Türkçenin "garip" şairi: Aşık Paşa
Batı Oğuz lehçesiyle ortaya çıkan edebiyatımızın ilk şairlerinden olan Aşık Paşa'nın en önemli eserleri sayılan Maarifnâme ve Garibname kitabından başka gazel ve tarzında aruz ve hece vezinleriyle yazılmış şiirleri de vardır. Aşık Paşa'nın Garibname'de yer alan gazellerinden başka nazire mecmualarında rastlanan toplam altmış yedi şiiri Sadettin Nüzhet Ergun ve değişik tarihlerde Abdülbaki Gölpınarlı tarafından yayımlanmıştır. İşte divan ve halk şiirine örnek ürünler veren Aşık Paşa'nın şiirleri...
Önceki Resimler için Tıklayınız
"Sinlere var kim bilesin bu halâyık neydüğin
Sanasın kim bir ekindür Azrâil biçmiş gibi"
Mezarlara gidersen, bu insanlara ne olduğunu anlarsın! Onlar Azrail'in biçtiği bir ekin gibidirler.
"Bahtludur şol kişi kim dünyede adı kala
Ölmedi diridürür âb-ı hayat içmiş gibi"
Dünyada iyi ad bırakan bahtlı kişidir. O, ölümsüzlük suyunu içmiş, ölmemiş, hala hayatta gibidir.
"Bu ömür sermâyesin olmaz yire harc eyledün
Şöyle kim bir key delü nakdin suya saçmış gibi"
Bir zırdelinin parasını suya saçtığı gibi sen de bu ömür sermayesini boş yere harcadın, değerlendiremedin.
"Dilim bülbül oldu öter
Ahım cana kılur eser
Türlü türlü yemiş biter
Mamur oldu bostanımız"
"Geçenler n'etti n'eyledi
Her birisi bir ad koydu
Leyla ile Mecnun gibi
Söyleniser destanımız"