Allah'ın yasakladığı huy: Kibir
Allah Teala insanların gururunu kıracak her fiiliyatı yasaklamıştır. Hak Teala'nın bu minvalde yasakladığı kibir, cimrilik, katı kalplilik ve kabalık kötü hasletlerdir. Eğer önlem alınmazsa bu kötü hasletler insan için büyük bir felaket oluşturur. Alçak gönüllülüğün zıddı olan kibir, insanı felakete götüren, Allah'ın (CC) yasakladığı kötü bir huydur.
Önceki Resimler için Tıklayınız
"Âyetlerimize yürekten inananlar ancak o kimselerdir ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve rablerini hamd ile tesbih ederler."
Secde Suresi 15. Ayet
Secde Suresi 15. Ayetin mealini okumak ve dinlemek için tıklayın
Secde Suresi 15. Ayet Tefsiri
◼ "İnkârcıların hakikatleri açık seçik gördükten sonra "Artık kesin olarak inandık" diyeceklerini, ama bunun Allah katında bir değer taşımayacağını bildiren âyetleri takiben, kimlerin gerçek mânada iman etmiş sayılacakları açıklanmakta, bu kapsamdakilerin övgüye lâyık hallerinden ve kendileri için hazırlanan nimetlerin eşsizliğinden söz edilmektedir. Buna göre gerçek müminler Allah'ın âyetlerine sırf O'nun katından gelmiş olduğu için teslimiyet gösterenlerdir."
"Ne Mesîh Allah'ın bir kulu olmaktan geri durur ne de yakın melekler. Büyüklenerek O'na kulluktan geri duranların hepsini Allah, yakında huzuruna toplayacaktır. İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara Allah ecirlerini tam olarak verecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da ihsan edecektir. Kulluğundan yüz çevirenlere ve kibirlenenlere gelince, onlara acı bir şekilde azap edecektir; bunlar kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabileceklerdir."
Nisâ Suresi 172 ve 173. Ayetler
Nisâ Suresi 172 ve 173. Ayetlerin mealini okumak ve dinlemek için tıklayın
Nisâ Suresi 172 ve 173. Ayetler Tefsiri
◼ "Müşrikler, "melekler Allah'ın kızlarıdır" diyorlar (Nahl 16/57), hıristiyanlar da Îsâ Mesîh'in Allah'ın oğlu olduğunu ileri sürüyorlardı. Bu iki iddianın reddinde kullanılan delil, meleklerin ve Îsâ'nın davranışlarından hareket eden vâkıa delilidir; çünkü gerçekte olan, fiilen gerçekleşen şey, gerek meleklerin ve gerekse Hz. Îsâ'nın Allah'a kulluk ve ibadet ettikleridir. Melekler bunun için var edilmişlerdir, Hz. Îsâ'nın Allah'a kulluk ve ibadetle ömrünü geçirdiği ise yalnızca Kur'an'ın nakli ile değil, İncil'deki açıklamalarıyla da sabittir (meselâ bk. Matta, 4/8-10). Allah ibadet eden değil, kendisine ibadet edilendir; melekler ve Hz. Îsâ da Allah'a ibadet ettiklerine göre bunların ne tanrı ne de O'nun oğlu veya kızı olmaları mümkündür."
"Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri âyetlerimden mahrum edeceğim. Onlar, bütün mûcizeleri görseler de iman etmezler; doğruluk yolunu görseler onu izlemezler. Fakat eğrilik yolunu görürlerse hemen ona saparlar." Bu durum, onların âyetlerimizi yalan saymalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelmektedir."
A'râf Suresi 176. Ayet
A'râf Suresi 176. Ayetin mealini okumak ve dinlemek için tıklayın
A'râf Suresi 176. Ayet Tefsiri
◼"Allah dileseydi o kişiyi âyetlerinden yararlandırarak yüceltirdi. Fakat o bunu istemedi, bulunduğu yere saplanıp kaldı, kendini dünyaya kaptırdı, yükselmeyi değil dünyaya çakılıp kalmayı tercih etti. Fıtratındaki yüksek ruhî ve zihnî melekeler onu imana çağırırken o nefsânî tutkularının peşinden gitti. Bu durumda gerçek anlamda insanlık değerini ve ayrıcalığını da yitirdiği için 176. âyette böyle bir insanın psikolojik durumu, sıcaktan veya başka herhangi bir sıkıntıdan dolayı dilini sarkıtıp devamlı soluyan, kovulsa da kendi haline bırakılsa da durumunu değiştirmeyen köpeğin haline benzetilmiştir."