İsmi Azam Duası: Okunuşu, Anlamı ve Büyük Faziletleri
Hayatın zorlu anlarında, kalbiniz daraldığında veya çok istediğiniz hayırlı bir işin gerçekleşmesi için sığınabileceğiniz en güçlü liman duadır. İslam alimlerine göre İsmi Azam Duası, sırlarla dolu ve tesiri çok yüksek bir yakarıştır. Duaların kabulüne vesile olan bu kıymetli duanın Arapça ve Türkçe okunuşu ile derin manasını sizler için bir araya getirdik. İşte manevi dünyanızı aydınlatacak o muazzam dua ve faziletleri...
➡ İsmi Azam, kelime manasıyla Yüce Allah'ın "en büyük ve en yüce ismi" demektir. İslam alimlerine ve hadis kaynaklarına göre İsmi Azam; Allah, Rahmân, Rahîm, Hayy, Kayyûm, Mennân ve Zû'l-celâli ve'l-ikram gibi Cenab-ı Hakk'ın en kıymetli isimlerinden biridir veya bu isimlerin bütünüdür. Teknik olarak "İsmi Azam" tek başına özel bir dua adı olmasa da, Resûlullah (s.a.s.), bu yüce isimler anılarak yapılan duaların Allah katında mutlak suretle makbul olacağını müjdelemiştir.
➡ Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.), camide namaz sonrası dua eden bir sahabenin; "Allah'ım! Senden başka ilah yoktur. (Sen), Mennân'sın (Çok nimet verensin), gökleri ve yeri yokken vâr edensin, celâl ve ikram sahibisin. (Sen'den talepte bulunuyorum)" şeklindeki yakarışını işittiğinde şöyle buyurmuştur:
'O'nun Allah'a ne ile dua ettiğini biliyor musunuz? Allah'ın ism-i a'zam'ı ile dua etti ki, onunla dua edildiğinde, Allah kabul eder ve onunla istendiğinde verir.' (Tirmizî, Deʽavât, 100)
Siz de bu müjdeye nail olmak ve dualarınızın kabulü için, Peygamberimiz'in işaret ettiği o muazzam İsmi Azam duasının okunuşunu, anlamını ve faziletlerini aşağıda bulabilirsiniz.
İsmi Azam Duası Arapça Yazılışı ve Okunuşu
Bismillahirrahmanirrahim
"Allâhümme inni es'elüke bi-enni leke'l-hamdü lâ ilahe illâ ente'l-Mennânü, yâ Hannanü, yâ Mennanü, ya Bedi'as-semâvâti ve'l-ard, Yâ zel celali vel ikram. "Ya Hayyu,Ya Kayyûm. Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke inni küntü minez zalimin. Allâhümme inni es'elüke bi-enni eşhedü enneke ente'l-lâhü lâ ilahe illâ ente'l-Ehadü's-Samedüllezi lem-yelid, ve lem yüled ve lem yekûn lehü küfuven Ehad. Elif Lâm Mim, Allâhü lâ ilâhe illâ Hüve'l-Hayyu'l-Kayyûm. Ve ilâhüküm ilâhün Vahidün lâ ilâhe illâ Hüve'r-Rahmanü'r-Rahim. Yâ zel celâli vel ikram. Yâ Erhame'r-Rahimin.Allâhümme inni es-elüke bi-enneke ente'l-lahu lâ ilahe, illâ entel Vâhidül-Ehadül Ferdüs Samedüllezi lem yelid ve lem yüled,ve lem yekün lehü küfüven Ehad. Lâ İlâhe illâllahu vahdehü lâ şerike leh, lehü'l mülkü ve lehül hamdü ve Hüve ala külli şey'in Kadir. Lâ ilâhe illallahu ve lâ havleve la kuvvete illâ billahil Aliyyil Azim. Es-elüke bismike'l-e'azze'l-ecelli'l-ekrem. Rabbi, Rabbi, Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi, ya Rabbi. Lâ ilâheillallahu Vahdehu lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve Hüve alâ külli şey'in Kadir.Elhamdüli'llâhi ve Sübhan-Allahi ve'l-hamdülllahi ve lâ ilâhe illâllahu v'Allahhu Ekber, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-Aliyyi'l-Azim."
İsmi Azam Duası Anlamı ve Meali
"Allah'tan başka ilah yoktur. Ancak, Celil ve Cebbar olan O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Ancak bütün kullarının hallerine vakıf olan ve kusurlarını örtbas edendir. Allah'tan başka ilah yoktur. Gece ile gündüzü halk eden O'dur. Allah'tan başka ilah yoktur. Tektir, şeriki yoktur, tektir ve birdir. Biz O'na hamdü sena ederiz. Allah'tan başka ilah yoktur. Ancak O vardır, tektir, ortağı yoktur. Tek bir Allah'tır. Biz O'na ibadet ederiz. Allah'tan başka ilah yoktur. Ancak O vardır, tektir ve ortağı yoktur. Tek bir ilahtır. Bizler O'na şükrederiz. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah tektir, ortağı yoktur, Muhammed O'nun Resuü'dür. Hay ve Kayyum O'dur. Allah'ın rahmeti mahlukatının en hayırlısı olan Muhammedin al ve ashabının ve hepsinin üzerine olsun. Şehadet ederim ki Sen hem Rabbimiz ve hem de Halikimizsin. Allah'ım, beni mağfiret eyle, ey Allah, ey Allah, ey Allah Rahmetinle beni yarlığa Zira, Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin."
➡ Kur'ân-ı Kerîm'de "ism" kelimesi yirmi âyette Allah'a nisbet edilmekle birlikte "a'zam" sıfatıyla bir niteleme yer almamaktadır. Bir âyette Rabbin isminin yüce olup hayırlara vesile teşkil ettiği ifade edilmiş (er-Rahmân 55/78), iki âyette "ism-rabbik" terkibine "azîm" sıfatı (el-Vâkıa 56/96; el-Hâkka 69/52), bir âyette de aynı terkibe "a'lâ" nitelemesi eklenmiştir (el-A'lâ 87/1).
➡ Ancak bu âyetlerin üçü de Rabbin isminin tenzih edilmesini emretmektedir. Müfessirler genelde bu tenzihin Allah'ın zâtına râci olduğunu kabul etmekte ve isim kelimesinin bir vasıta görevi üstlendiğini veya sıfat mânasına geldiğini belirtmektedir.
➡ İsm-i a'zam hakkında nakledilen hadislerden Esmâ bint Yezîd, Ebû Ümâme, Büreyde b. Husayb, Enes b. Mâlik ve Hz. Âişe yoluyla gelen rivayetler İbn Mâce'nin es-Sünen'inde mevcuttur. ("Duʿâʾ", 9)
➡ Übey b. Kâ'b'dan gelen rivayetlere göre Hz. Peygamber ism-i a'zamın Bakara, Âl-i İmrân ve bir rivayette Tâhâ sûresinde yer alan şu cümlelerden ibaret olduğunu söylemiştir:
"Allāhü lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûm"