Arama

Divan edebiyatından beyitler ve anlamları

Eski toplumumuzun düşünüş, yaşayış ve sanat sevgisini günümüze taşıyan divan şiiri, edebiyatımızın mihenk taşıdır. 'Kaybolmaya yüz tutan gizli bir bahçe' olarak betimlenen divan edebiyatındaki bazı beyitler var ki insanların hafızasında yer edindi. Sizler için asırlardır dilden dile dolaşan beyitleri ve anlamlarını derledik.

Ehl-i dildür diyemem sînesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil

(Nef'î)

Bağrı temiz olmayana gönül ehlidir diyemem. Gönülden anlayanların birbirini anlamaması insafa sığmaz.

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem baharın görmüşüz
Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüşüz

(Nabi)

Dünya bahçesinin hem sonbaharını hem ilkbaharını görmüşüz. Biz sevincin de gamın da zamanını görmüşüz.

Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr
Öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim

(Ahmed Paşa)

Ezel gününde sevgilinin gözü bana bir merhaba lütfetti. O gün bugündür, o bakışın mestliği ile başka birinin merhabasını hiç tanımadım.

Bir nefes dîdâr içün bin cân fedâ itsem n'ola

Nice demlerdür esir-i iştiyâkıdur gönül.

(Nef'î)

Bir nefescik olsun o güzel yüzü görmek için bin canım olsa da kurban etsem yeridir. Gönül nice zamandır onun arzusuyla yana tutuşa esiri olmuştur.

Aşk mıdır ki can-ü dil mülkünü yağma eyleyen

Aşk mıdır sinem içre gelip de cân eyleyen

(Muhibbî)

Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Ve sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır?

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN