Mevlâna'nın tesir gücüyle edebiyat
On üçüncü yüzyılda tasavvufun temel taşlarından birisi olan Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî, içinde bulunduğu yüzyılı aşarak asırlar boyunca seçkin bir şair, mutasavvıf ve mütefekkir olarak kabul edildi. Mevlâna'nın tesir gücü ve etki alanı Amerika'dan Japonya'ya kadar tüm kıtaları kapsadı. Ölümünün 745'inci yılında, 66 yıllık ömrünün asırlara nasıl yayıldığını sizler için derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Sadece Mevlâna'nın değil, belki bütün tasavvufî edebiyatın en meşhur mahsulü olan Mesnevî, öteden beri İslâm âleminin her sahasında, özellikle Hint, İran ve Anadolu Türkleri üzerinde, daha yazıldığı zamandan başlayarak fevkalâde tesirli oldu. Mevlana bu eserinde Kur'an-ı Kerim'e ve onu getiren Hz. Muhammed'e derin anlayış ve inanışla bağlıdır.
O kadar ki, Mesnevi'yi Kur'an-ı Kerim'in şiir ve hikâye sanatıyla ve Mevlâna tarzı bir duygu ve düşünce üslubuyla ifade edilmişti. Kur'ân'ın manzum tefsiri diye nitelemek mümkün. Mevlâna, Mesnevi vasıtasıyla öğrettiği, Allah'a varma yollarını Kur'an'dan ayetler getirerek Peygamberimiz 'den hadisler hatırlatarak ve bunları derin anlayışlarla açıklayarak tanıtmaya çalışır.
50 bin dizeyi aşkın olan Mesnevi'de, yüze yakın ehli ya da vahşi hayvanın yaşam öyküsü, onlarla ilgili binlerce hikaye var. Mesnevi'de 755 Kur'ân ayeti ele alınır. 39 kez Cebrail'den, 62 kez İbrahim Peygamber'den, 70 kez Süleyman Peygamber'den, 44 kez Davud Peygamber'den, 85 kez İsa Peygamber'den, 76 kez Hz. Musa'dan, 103 kez Hz. Yusuf'tan, 27 kez Hızır'dan, 29 kez Hz. Ömer'den, 28 kez Hz. Ali'den, 24 kez Bayezid-i Bistami'den, 42 kez Hüsameddın adıyla seslendiği, Hüsameddîn Çelebi'den, 796 kez Şeytandan, 16 kez İblis adıyla yine Şeytandan söz edilir. Hepsi de öyküleriyle konu olarak alınır. Bunlardan ayrı olarak yüzlerce kabile, kent ve yöre adı ve hikâyesi anlatılır.
Mesnevi'de muhtelif dini inançlar, tasavvufi esaslar, özellikle varlık birliği (vahdet-i Vücud) nazariyesi, bu felsefi görüşe bağlı olarak Allah, Vücud-ı mutlak, kâinatın yaratılışı, iniş ve çıkış kavisleri (devr), insan-ı kâmil ve kutup meselesi, insan için bir şeyhin lüzumu ve ona mutlak itaatin gerçekliği, peygamberlik, velilik, irade kaza ve kader meselesi, ilhamın vahiy ile münasebeti ve aynı şeyoluşları, ibadetlerden asıl maksadın ne olup olmadığı vs. gibi hususlar işlenip tahlil edilir.
Garîb-nâme / Âşık Paşa (730/1330, 10613 beyit)
Ravzatü'l-Envâr / Ahmed Hayâlî (843/1442-43, 2179 beyit)
Esrâr-nâme / Tebrizli Ahmedî (884/1479, 1865 beyit)
Heşt Behişt / Şemseddin-i Sivasî (992/1584, 2882 beyit)
Mir'âtü'l-Ahlâk ve Mirkâtü'l-Eşvâk / Şemseddîn-i Sivasî (996/1588, 4520 beyit)
Tergîbât / İmam Adlî Hasan Efendi (1022/1613, 1723 beyit)
Günümüzde Mevlâna üzerine yapılan çalışmalar onun dini, tasavvufi, felsefi, edebi yönüne yoğunlaşsa da bir kahraman olarak romanlarda yer alması, ona karşı okurların ilgisini yükseltti. Mevlâna üzerine gelişen bu popüler yönelimin farkında olan yazarlar da Mevlâna'yı anlatan romanlar üretiyor. Ancak sanatçılar, romanlarda Mevlâna'nın eserlerinden yaptıkları alıntıları kendine has üsluplarıyla yorumluyor.
Mevlâna üzerine kalem oynatanların yaşadığı dönem ile düşünce yapısı, çalışmaların içeriğini ve yapısını şekillendirdi. Genelde bugünün güncel meselelerinden hareket ederek Mevlâna'nın bu sorunlara nasıl bir çözüm yolu önerdiği üzerinde yoğunlaşan yazarlar bu yolla Mevlâna'nın mistik gücünden istifade ediyorlar. Buradan hareketle Mevlâna, eserlerde kimi zaman toplumun ihtiyaçları doğrultusunda güncellenirken kimi zaman da yeni bir anlatıyla tüketime alet ediliyor. Neticede Mevlâna'nın toplumdaki mistik karşılığı ve güncellenen anlatısı, kitap satışlarını etkilemesi denkleminde anlamını buluyor.