Arama

Dünyayı kucaklayan şair: Özdemir Asaf

Kıymeti oldukça geç anlaşılan şairlerimizden biriydi Özdemir Asaf. Edebiyatımızda derin bir iz bırakmış, içine sığdıramadığı derin duyguları dizelerine dökmüştü. Asaf, hayatı boyunca nazik, hayata her zaman duygu dolu gözlerle bakıyordu. Vefatının 38. yılında Özdemir Asaf'ı rahmetle anıyoruz.

  • 1
  • 8
DÜNYAYI KUCAKLAYAN ŞAİR
DÜNYAYI KUCAKLAYAN ŞAİR

"ölebilirim genç yaşımda,
en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.
şimdi kavak yelleri esiyorken başımda,
sevgilim,
seni bir akşamüstü düşündürebilirim."

Gerçek adı Halit Özdemir Arun olan şair, Mehmet Asaf ile Hamdiye Hanımın çocuğu olarak, ikiz kardeşi Neire Özgönül Arun'dan bir gün önce, 11 Haziran 1923'te Ankara'da dünyaya geldi.

Mustafa Kemal Atatürk'ün isteğiyle 1922'de Ankara'ya taşınan şairin babası Mehmet Asaf'ın, 1930'da geçirdiği bir hastalık sonucunda hayatını kaybetmesi üzerine aile, 1930'da yeniden İstanbul'a taşındı.

  • 2
  • 8
OKUDUĞU ÜÇ FAKÜLTEDEN DE MEZUN OLAMADI
OKUDUĞU ÜÇ FAKÜLTEDEN DE MEZUN OLAMADI

Atatürk'ün, İsmet İnönü'ye verdiği "Asaf'ın çocuklarını bir okula yerleştirin" emriyle eğitim hayatına başlayan Asaf, Galatasaray Lisesi'nden sonra 1941'te sınavı kazanarak Kabataş Erkek Lisesi'ne geçti. Buradan mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi'nde hukuk okumaya başlayan şair, 2 yıl sürdürebildiği hukuk eğitiminde ilk eşi Sabahat Selma Tezakın'a aşık oldu.

Asaf'ı tanıyanlar onun ne kadar içten ve zarif olduğunu anlatır hep. İlk eşi Sabahat Selma Tezakın'ın onu anlattığı şu birkaç satır da bunun ispatı zaten: "Şiirler yazıyor, çeviriler yapıyordu. Son derece kibar, zarif, çok şık bir gençti. Herkes poplin gömlek giyerken Özdemir, takım elbisesinin içine ipek ponje gömlek giyiyordu. Kol düğmeleri altın üzerine inci kakmalıydı. Sağ elinin yüzük parmağında tek taş altın bir yüzük, sol elinin küçük parmağında kemer biçiminde yakut taşlı bir yüzük vardı. Bu kadar şıktı."

Asaf, daha sonra 3 yıl iktisat bölümüne ve bir yıl gazetecilik bölümüne devam etse de hiçbirinden mezun olamadı. Bir süre sigorta prodüktörlüğü yapan ve 1948'de askere gidinceye kadar görevli olarak, Afyon, Çankırı, Burdur, Kastamonu, Ankara gibi birçok şehri dolaşan şair, 1961'de ise eşinden ayrıldı.

  • 3
  • 8
NEDEN KENDİ İSMİNİ KULLANMADI?
NEDEN KENDİ İSMİNİ KULLANMADI?

'R'leri söyleyemediği için dergilerde yayımlanan şiirlerinde önce Özdemir Özden ismini kullandı. Sonra Oktay Akbal'ın önerisiyle, Özden yerine babasının adı olan Asaf'ı tercih edip Özdemir Asaf olarak yaşamına devam eder.

Zaman ve Tanin gazetelerinde çevirmen olarak çalışan Asaf, 1962'de Türkiye'nin akademik eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısı Yıldız Moran'la ikinci evliliğini yaptı ve bu evlilikten Gün, Olgun ve Etkin isimlerinde 3 oğlu dünyaya geldi.

Asaf, ilk yazısı "Servet-i Fünun" dergisinde çıktıktan sonra şiir, yazı ve çevirilerini "Amaç", "Büyük Doğu", "Dost", "Edebiyat Dünyası", "Kaynak", "Küçük Dergi", "Seçilmiş Hikayeler", "Uyanış", "Şadırvan", "Türkçe", "Türk Dili", "Varlık", "Yeditepe", "Yenilik", "Yirminci Asır" gibi dergilerde ve "Vatan" gazetesinin sanat sayfalarında yayımladı.

  • 4
  • 8
ŞİİRLERİNDE GÖZE ÇARPAN ÖZELLİĞİ NEYDİ?
ŞİİRLERİNDE GÖZE ÇARPAN ÖZELLİĞİ NEYDİ?

"Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde."

Sanat Basımevi'ni 1951'de kurarak matbaacılığa başlayan Asaf, 1955'te Yuvarlak Masa Yayınları'nı kurdu ve şiir kitaplarını art arda yayımlamaya başladı.

İkilikler ve dörtlüklerden oluşan ilk şiirlerinde yoğun bir söyleyiş özelliği göze çarpan Özdemi Asaf, eserlerinde insan-toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edindi.

  • 5
  • 8
ŞAİRİN SON DÖNEM ŞİİRLERİ
ŞAİRİN SON DÖNEM ŞİİRLERİ

"Şimdi bütün anmalar bir susmanın içinde..
Şimdi bütün susmalar bir odanın içinde..
Anlatmaya bir sözcük, bir bakış arıyorlar,
Önce sakladıkları, bir adamın içinde."

Çevresi tarafından hayatı boyunca nazik, hayata her zaman duygu dolu gözlerle bakan birisi olarak nitelendirilen Özdemir Asaf, Türk Edebiyatçılar Birliği temsilcisi olarak 1959'da Belçika Milletlerarası Şiir Bienali'ne, 1966'da Makedonya Yazarlar Birliği'nin davetlisi olarak Yugoslavya'da Şiir Kongresi'ne katıldı. Çevirileri ve şiir kitapları yayımlanmaya devam eden şair, matbaasını ve Yuvarlak Masa Yayınları'nı 1970'de kapattı.

Şairin çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları, son dönem şiirlerinde giderek yerini kaçış ve umutsuzluğun tedirginliğine bıraktı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN