Osmanlı'da Ramazan Bayramı nasıl geçerdi?
Köklü bir geçmişe ve zengin bir kültüre sahip olan Osmanlı Devleti, Ramazan Bayramı'nı da büyük bir coşkuyla kutlardı. Bu özel gün, saraydan halka kadar tüm toplumu etkileyen ve unutulmaz anılarla dolu bir atmosfere sahipti. Osmanlı'da Ramazan Bayramı, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü görevi görerek, zengin mirası ve manevi değerleri günümüze taşımaktadır. Peki, Osmanlı'da Ramazan Bayramı nasıldı? Osmanlı'da Ramazan Bayramı nasıl geçerdi? İşte Osmanlı'da Ramazan Bayramı...
Önceki Resimler için Tıklayınız
💠 Bayramda gelecek misafirler için şekerci dükkanlarında canhıraş bir kalabalık olur, ikram edilecek bayram tatlıları hazırlanır, kat kat baklavalar açılırdı.
💠 Özellikle Arife Günü, bayramı temiz ve güzel karşılamak için hamamlara gidilir, hediyelikler alınır, harçlıklar keselere konur, davulcunun, bekçinin bahşişi hazır edilip beklenirdi. Bazı çocuklar, bayram gününün gelmesini bekleyemeden Arife gününden bayramlıklarını giyinir, sokaklarda dolaşmaya başlardı. Bu çocuklara "Arife Çiçeği" denilirdi.
💠 Osmanlı'da on bir ayın sultanı Ramazan'ın gelmesi için hilal gözlendiği gibi bayram için de hilal gözlenirdi. Hatta hilali gözlemekle görevli memurlar vardı. Bunlar; bayram hilali göründü mü derhal kadıya haber verir, eğer hava kapalı olur da hilal görülmez ise Ramazan, otuz güne tamamlanırdı.
💠 Bayram günü belirlenir belirlenmez Sadaretten çıkarılan ferman tüm ilgili yerlere ulaştırılır, bayram ilan edilirdi. Arife günü ikindi namazından sonra toplar atılmaya başlanılınca halk, bayram müjdesini almış olurdu. Bu atılan toplara "Bayram Topu" adı verilirdi. Hatta arife gecesi her cami minaresine kaftan giydirilir, mahya olarak bir hat yol çekilir ve bunun ile kastedilen şey; Ramazan'ın yolculuğu idi.
💠 Bayram haberiyle sarayda da büyük sevinçler yaşanır, hazırlıklar başlardı. Arife Günü Topkapı Sarayı'nda "Arife Divanı" olarak geçen bayramlaşma töreni gerçekleşirdi. Bu tören, Arife günü ikindi namazının akabinde Fatiha Suresinin tilavetiyle başlardı.
💠 Arz Odasının hemen önünde Taht-ı Hümayun kurulur, törene katılacak olanlar Taht-ı Hümayunun sağında ve solunda yerlerini alırlardı.
💠 Osmanlı Devleti padişahı Fatih Sultan Mehmed döneminde bayramlaşma töreni kanunlaştırıldı. Padişah bayram sabahı, sabah namazını sarayda; Hırka-i Saâdet Dairesi'nde kılardı.
💠 Hırka-i Saâdet kapısı önüne bir kafes konulur, içeriye de taht kurulur, Padişah oturduktan sonra orada hazır bulunan imam ve hatipler birer aşr-ı şerif okurlardı. Bunun akabinde hazinedarbaşı hediye ile câizelerini verir, arkasından mehter çalmaya başlardı.
💠 Bayram sabahı gün doğarken camilerin minarelerinden ilahi sesleri yükselir ve ardından ezan okunurdu. Arife günü başlayan top atışları bayramın son gününe kadar devam ederdi.
💠 Camilerin minarelerinden ilahiler duyulunca bayramlık elbiseler giyilmeye başlanır, süslenir ve caminin yolu tutulurdu. Namazlar eda edildikten sonra ilk bayramlaşmalar, cami avlusunda gerçekleşirdi.