Kur’an İlimleri ve Kavramları Sözlüğü: A’dan Z’ye Terimler ve Diyanet Açıklamaları
Kur'an-ı Kerim ile hemhal olurken karşılaştığımız teknik terimleri öğrenmeye ne dersiniz? 'Hatim' ve 'Mukabele' arasındaki farktan, 'Kıraat'ın inceliklerine; 'Muhkem' ve 'Müteşâbih' ayetlerin sırrından, 'Tilavet Secdesi'nin uygulanışına kadar Kur'an iklimine ait tüm kavramları sizler için hazırladık. Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarına dayalı, güvenilir ve detaylı Kur'an Sözlüğü sizlerle...
Âyet
➡ Sözlükte "açık alâmet, işâret, emâre, iz ve nişâne" demektir. Çoğulu ây ve âyât'tır. Allah'ın varlığına delâlet eden şeylere ve peygamberlerin hak olduğunu ispat eden mucizelere de âyet denir. Kur'ân'da bu kelime; aynı temel anlamları içerecek şekilde mucize (Bakara, 2/211; Mü'min, 40/78), alâmet (Bakara, 2/248), ibret (Nahl, 16/11), acâib iş (Mü'minûn, 23/50), delil (Rûm, 30/20-25; İsrâ, 17/12) ve Kur'ân âyeti (Nahl, 16/101) karşılığı olarak kullanılmıştır.
➡ Kur'ân, sûrelerden, sûreler de âyetlerden oluşmuştur. Âyet, sonu ve başı belli olan, uzun veya kısa, bir harf veya birkaç kelime veya cümleden oluşan Allah'ın sözlerine denir. Her âyet Kur'ân'dır. Anlamlı en kısa âyet bir kelime olan ve "yemyeşil" anlamındaki "müdhâmmetân" dır (Rahmân, 55/64). En uzun âyet ise bir sayfadır (Bakara, 2/282). Fâtiha sûresinin başındaki besmele dâhil, Kur'ân da 6236 âyet vardır. Diğer sûrelerin başlarındaki âyetler, sûreleri birbirinden ayırmak için konulmuştur, o sûreden birer âyet değildir.
➡ Âyetlerin son kelimelerine kendisinden sonra gelen âyeti ayırdığı için "fâsıla" (çoğulu, fevâsıl) denir. Âyetlerin sûrelerdeki dizilişi vahiy ile belirlenmiştir (tevkîfî). Âyetlerin bir kısmı Mekke'de bir kısmı da Medine'de inmiştir. Manalarının anlaşılırlığı bakımından âyetler muhkem ve müteşâbih kısımlarına ayrılmakla birlikte (Âl-i İmrân, 3/7) sağlam ve güzel olma bakımından bütün âyetler, muhkem ve müteşâbihtir (Hûd, 11/1; Zümer, 39/23). İlk inen âyetler Alâk sûresinin ilk beş âyetidir. Son inen âyetler hakkında görüş birliği yoktur. Bakara sûresinin 278 ve 281, Nisâ sûresinin 176, Tevbe sûresinin 128-129, Nasr sûresinin 1-3 ve Mâide sûresinin 3. âyetlerinin son inen âyetler olduğu söylenmektedir.
Cem'u'l-Kur'ân
➡ Kur'ân'ın toplanması, mushaf hâline getirilmesi demektir. Hz. Peygamber (a.s.)'e inen ayetler; ince ve yassı taşlara, kaburga kemiklerine, derilere, kağıtlara, hurma dallarına vb. şeylere yazılıyor ve muhafaza ediliyordu. Ayetler, inmeye devam ettiği için Peygamberin sağlığında Kur'ân, mushaf haline getirilmemişti.
➡ Hz Peygamber (a.s.)'in vefatından altı ay sonra, Yemâme savaşında bir çok hafızın şehit olması üzerine Hz. Ömer'in teşvikiyle Halife Hz. Ebu Bekir, Kur'ân-ı mushaf haline getirme kararı aldı ve bu görevi, Peygamberin Kur'ân'ı vahiy meleği Cebrail'e son okuyuşunda hazır bulunan, vahiy kâtibi ve hafız olan Zeyd ibn Sabit'e verdi. Zeyd, titiz bir çalışma ile Kur'ân'ı mushaf haline getirdi ve halifeye teslim etti. Bu mushaf, Hz. Osman zamanında yine Zeyd ibn Sabit'in başkanlığında Abdullah ibn Zübeyr, Sâid ibn As, ve Abdurrahman ibn Hâris'den oluşan bir komisyon tarafından çoğaltıldı. Yer yüzündeki bütün mushaflar, bu ilk mushafların aynıdır.
Cüz
➡ Sözlükte "parça, pay, hisse ve bölüm" demektir. Istılah'ta Kur'ân'ın otuza bölünmüş parçalarından her birine denir. Her yirmi sayfa bir cüz sayılmış, böylece Kur'ân 30 cüz'e bölünmüştür.
➡ Kur'ân'da her cüz, ilk sayfasında cüz 1, cüz 2, diye bir şekil içine yazılarak işâretlenmiştir. Kur'ân-ı cüzlere bölmek, okuma ve ezberleme konusunda kolaylık ve takibi sağlamak amacıyla yapılmıştır.
Hatim
➡ Hatm ve hıtâm sözlükte "örtmek, mühürlemek, bir şeyi tamamlayıp sonuna ulaşmak" gibi mânalara gelir. Terim olarak ise Kur'ân-ı Kerim'i, Fatiha suresinden Nâs suresine kadar tamamını yüzünden veya ezbere okuyarak bitirmeye "hatim" denir.
➡ Kur'ân'ın tamamı kaç günde okunmalı yani kaç günde bir hatim yapılmalıdır? Bu sorunun cevabını şu hadis-i şerif'te bulabiliyoruz:
Peygamberimiz (s.a.s), sahabeden Abdullah ibn Amr'a,
-"Kur'ân'ı bir ayda oku" buyurmuş, Abdullah,
-"(Ya Resûlüllah!) Daha kısa sürede okumaya gücüm yeter" demiştir.
Peygamberimiz (s.a.s) öyleyse,
-"Yirmi günde oku" buyurmuştur. Abdullah,
-"(Ya Resûlellah!) Daha kısa sürede okumaya gücüm yeter" demiştir.
Peygamberimiz (s.a.s) o zaman,
-"On günde oku" buyurmuştur. Abdullah,
-"(Ya Resûlüllah!) bundan Daha kısa sürede okumaya gücüm yeter" demiştir.
Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s),
-"Yedi günde oku, bundan daha kısa sürede okuma" buyurmuştur.
(Ebu Dâvûd, Salât, 325, No: 1391)
Hizb
➡ Sözlük bölük, grup anlamına gelen hizb kelimesi terim olarak Kur'ân'ın bölümlere ayrılması demektir. Sahabe döneminden beri Kur'ân-ı Kerim'i düzenli ve devamlı okuyan Müslümanlar, günlük okunacak bölümleri, sûrelerin uzunluklarını göz önüne alarak ayırmışlar, bu ayırmaya "tahzîb" (bölümlere ayırmak), her bölüme de "hizb" demişlerdir.
➡ İlk bölüm üç suredir: Bakara, Al-i İmran ve Nisa. İkinci bölüm beş suredir: Mâide, En'âm, A'râf, Enfâl, Tevbe. Üçüncü bölüm yedi sûredir: Yunus, Hûd, Yusuf, Ra'd, İbrahim, Hıcr, Nahl. Dördüncü bölüm dokuz sûredir: "İsra, Kehf, Meryem, Tâhâ, Enbiya, Hac, Müminûn, Nûr, Furkan. Beşinci bölüm on bir sûredir: Şuarâ, Neml, Kasas, Ankebût, Rum, Lokman, Secde, Ahzâb, Sebe', Fâtır, Yâsîn. Altıncı bölüm 13 sûredir: Sâffât, Sâd, Zümer, Mü'min, Fussılet, Şûrâ, Zuhruf, Duhan, Câsiye, Ahkâf, Muhammed, Fetih, Hucûrât.