Arama

Ünlü yazarları yakından tanımamızı sağlayacak 10 söyleşi kitabı

Okuyucular eserlerini takip ettiği edebiyatçıların özel hayat, kişilik ve zevklerini mutlaka merak ederler. Okur ve sanatçı arasındaki bu etkileşim her zaman yaşanmıştır. Bir edebiyatçının neleri sevip sevmediğinden gününü nasıl geçirdiğine kadar onlarca soru merak edilebilir. Hatta öyle ki kimi zaman eserler üzerinden yaşamlarına dair çıkarımlarda da bulunulabilir. Edebiyatçıların yaşamlarından izler taşıyacak en önemli kaynaklardan biri de söyleşi kitaplarıdır. Bu kitaplar yazarların kişisel yaşantılarının yanında düşünce dünyalarına ve edebi şahsiyetlerine dair değerlendirmelerde bulunabilmemize de olanak sağlar. İşte ünlü edebiyatçıları yakından tanımamızı sağlayacak 10 söyleşi kitabı...

  • 1
  • 10
DÜNYAYA GELDİM GİTMEYE - SADETTİN ÖKTEN, KEMAL SAYAR
DÜNYAYA GELDİM GİTMEYE - SADETTİN ÖKTEN, KEMAL SAYAR

Baskı tarihi: 2019
Sayfa sayısı: 285
Yayınevi: Turkuvaz Kitap

Sadettin Ökten ve Kemal Sayar'ın radyo programlarındaki doğaçlama konuşmalarından oluşan Dünyaya Geldim Gitmeye adlı eser, Turkuvaz Kitap tarafından yayımlanmıştır. Bu kitap, biri insan ruhunun, biri medeniyetimizin, kültür kodlarımızın ustası iki önemli düşünürden okura sunulmuş bir yaşama kılavuzu…

İnsan, anlamdan boşaltılmış bir kâinatı ancak bu şekilde yeniden ışıklandırabilir, kozmik yalnızlığından kurtularak, "Allah bes, bâkî heves" dediği bir birlik düşüncesine ulaşabilir. İkiliye göre "geldik gidiyoruz, bütün mesele "aşk ile ânı seyretmek"."

Dünyaya Geldim Gitmeye eserinden 20 umut dolu alıntı

Kitabın ilgi çekici yönü nedir?

Kitabın ilgi çekici yanını umut ve iyimserlik teşkil ediyor. Bu satırlarda yılgınlık ve yeise yer yok…Rıza-i İlahi'ye ulaşmak ve daha soylu bir hayat sürebilmek için seferber olabilmek var…

"Hayatta her şeyin bir sınırı var, bedenimizin, bilgimizin, duyularımızın, hayatımızın, dünyanın bile... İyi de gönlümüzün bir sınırı var mı? Sevgimizin, muhabbetimizin, hüznümüzün, şevkimizin sınırı var mı?"

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız

  • 2
  • 10
AŞK İLE ANI SEYRETMEK - SADETTİN ÖKTEN, KEMAL SAYAR
AŞK İLE ANI SEYRETMEK - SADETTİN ÖKTEN, KEMAL SAYAR

Baskı tarihi: Mayıs 2020
Sayfa sayısı: 254
Yayınevi: Turkuvaz Kitap

Sadettin Ökten ve Kemal Sayar'ın şiirin kanatlarına tutunarak gerçekleştirdikleri uzun soluklu sohbetlerinin ikinci cildi olan Aşk ile Ânı Seyretmek, bizleri bir kez daha sevginin, saygının ve bilgeliğin eşlik ettiği bir yolculuğa çıkarıyor. Hem de tam koronavirüs salgınının dünyayı, insandaki manasız büyüklenmeyi hizaya çektiği, radikal bir belirsizliğin ruhları yaygın bir endişeye düçar ettiği günlerde…

Evden ayrılalı bir hayli vakit geçti, geriye dönmek için çok mu geç oldu? Dönmeye niyet etsek acaba yolu bulabilecek miyiz?

Bugün bizim için neyin değerli olduğunu anlama zamanı…

Fikriyat ile ne görelim, ne okuyalım, nereye gidelim?

Kitabın ilgi çekici yönü nedir?

Kitap, benliğimizden bir hayli uzaklaştığımız bu çağda, kendimize doğru bir yolculuğa çıkmaya olanak tanıyor. Bu sohbetlerde, kaybettiğimiz bir âlemi bugüne ekleyen hatıraların kutsi saati var…

"İnsan hayata ve karşısındaki insana daha metafizik açısından baktığı zaman, varlığı incitmekten imtina ediyor. İzole varlıklar değiliz hiçbirimiz ve kâinattaki her şey birbirine bağlı, hepimiz birbirimize bağlı varlıklarız."

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız

  • 3
  • 10
ÖYLE GEÇER Kİ ZAMAN - TEOMAN DURALI
ÖYLE GEÇER Kİ ZAMAN - TEOMAN DURALI

Baskı tarihi: Ocak 2020
Sayfa sayısı: 520
Yayınevi: Turkuvaz Kitap

Öyle Geçer Ki Zaman, Teoman Duralı'nın bugüne dek gezip gördüğü yerleri okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor. Zonguldak'ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere, hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına, Norveç'te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı'da geçen çalışma faslına kadar birçok hikayeyle hayatının tüm ayrıntılarına değiniliyor. Ünlü yazarın anılarındaki capcanlı ayrıntılar, sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor.

Teoman Duralı'nın Öyle Geçer Ki Zaman kitabından 20 alıntı

Kitabın ilgi çekici yönü nedir?

Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu, bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor. Çok sevilen bir ismin yaşamının kıyısında dolanırken aynı zamanda bir medeniyetin kültürüne ve tarihine yakından tanıklık edebiliyorsunuz.

Hoca haklı: Zaman öyle bir geçiyor ki

"Kelimeyişehâdet yeliyle yelken açıyorum zamansız- mekânsız âleme Heyhât öyle geçer ki zaman Seni unutmağa var mı imkân..."

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız

  • 4
  • 10
BAŞLARKEN YALNIZSIN, BİTİRDİĞİNDE DAHA DA YALNIZ - HASAN ALİ TOPTAŞ
BAŞLARKEN YALNIZSIN, BİTİRDİĞİNDE DAHA DA YALNIZ - HASAN ALİ TOPTAŞ

Baskı tarihi: Ekim 2014
Sayfa sayısı: 306
Yayınevi: İletişim Yayınları

Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız kitabı, az konuşan, konuşmamayı tercih eden, kendini yeryüzüne susmaya gelenlerden sayan bir yazarın söyleşilerini ihtiva ediyor. Kitap yaklaşık 25 yıllık bir süreçte Hasan Ali Toptaş ile yapılmış olan muhtelif röportajlardan müteşekkil. Hasan Ali Toptaş, şeytanın dürtmesiyle romana başlamasını, taşra kasabalarını, sinema salonuna kaçak giren çocukları, saklı hikâyeleri, türlü kederleri, onulmaz hüzünleri, kıpır kıpır hatıraları anlatıyor söyleşilerinde.

Yazar aynı zamanda güncelden kaçışını, kalabalıklardan duyduğu korkuyu, uğultuları, kuytuları, acemiliği, beyhude kaçışları, kötülüğü, vicdanı, masumiyeti konuşuyor. Usul usul, sakin, ağırbaşlı, susmaya hazır.Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız, Hasan Ali'yi konuşturuyor. Aklı, fikri, gecesi, gündüzü, edebiyata ve hayata dair neyi varsa...

Kitabın ilgi çekici yönü nedir?

