görevine uzun dönem devam eder. Ortaya koyduğu eserler, seferler dolayısıyla gezip gördüğü yerlerin muhayyilesinde yer etmesiyle farklı boyutlara ulaşmıştır. Kendi mimari tarzının oluşması için, başka eserleri inceleyerek ortaya çok özgün çalışmalar koymuştur. Bir kubbe mimarıdır Sinan. Oktay Aslanapa'ya göre "İtalya'da Rönesans mimarlarının ideali olan merkezi kubbeli yapı problemini büyük kubbe üstadı ve mekân yaratıcı olan Mimar Sinan tam bir başarı ile gerçekleştirmiştir."
Mimar Sinan, Tezkiretü'ül Bünyan'da, Süleymaniye Camii'nin yapımı için büyük emeklerin sarf edildiğini, bu devasa yapı için farklı coğrafyalardan farklı farklı taşlar ve mermerler getirildiğini uzun uzadıya anlatmıştır. Tezkiretü'ül Bünyan'da Süleymaniye'nin dört büyük somaki mermer sütunun bulunma ve yerine dikilme mevzusu ilgi çekici bir biçimde anlatılmıştır: "Cümleden biri ol sütun ki, Kıztaşı Mahallesi dedikleri mahalle bir kız dikmiş. Kız-taşı demekle ma'ruf bir amûd-i yekpâre- menâremisâl idi." Diğer sütunlar için ise "ve bir sütunun dahi İskenderiye'den mavna ile getirdiler ve bir sütunun Baâlbek'ten deryâ kenarına indirüp mavna ile getirdiler ve bir sütunun Saray-ı âmire'de hazır bulundu" şeklinde anlatılmıştır.