Arama

Ayşe Osmanoğlu'nun kaleminden Abdülhamid’in özel yaşamı

Sultan Abdülhamid, dünyanın en buhranlı olduğu bir dönemde 33 yıl boyunca Osmanlı Devleti'nde hükümdarlık yaptı. Yönetimi, gerçekleştirdiği yenilikler, inşa ettirdiği yapılar, döneminde yaşanan siyasi olaylar ile II. Abdülhamid, tarihte belki de en çok tartışılan padişahlardan biri oldu. Peki, Sultan Abdülhamid özel yaşamında nasıldı? Abdülhamid'in bir günü nasıl geçerdi? Uyumadan önce neden kitap okuturdu? Memlekette bir hastalık olduğu zaman hangi eserin okunmasını isterdi? Abdülhamid'in çocuklarıyla ve saray ahalisiyle ilişkisi nasıldı? Kızı Ayşe Osmanoğlu'nun kaleminden Abdülhamid'in özel yaşamına dair bilinmeyenleri derledik.

  • 1
  • 16
ABDÜLHAMİD’İN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
ABDÜLHAMİD’İN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

"Rahmetli babam orta boylu idi. Saçı ve sakalı koyu kumraldı. Saçları tepeden dökülmüştü. Etrafta gür saçları vardı. Burnu yüksekti: Osmanlı Hanedanı'nın alametini taşıyan biçimde idi.

Gözleri tahrirli yeşil ile mavi arası ela idi. Gözlerinin etrafı biraz halkalı idi. Bakışları gayet zeki ve hassastı. Kaşları kalın olmayıp yine Osmanlı Hanedanı'na mahsus bir tipte idi.

Sesi tatlı, kalın ve gürdü. Söz söylerken dinlemek zevki duyulurdu. Fikirlerini ve meramını fevkalade bir ifade ve nezaketle anlatmaya muktedirdi. Hareketlerinde padişahlık vakar ve halaveti görülürdü. Hülasa: Tipi tamamiyle Osmanlı Hanedanı'nın tipi idi."

  • 2
  • 16
ABDÜLHAMİD NASIL GİYİNİRDİ?
ABDÜLHAMİD NASIL GİYİNİRDİ?

"Daima sade giyinir ve hiçbir hususta alayişten hoşlanmazdı. Haremde koyu gri renkte elbise giyer, aynı renkte palto kullanırdı. Griyi çok sevdiğinden bu renk adeta ona mahsus gibiydi. Resmi günlerde üniforma giyerdi. Elçileri ve paşaları hususi olarak kabulünde siyah yahut koyu lacivert elbise ve palto giyer, aynı renkte boyunbağı kullanırdı. Pek nadir olarak tek bir inci iğne ve yahut sade bir platin iğne takardı. Ya düz platin yahut düz altın çifte kol düğmesi kullanırdı.

Marangozhanesinde çalıştığı, resim çizdiği ve boya ile uğraştığı zamanlar kahverengi kadife pantolon ve kolları sıvalı gömlekle çalışırdı. Gecelikleri hep beyaz ketenden, dize kadar gömlek gibi ve iki tarafı yırtmaçlı idi."

  • 3
  • 16
ABDÜLHAMİD HANGİ AKSESUARLARI KULLANIRDI?
ABDÜLHAMİD HANGİ AKSESUARLARI KULLANIRDI?

"Günde üç dört defa abdest alır, namazını muntazaman kılardı. Seccadesi Hereke fabrikasında yapılmış bir halı idi. Nereye giderse kolaylıkla götürülürdü. İpekli üzerinde namaz kılmak caiz değildir derdi. Tesbihi daima cebinde idi. Yeşim taşındandı. Parmağına yüzük olarak altın üzerine beyaz bir akik taş takardı. Başka bir yüzük taktığını kimse görmemiştir. Bu yüzükle tesbihi şehzadelik zamanında Şeyhülharem Hacı Emin Paşa kendisine Mekke'den getirip hediye etmiş, o zamandan ölünceye kadar tesbihi cebinde, yüzüğü parmağında taşımıştır.

Şehzadelik zamanından beri kullandığı büyük bir kronometre altın saati de daima yeleğinin cebinde bulundurmayı adet edinmişti. Cumalık elbiseleri, büyük üniformaları, takacağı nişanlar ve kılıcı, esvapçıbaşının dairesinde saklanırdı. Giyeceği zaman Selamlık Odası'na getirip hazır ederlerdi. Kendisini esvapçılar giydirirlerdi."

ABDÜLHAMİD'İN HAYATI HAKKINDA 34 İLGİNÇ GERÇEK

  • 4
  • 16
ABDÜLHAMİD ANNESİNDEN NASIL BAHSEDERDİ?
ABDÜLHAMİD ANNESİNDEN NASIL BAHSEDERDİ?

"Babam, annesinden bahsettiği zaman "Zavallı anneciğim pek genç yaşında gitti; hayali daima gözümün önündedir; onu hiç unutmadım. Beni çok severdi, hasta olduğu müddetçe karşısına oturtup yüzüme bakmakla iktifa ederdi, öpmeye kıyamazdı, Allah rahmet eylesin" derdi.

Tirimüjgan Kadınefendi, iki şehzade, bir sultan anası olmuştur. İlk evladı "Naime Sultan " olup 1843 Mart'ında 2,5 yaşında iken çiçek hastalığından ölmüştür. İkinci evladı babamdır. Üçüncüsü de Şehzade Mehmed Abid Efendi olup 1848 Mayıs'ında 1 aylık iken ölmüştür.

Zavallı büyükanamız genç yaşında verem olarak eski Beylerbeyi Sarayı'nda hava tebdilinde iken ölmüştür."

  • 5
  • 16
ABDÜLHAMİD’İ BÜYÜTEN PERESTÛ KADINEFENDİ
ABDÜLHAMİD’İ BÜYÜTEN PERESTÛ KADINEFENDİ

"Annesi öldüğü zaman küçük bir çocuk olan babamı büyüten ve ona analık eden Perestû Kadınefendi, babam padişah olduğu zaman "Mehd-i Ulyâ-yı Saltanat-ı Seniyye" unvanını almıştır. Gençliğinde fevkalade güzel olduğu ihtiyarlığında dahi belliydi.

Kendisini görmeye gittiğimiz zaman, padişahın huzuruna nasıl giriyorsak onun da yanına öylece girer, karşısında otururduk. Bize nasihatlerde bulunur, iltifat ederdi.

Babam her Cuma günü, analığının da Selamlık resminde bulunmasını pek isterdi. Büyükannem bazen gizlice selamlıktan sonra evine kaçardı. Babam bunu öğrenince, derhal saraydan araba ile yaverler gider, büyükannemi getirirlerdi."

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN