Şifa ve Şiir Arasında Bir Köprü: Prof. Dr. Hüsrev Hatemi
Hasan Hüsrev Hatemi'nin vefatı yalnızca bir tıp insanının değil bir medeniyet tasavvurunun ve nezaket timsalinin aramızdan ayrılması oldu. Beyaz önlüğüyle bilimin, kalemiyle şiirin ve derin irfanın izini süren bu "son hezarfen", ardında derman arayan hastalar ve ruhuna dokunulmuş okurlar bırakarak ebediyete kapı araladı. Şifayı sadece reçetelerde aramayan, kelimelerin kalbinde bulan bir ömrün hikâyesini; modern dünyanın içinde bir İstanbul beyefendisi olarak kalabilme sanatını ve kadim bir çınarın hayata vedası bu...
◾ Cerrahpaşa'nın sembol isimlerinden biriydi o, hem tıp dünyasının hem de edebiyat camiasının önemli simasıydı. Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi'den bahsediyoruz.
◾ Şifa ve şiir arasında bir yaşam süren Hatem Hüsrev, 2026 yılının 2 Nisan Perşembe günü, 88. yaşında hayata veda etti ve aramızdan ayrıldı. Ondan geriye sevenlerinin gözyaşı ve birbirinden kıymetli eserleri kaldı.
◾ İki zıt kutbu tek çatı altında birleştiren isim, Hasan Hüsrev Hatemi; şiir, anı ve deneme türünden eserler kaleme almış ve ömrü boyuncada geriye iyi anılacak işler bırakmıştır. VAV TV'de yayınlanan Yüzler ve İzler programına konuk olan Hatemi:
"Kurtuluş'ta doğdum fakat 5 yaşına gelince babam apartman hayatında bizim hiç güneş görmediğimizi fark ederek büyük çocukları ablamla abim Yedikule'de büyümüşlerdi. Bahçe ve sokak görmüşlerdi ancak 32 ile 38 arasında Kurtuluş'taki apartmana taşınmış babam. 38'de biz doğmuşuz, 43'te de çocuklar bir Kurtuluş tramvay Caddesi'ne bakan tehlikeli trafik sayılırdı, tramvayın geçtiği caddeye sokağa bırakılmazdık. Abimle ablam okuldan eve gelirlerdi o apartmanın 3. katında yaşardık. Babam büyük bir tabiat meraklısıydı bize çok aşan. Biz çocukken onun kadar bahçe, piknik özlemezdik babam açıklık yerleri çok severdi. Bizi Feriköy'de, iki katlı Çobanoğlu sokağındaki bir eve taşıdı. O zaman bahçe görmeye başladık." İfadelerini kullanmıştı.
◾ Şair, yazar ve hukukçu Hüseyin Hatemi ise ikiz kardeşidir. Programda, ikizi kardeşi ile birlikte çok güzel bir çocukluk geçirdiğini söyleyen Hatemi, "sokak oyunlarına bol miktarda katılırdık" diye ekliyor.
◾ İkiz kardeşi ile birlikte Türk fikir hayatında "Hatemi Kardeşler" olarak müstesna bir yere sahipler. Programda anılarından da bahseden yazar; kardeşi ile devamlı karıştırıldığını anlatmıştı...
◾ 1898 yılında İran'ın Salmas ilçesinde dünyaya gelen profesör; Ali Asgar Hatemi ile 1910 senesinde İstanbul'da doğan Azerbaycan göçmeni Cemile Hanım'ın çocuklarıdır.
◾ Azerbaycan kökenli Hatemi, unutamadığı çocukluk hatırası olarak "bayram zamanları" kardeşleri ile olan anlarını ve yaşadığı mahalledeki şenliklerinden bahsetmişti...
◾ İlkokul birinci sınıfa başlamadan önce şiire merak salmış ve merakından şöyle bahsetmişti: "Babaannemin Azeri manilerini severdi. O yorgan dikerken ben bir defter bir de kalemle yanına oturur, Aşık Garip hikayeleri okurdum. O da bundan çok hoşlanırdı. O da bana koşmaları söylerdi. Tabi o zamanlar Rubai olduklarını bilmiyorum çok sonradan öğrendim."
◾ Babaannesiyle başlayan şiir serüveni babasının eve aldığı Boğaziçi Mecmuaları ile devam etmişti. Liseye geçtiğinde ise o dönemler gazetelerde yayınlanmasından ötürü Yahya Kemal'in varlığından haberi olduğunu ve onun fikir dünyasından etkilendiğini söylemişti.
◾ Lise yıllarında tıp alanına ilgi duyduğunu aktaran merhum Hasan Hatemi şunları söylemişti: "Ben daha çok eczacılık, diş hekimliği gibi şeyler istiyordum ama biliyorum sebebini. Abim tıbba başlamıştı onun o eve getirdiği tıp öğrencilerinin çıkardığı dergilerdeki havadan çok hoşlanmıştım ama "ben de doktor olacağım" deyince heveslendi kopyacılık yapıyor derler diye. Lise sona kadar hep tıbbın etrafında dolaşan şeyler söyledim."