Arama

Edebiyatın son varoluşçusu Milan Kundera'dan 10 kitap 10 alıntı

İroniyi ve hüznü kusursuzca harmanladığı romanlarıyla okuyanların zihinde yeni ufuklar açan bir isim... Kimden mi bahsediyoruz? Hata yapmanın kaçınılmaz, mutlu olmanın tesadüfi, unutuşun sıradan olduğunu bizlere öğreten Milan Kundera'dan. Okuyucusunu bir anda tedirgin edici bir korku tüneline çeken Milan Kundera'dan 10 kitap 10 alıntıyı sizler için derledik...

  • 1
  • 20
Perde
Perde

Yazdığı romanlar çok geniş bir okur kitlesine dokunan ve yüzyılın en önemli yazarları arasında gösterilen Milan Kundera, "Perde" adlı yedi bölümden oluşan bu denemesinde saptırılmış Vasiyetler romanından sonra bir kez daha romanı kendi evreni içinde ele alıyor. Bu kez romanı tarihsel evrimi içinde, Cervantes'dcn Martjuez'e, Rabelais'den Flaubert'e, Musil'den Stendhal'e türünün yapı taslarını oluşturan yazarlar ve yapıtları arasında dolaşarak incelerken bir yandan da kendisinden önce Gocthc'nin büyük bir öngörüyle dile getirdiği "Dünya Edebiyatı" kavramının niteliklerini sorguluyor.

Romanın ve yaşamın aslında tek ve aynı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Tüm bunları dile getirirken de öğretici bir söylemin tuzaklarına düşmeden, kimi zaman kızarak, kimi zaman heyecanlanarak, zaman zaman da coşarak okuyucusunu "unutulmaz olanın yıkılmaz şatosu" romanın derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

"Gerçeklik kendini tekrarlamaktan utanmazken, düşünce gerçekliğin tekrarı karşısında sonunda hep susmak zorunda kalır."

  • 3
  • 20
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

"Cumartesi ve pazar günleri, var olmanın tatlı hafifliğinin geleceğin derinliklerinden yükselip yanına vardığı duygusu içindeydi. Pazartesi, benzerini bundan önce hiç tanımadığı bir ağırlıkla çarpıldı. Rus tanklarının tonlarca çeliği bunun yanında hiç kalırdı. Çünkü sevecenlikten daha ağır bir şey yoktur dünyada."

Milan Kundera'nın en bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, yayımlanır yayımlanmaz çağdaş klasikler arasına girmiş, geçen yüzyılın en güçlü anlatılarından biridir. Kundera, tepkiye karşı tepkisizliği, kararlılığa karşı kararsızlığın tutarlı ve erdemli yanlarını araştırdığı romanının başkişisi Tomas'la alışılmış, arkasında güçlü düşünce ve yaşam kurallarını taşıyan roman karakterlerini sorgular. Sovyetler'in Çekoslovakya'yı işgal günlerini de arka planda anlatır. Tıpkı kişiler gibi toplumsal ön yargılar da eninde sonunda kararsızlığa ve "varolmanın dayanılmaz hafifliği"ne mahkûmdur ne de olsa...

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

"Rüyalar güzel olmasa, çarçabuk unutulurdu."

  • 5
  • 20
Bilmemek
Bilmemek

Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir.

Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman sizleri bekliyor. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından biridir. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN