Oruç ve Ramazan ile ilgili terimler
Mübarek Ramazan ayına mahsus birtakım özel kelimeler ve terimler bulunur. Kiminin tarihi Osmanlı dönemine uzanır, kiminin ise çok daha eskilere. Ortak oldukları bir nokta bulunur ki o da "Ramazan ayının maneviyatını yansıtmaları." İşte, oruç ve Ramazan ayı ile ilgili sizler için derlediğimiz terimler...
Önceki Resimler için Tıklayınız
SEMAİ KAHVELERİ
🔸 19. yüzyıldan itibaren yaygın olarak görülen semai kahvehaneleri, Ramazan ayının ilk günü açılır, arife günü akşamı kapanırdı. Burada zaman, bir şenlik havası içinde geçerdi.
🔸 İftar ve teravih namazı sonrasında toplumun her kesiminden insanı bir araya getiren bu müzikli kahvelerde aşıklar tarafından semailer okunur, mani atışmaları yapılır, çözülmesi istenen bilmeceler kahve duvarlarına asılırdı.
🔸 Uzunca bir dönem Ramazan eğlencelerinin bir parçası olan semai kahvehaneleri, 1900'lü yılların ilk yarısında giderek etkisini yitirdi.
İFTAR TOPU
🔸 Her ne kadar günümüzde Ramazan ayında iftar topunun sesini çok net duymasak da ezanın okunmasıyla beraber iftar topu atmak, hemen hemen her şehrimizde devam eden eski bir gelenekti.
🔸 Savaşlarda kale duvarlarını yıkmak veya düşmana zarar vermek için kullanılan bir aletin sesinden faydalanarak, Ramazan ayında insanlara iftar vaktini haber vermek için kullanılması, şaşırtıcı ve ilginç bir yöntem olarak karşımıza çıkmakta.
MAHYA
🔸 Mahya, Ramazan aylarında birden fazla minareli camilerin iki minaresi arasına kurulan ışıklı yazıdır. Farsça mâh "ay" isminden, Arapça -iyye ekiyle oluşturulmuş mâhiyye kelimesinin günümüz Türkçesi'ndeki halidir.
🔸 İslam beldelerinde, mübarek günlerde kandil yakma geleneği eskiden beri bulunurdu. Fakat minareler arasına gerilen ipler üzerinde kandillerle yazılar yazılması veya çeşitli şekiller tasvir edilmesi geleneği Osmanlı'ya özgüdür. Yaygın rivayete göre ilk olarak, Sultan I. Ahmed döneminde Hafız Kefevi tarafından Sultanahmet Camii minareleri arasında kurulmuştur.
İFTARİYELİKLER
🔸 Osmanlı döneminde Ramazanlarda, sofralar iki aşamalı kurulurdu. Önce "İftariyelik", ardından ana yemeklerin yendiği kısım gelirdi. İftariye, açlığın verdiği hızla yemeklerin birden tüketilmesini önlemek üzere tertiplenmiş hafif atıştırmalıkların bulunduğu kısımdı.
🔸 Küçük tabaklarda ve sahanlarda reçeller, peynirler, zeytinler, hurmalar ve benzeri yiyeceklerden teker teker alınır. İftariyelikler bittikten sonra bir anda kaldırılır. O sıra akşam ezanı okunurken isteyenler ezanla gelen sese uyarak akşam namazını kılar. Sonra yeniden hazırlanmış olan sofranın başına oturulurdu
RAMAZAN DAVULCUSU
🔸 Ramazan davulcuları, Osmanlı döneminden itibaren tarih sayfaları arsında yerlerini almıştır. Ramazan davulcuları, Ramazan boyunca sahura kaldırmak üzere sokak aralarında davul çalıp mani söyleyerek dolaşırlarmış.
🔸 Osmanlı'da beri süregelen en nadide Ramazan geleneği olarak karşımıza çıkmaktadır.