Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik
Sürekli koşan, tüketen ve dışarıya bakan modern insan ruhunu nerede yitiriyor? Saadettin Ökten ve Kemal Sayar'ın kaleminden Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik, bizi durmaya, kalple akletmeye ve iç âlemimizi onarmaya davet ediyor. Güzelliği, estetiği ve kendini bilme yolculuğunu yeniden hatırlamak için bu alıntılara kulak verin.
🔸"Doğrusunu isterseniz ergence heveslerim hiç olmadı. Niye bu tarz heveslere kapılmadım diye ben de çok düşündüm. Mesela bu ergence hevesler ve başkaldırılar benim çocuklarımda da olmadı. Hadi ben diyelim 1950'lerin çocuğuyum, daha eski bir zamanda yetiştim; çocuklarım 1970'lerin çocuğu. Çocuklarımdan en büyüğü 1970, en küçüğü 1978 doğumlu. Onların da ergence hevesleri olmadı. Bunu şu sebebe bağlıyorum; bizim ailede otorite babam değildi, Resulullah'tı, Cenab-ı Allah'tı. O aşkın bir otorite. İnsani bir otorite değil, üst bir otorite…"
Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik
Saadettin Ökten/ Kemal Sayar
🔸"Mesela babam, annem ve yakın aile çevresi bize önce insanları değil, Hazreti Peygamber'i sevmeyi öğretti. Bu çok mühim bir şey. Şimdi önceliği insan sevgisine veriyorlar. İnsan sevgisiyle başlarsanız bir yere varamazsınız. Evvela mükemmel, kâmil, ekmel insanı seveceksiniz. Oradan yansıyan bir güzellikle hayata baktığınız zaman tekâmül edersiniz."
Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik
Saadettin Ökten/ Kemal Sayar
🔸"Hayat sadece bizim elimizde değil. Hayat, bizi elinde tutan o büyük kudretin elindedir. O izin verirse yapıp ettiklerimiz gerçekleşebilir anlamında kullandığımız "inşallah" kelimesi; zamanı, insanın içsel uzayında genişleten bir imkânlar silsilesi aslında. Kierkegaard, "İhtimal varsa umut vardır" diyor. "İnşallah" dediğimiz anda, anın doğurgan bir an olduğunu ve nice anlara gebe olduğunu ifade etmiş oluyoruz. Yarın bambaşka bir haberle uyanabiliriz ve o bambaşka haber bizi, planladığımız şeyi yapmaktan alıkoyabilir. Herkesin hayatında buna benzer örnekler vardır; ama "inşallah" kelimesi insanın, kendi aklının ve iradesinin sınırlarını görebilmesi açısından da fevkalade bir kelime olarak görünüyor bana."
Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik
Saadettin Ökten/ Kemal Sayar
🔸"Ölümü düşünebilmesi, soyutlama yapabilme kabiliyetine sahip olması, hayatta bir anlam araması, yola düşmesi, yolun hatırına yolda kaybolması, insanı hayvandan ayıran çok önemli hususiyetler. Her şeyden öte insan, kendisi üzerine düşünebilen bir varlık. Bütün bunlar ise beynimizin daha üst seviyelerini kullanabilmemizle mümkün olabilen şeyler. Bu hakikat arayışı, içimizdeki susuzluğu giderme arayışı, aslında insanın hayvanlar âleminden ayrıldığının ve urûç ettiğinin bir göstergesi."
Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik
Saadettin Ökten/ Kemal Sayar
🔸"Bütün hikemi geleneklerin kökünde "kendini bilmek" düşüncesi var. Delphi Tapınağı'nın kapısında "Kendini bil" yazı yor. Peygamber Efendimiz, bir hadis-i şerifte "Kendini bilen Rabbini bilir" buyuruyor. Akıl, insanın kendisini bilmesi, kendi sınırlarını, eksikliklerini, kusurlarını idrak edebilmesi için ona bağışlanmış bir meleke. Fakat bizler, günümüz toplumunda aklı mutlaklaştırıyor ve metafizik anlamından uzaklaştırıyoruz. Kur'ân-ı Kerîm'de pek çok yerde, "Siz hiç akletmez misiniz?" sualiyle karşı karşıya kalıyoruz. O akılda daha şümullü bir şey var. Kalp ile bilmek, sezgiye açık olmak da o akla dahil. Fakat orada araçsal akıl ve us yok."
Aleme Bir Yar İçin Ah Etmeye Geldik
Saadettin Ökten/ Kemal Sayar