Müslümanların kıblesi ne zaman değişti?
Kıble, başta namaz olmak üzere bazı ibadet ve davranışlarda yönelinen tarafa denir. Hz. İbrahim'den bu yana kıblenin Kâbe olduğu, hanif dinin mensuplarının Kâbe'ye yönelerek ibadet ettikleri bilinir. İslam'ın ilk yıllarından Hicret'ten sonrasına dek namazlar, Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa yönüne doğru kılınmış, daha sonra Allah'ın tebliği ile Müslümanların kıblesi Mekke'de bulunan Kâbe'ye çevrilmiştir. Peygamber Efendimiz hadis-i şerifinde kıblenin önemini şu sözle vurgulamıştır: "Sizden biri kıbleye yöneldiği zaman Allah'a yönelmiş olur."
Önceki Resimler için Tıklayınız
Bakara suresindeki diğer ayetler ise (142-150) kıblenin nihaî olarak Kudüs'ten Kâbe istikametine çevrilişini ve bu konuda meydana gelen polemiklere verilen ilâhî cevabı konu edinilir.
Namaz dışındaki diğer bazı ibadet ve davranışlarda kıbleye dönülmesiyle ilgili fıkhî ahkâm ise daha çok bu konudaki hadislere dayanır.
İslam kaynaklarına göre Kâbe, Hz. İbrahim'den beri kıble idi. Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi üzerine Yahudilerin takındığı tutumu kınayan ayetlerde (Bakara, 144-146) Ehl-i kitabın gerçeği bilmekte, fakat gizlemekte olduğunun ifade edilmesi müfessirlerce bu hususun onlara gönderilen ilâhî kitaplarda da teyit edildiği şeklinde yorumlanır.
İslamiyet'in zuhurundan önce Hanifler de Kâbe'ye saygı gösteriyor ve ona doğru yönelerek namaz kılıyorlardı.
Putlara tapmayan ve ilk Müslümanlardan olduğu bilinen Ebû Zer el-Gıfârî'nin belirttiğine göre Müslüman olmadan iki veya üç yıl önce namaz kılmaya başlamış, hangi tarafa döndüğü sorulduğunda da "Rabbimin beni döndürdüğü tarafa" cevabını vererek belirli bir istikamet aramadığını ifade etmiş, Mekke'ye geldiğinde de Kâbe'nin yanına gidip Müslümanlığını ilân etmiştir.
Hz. Peygamber'in hicretten önce on yıl boyunca kıble olarak hangi tarafa yöneldiği konusunda kesin bir bilgi bulunmamakta, bu hususta üç farklı rivayet zikredilir.
Katâde'den nakledilen rivayete göre Resûl-i Ekrem Mekke döneminde Kudüs'e yönelerek namaz kılmıştır. İbn Cüreyc, Resûlullah'ın önceleri Kâbe'ye, daha sonra Kudüs'e yönelerek namaz kıldığını kaydeder.
Bu iki rivayet çerçevesinde ensarın da hicretten önce iki veya üç yıl boyunca Kudüs'e doğru namaz kıldığı belirtilir.
İbn Abbas'tan nakledilen ve bu iki görüşü telif eden rivayete göre ise Hz. Peygamber Kâbe'yi önüne alarak Kudüs'e doğru namaz kılmaktaydı. İbn Abbas, namazın Miraç gecesi Kudüs'e doğru farz kılındığını kaydeder.
Medineli Müslümanlardan olup İkinci Akabe Biatı'na katılan ve Resûl-i Ekrem'e ilk biat eden Berâ bin Ma'rûr, Kâbe'ye arkasını dönmeyeceğini belirterek Mekke'ye doğru namaz kılarken diğer Müslümanlar Hz. Peygamber'in Kudüs'e yöneldiğini ileri sürerek ona uymadılar. Mekke'ye geldiklerinde Berâ durumu Resûlullah'a anlatınca böyle yapmamasını ve bulunduğu kıble üzerine sabretmesini istemiş, o da Kudüs'e yönelerek namaz kılmıştır.