Türk kahvesinin tarihi serüveni
Güzel ülkemizin birbirinden kıymetli değerleri bulunuyor. Bunlardan biri de Türk kahvesi. Bu sıcak içecek geçmişte de günümüzde de sohbetlerimizin bir vazgeçilmezi. Yüzyıllardır hayatımızın en önemli miraslarından biri olan Türk kahvesi tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Peki, Türk kahvesi Avrupa'da nasıl yayıldı? Gelin, beraber Türk kahvesinin tarihi serüvenine bir bakalım.
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔸 Günümüze sade, orta ve şekerli olarak gelen Türk kahvesinin eskiden 40'a yakın demleme çeşidi mevcut. Türkler tarafından bulunan yepyeni demleme metodu sayesinde kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek "Türk kahvesi" adını alır.
🔸 Kahve, Müslüman toplumlarda kahvehane isimli yeni bir toplanma mekânını da ortaya çıkarmıştır. İlk kahvehane 1511'de Mekke'de bir caminin yanında kurulur. Daha sonra özellikle cami yakınlarında birçok yerde açılır.
🔸 Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurur. İstanbul'a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk kahvesinin ünü başka diyarlara ulaşır.
🔸 Kahve, Osmanlı'nın Fransa'ya 1669'da elçi olarak atadığı Kolbaşı Müteferrika Süleyman Ağa ile ilk kez Avrupa topraklarına ulaşmıştır. Süleyman Ağa ile ilk kez bir Osmanlı erkeğini gören Avrupalılar, süper gücün temsilcisi olan bu kişiye daha yakın olabilmek, hatta ona benzemek için birbirleriyle adeta yarıştı. Sohbetiyle herkesi kendine bağlayan Süleyman Ağa sayesinde Fransızlar Türk kahvesiyle tanışır.
🔸 Kahvenin Avrupa'da yayılmasını sağlayan olaylardan biri de Viyana Kuşatması'dır. Osmanlı ordusu geri çekilirken ağırlık yapabilecek her şeyi ardında bırakır. Avusturya topraklarında bırakılan bu eşyalar ganimet olarak görülür.
🔸 Ama eşyalar arasındaki kahverengi tohumların ne olduğunu anlamazlar. Bir kişi hariç: Leh asıllı Koltschitzky. Osmanlı ordugâhında casus olarak dolaşıp çeşitli söylentiler çıkaran ve Viyana'nın dışarıdaki kuvvetlerle irtibatını temin eden biridir o.
🔸 Tercümanlık göreviyle Osmanlı çadırında bulunurken kahve ile tanışmıştır. Herkesin deve yemi zannettiği kahve çuvallarını, yaptığı casusluk hizmetlerinin karşılığında mükâfat olarak alır. Bunlarla Viyana'nın ilk kahvehanesi olan Mavi Şişe'yi kurar.
🔸 Sonuç olarak Türk kahvesi kültürü ve geleneği, 2013 yılı itibariyle ülkemiz adına 'UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne kaydedilmiştir. İşte Türk kahvesi, kültürümüzde bir fincanı kırk yıl hatır oluşturacak kadar kıymetli bir mirasımızdır...