Arama

Asırlık tarihin şahidi: Beyazıt Yangın Kulesi

İstanbul, asırlar boyunca birçok yangına maruz kaldı. Bundan dolayı da tarihin en çok yangın geçiren şehirlerinden biri olarak anıldı. Kadim kentin korkulu rüyası haline gelen bu yangınlara çözüm olması için Beyazıt Kulesi inşa edildi. Burada görülen yangınlar, kendine özgü yöntemler ile tulumbacılara ve halka bildirilirdi. Peki, kuleden neden sepet sarkıtılırdı? Beyazıt Yangın Kulesi'nin ışıkları ne anlama gelir?

📌 İstanbul, asırlar boyunca birçok yangına maruz kaldı. Bundan dolayı da tarihin en çok yangın geçiren şehirlerinden biri olarak anıldı.

📌 Bizans ve Osmanlı dönemlerinde, şehirde genellikle ahşap yapıların bulunması, yangının hızlıca yayılmasına ve oldukça ciddi zararlara neden oluyordu.

📌 Ahşap yapıların içindeki eşyalar ile küle dönmesi, toplumda ekonomik ve psikolojik yıkıntı yaratıyordu.

İstanbul'da sadece 1853 ile 1906 yılları arasında 229 yangın yaşandı.

Şehri bu afetlerden korumak için, ilk defa Damad İbrâhim Paşa tarafından 1720 yılında Tulumbacı Ocağı kuruldu.

📌 1749'da çıkan Küçükpazar yangını, esen rüzgârla hızlanarak yeniçeri ağalarının ikamet ettiği Ağakapısı Sarayı'nı da küle çevirdi.

📌Ağakapısı yeniden yapılırken bir kule inşa edildi. Böylece, İstanbul'da bitmek bilmeyen yangınlar gözetlenerek önüne geçilecekti.

📌 Kule, Süleymaniye'deki Yeniçeri Ocağı'nın merkezi olan Ağakapısı'nın geniş avlusunda, günümüzde İstanbul Müftülüğü'nün bulunduğu yere, ahşap malzemeden yapıldı.

📌 Fakat ahşaptan yapılmış olmasından dolayı, 1774'te Cibali yangınında ortadan kalktı. Öyle ki Reşad Ekrem Koçu, bu afette kulenin adeta dev bir meşale gibi yandığını ve dehşet dolu bir manzara meydana getirdiğini anlatır.

📌 1826 yılına gelindiğinde kule, Sultan II. Mahmut tarafından yeniden inşa ettirildi. Sultan, kagir olmasını istese de acil ihtiyaç nedeniyle yeniden ahşaptan yapıldı. Gözetleme kulesi olarak inşa süresi bitene kadar Süleymaniye Camii'nin minareleri kullanıldı.

📌 Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla beraber buraya bağlı olan kule de yıktırıldı. Fakat iki gün sonra çıkan yangının kenti harap etmesi, bir gözetleme kulesine olan ihtiyacı gösterdi. Bunun neticesinde de Bâb-ı Seraskerî'nin (bugünkü İstanbul Üniversitesi) tâlimhâne avlusuna yeni bir ahşap kule yaptırıldı.

📌 Kulenin yapımı, 21 Haziran 1826'da tamamlandı. Fakat bu dönemde Vaka-i Hayriye'nin çatışmaları henüz dinmemişti ve isyan eden yeniçeri yandaşları, bir gece yarısı kuleyi kundakladı.

📌1828 yılına gelince ise bugünkü kâgir kule inşa edildi. Beyazıt Kulesi'ne son şeklini Mimar Senekerim Balyan verdi. Osmanlı'ya üç kuşat boyunca hizmet veren Balyan ailesinin bir ferdiydi.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN