Osmanlı şiirinde kullanılan kelimeler
Klasik şiir olarak da adlandırılan divan edebiyatının kendine has, düşünce ve hayal dünyası bulunurdu. Kalıplaşmış bazı simgeler aracıyla şairler, hünerlerini ortaya koyardı. Böylece kullanılan her kelime, ince düşünüş ve derin bir manayı barındırırdı. Şair, bazen rüzgarın önünde titreyen bir yaprak olur bazen ise pervane gibi mumun etrafında dönerdi. Sizler için Osmanlı şiir dünyasından yansıyan kelimeleri derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
📚 Şem: Mum
📌 Divan şiirinde mum, çok zaman yanması ve ışık kaynağı olması ile işlenir, sık sık pervane ile birlikte anılır. Âşık pervane olunca sevgilinin yüzü ve yanağı mum olur. Âşık yanarken mum gibi yanıp erir. Mumun yanışı, baştan ayağa doğru olur. Mumun bazen başı kesilir. Bundan başka yer yer lâle, ay, güneş, âşık, gam, sîne, göz, can, boyun, sevgili, sevgilinin yanağı ve yüzü, vuslatı ve güzelliği de muma benzetilir. Aydınlatma araçları içinde önemli bir yer tutuyor oluşu da mumun önemini artırır. Divân şiirinde Şem ü Pervane mesnevileri de ayrı bir yere sahiptir.
Şem-i meclis gerin olup öykündüğiyçün yüzüne
Astılar bâzârda sonra zebanın yaktılarAhmed Paşa
📚 Peyk: Haber veya mektup getirip götüren
📌 Osmanlıların ilk zamanlarında postacı ve muhafızlara peyk denirdi. Peyk ve peykbaşı rütbeleri ile ayrı bir teşkilât olarak asırlarca hizmet görmüştür. Vücutça çevik ve zayıf kişilerden seçilirler. Az yerlerdi. Çok hızlı koşabilen bu kişiler meselâ Edirne-İstanbul arasını iki günde kat edebilirlerdi. Kelimenin uydu anlamı da zaman zaman şiirlerde kullanılmaktadır.
On sekiz bin âlemi seyreyledik uçtan uca
Milket-i sultânı aşkın peyk-i reh-peymâsıyızZatî
📚 Seb'a'l-mesâni: Yedi ayetten meydana gelen ve Kur'ân-ı Kerîm'in ilk suresi olan Fatiha'ya verilen ad
📌 Seb'a'l-mesâni, kelime olarak "tekrarlanan yedi (âyet)" anlamına gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de Fatiha için bu ad kullanılmıştır (Hicr/87). Bu hususta tefsirlerde çeşitli rivayetler vardır. Önce Mekke, sonra Medine'de indirilmesi, Allah ile kul arasında tekrar edilmesi, her namazda okunması bunlardandır. Hatta yedi kat göğe karşılık Fatiha'da yedi ayet olduğunu söyleyen âlimler de vardır
Zülf ü ruhsârını görmeklik için leyl ü nehâr
Okurum Seb'a'l-mesânî ile Kur'ân beri gelNesîmî
📚 Ürd-i behişt: Cennet gibi, cennete benzer
📌 Nisan ayında tabiat yeniden canlanıp güzelleştiği için bu aya ürd-i behişt denir. Nisan ayı, İran'ın kullandığı güneş takviminin ikinci ayıdır. Her ayın ikinci gününe ürd-i behişt denilir.
Erdi yine ürd-i behişt oldu hevâ anber-sirişt
Âlem behişt-ender-behişt her gûşe bir bâğ-ı İremNefî
📚 Âfitâb: Güneş
📌 Divân şiirinde daha çok ışığı, parlaklığı, ısısı ve ısıtması ile ele alınır. Hem benzeyen hem de benzetilen durumundadır. Işık ve parlaklık daima onunla birlikte bulunur ve bu nedenle birçok tamlamalar kurar. Yüzüne bakılamayışı ve gözleri yaşartması da sanatlara yol açar. Güneş, renk bakımından sarıdır. Bu yüzden korkmak ve kıskanmak fiillerini beraberinde getirir.
Dil cânı-ı meyle, nukre-i zer gibi sâf ulur
Zirâ ki hamı puhte kılır tâb-ı âfitâbNev'î