Kitap kendi kabuğunda yaşayan güncel edebiyatımızın en önemli isimlerinden Hasan Ali Toptaş'ın hayatına dair tüm detayları sunuyor. Harflere can veren büyük ustanın hangi çalkantı ve çelişkilerin içinde yazmaya sarıldığına tanıklık etmek, kitabın cazibesini arttırıyor. Aynı zamanda yazarın edebiyatını neredeyse bütün yönleriyle kapsayan bu söyleşiler, edebiyat ve yazarlık üzerine düşünen okurların şimdiden baş ucu kitabı olma niteliğinde…

"Yazmak bence bir yalnızlıktan bir yalnızlığa yolculuk. Okuru hesaba katsan da böyle bu, katmasan da. Başka bir deyişle bir öyküye, bir şiire, bir romana başlarken yalnızsın; bitirdiğinde daha da yalnız."

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız

  • 5
  • 10
NASIL YAZIYORSAM ÖYLEYİMDİR - BİLGE KARASU
NASIL YAZIYORSAM ÖYLEYİMDİR - BİLGE KARASU

Hazırlayan: Mustafa Arslantunalı
Baskı tarihi: 2017
Sayfa sayısı: 68
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi

Nasıl Yazıyorsam Öyleyimdir Bilge Karasu'nun kaleminden çıkmamış ama ağzından ne çıkmışsa o yazılmış... Son zamanlarında Mustafa Arslantunalı ile yaptıkları söyleşiler sırasında Arslantunalı, kaydettiği kasetleri Karasu'nun vefatı sonrası derleyip toparlayıp bu kitabı oluşturuyor.

Kitap 68 sayfadan oluşsa da geniş kapsamlı başlıklara ayrılmış 13 bölüm içeriyor. Çeviriden musikiye kadar pek çok alanda Karasu'nun düşüncelerine yer verilmiş.

Kırk beş yılı aşkın süren ve ne yazık ki erken gelen ölümüyle noktalanan yazı hayatı boyunca ortalığa çıkmayı sevmedi Bilge Karasu, şüphesiz hiç görünmemeyi seçmemişti. Pek az röportaja yanaştı yaşarken, pek az söyleşiye kapısını aralık bıraktı. Bu eser de yazarın röportajlarından bir derlemeyi ihtiva ediyor.

Kitabın ilgi çekici yönü nedir?

Mustafa Arslantunalı'nın gerçekleştirdiği bu 'son söyleşi', birden fazla özelliğiyle, Karasu'nun olası vasiyetnamelerinden biri, belki en önemlisi olarak büyük önem taşıyor:
Karasu'nun uzun uzadıya tartılmamış, kuşkular içinde durmadan sınanmamış, zaman içinde bir tür olgunlaştırma sürecinden geçirmediği tek bir cümlesi, yargısı çıkmıyor önümüze.

"Ne kadar çok okursak, ne kadar çok konuşursak, ne kadar çok iletişirsek o kadar iyi olacakmış gibi geliyor insanlara. Ama iletişim başlı başına bir amaç değil, iletişim olsa olsa, ötekinde kendini, kendinde ötekini görebilmek. Ötekinin aracılığıyla, ötekinin yardımıyla bir anlamda kendi kendini anlamak, kendi kendini kurmak. Bu da okunanın, dinlenenin yalnız kaydedilmesini değil, birçok başka dizgeyle karşılaştırılmasını da gerektirecektir. Oysa bir şeyleri görmek ya da işitmekle yetinmek, gelip geçici bir şey olarak, yani başımıza, üstümüze yağan bir geçmiş yağmur olarak düşünülüyor birçok durumda, evet, gürültüsü de yüksek, sonra geçip gidiyor. Ha ben bunu görmüştüm oluyor, ha ben bunu işitmiştim oluyor, ben bunu okumuştum, ha evet bir yerlerde böyle bir şeyden söz edildiğini biliyorum. Evet, haberdarım, ama söz edildiğinden haberdar olmak, söz edildiğini bilmek bir şey demektir ama söz edilmiş de ne olmuş? O sözün edilmesi sana ne getiriyor, sana neler gösteriyor, sana neler gördürüyor?"

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN