Arama

Kadir Alayları nedir? ’nın ihtişamlı geleneği…

Yayınlanma Tarihi: 08.05.2021 10:21 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 10:21
Kadir Alayları nedir? Osmanlı’nın ihtişamlı Ramazan geleneği…

, içerisinde bin aydan daha değerli olan ’ni barındırır. Bu geceyi, Kur’an okuyarak, namaz kılarak ihya ederiz. Aynı durum ’da da geçerliydi. Kadir Gecesi’ne oldukça kıymet verilir, özel olarak ihya edilirdi. Bu geceye mahsus oldukça ihtişamlı bir de gelenek vardı: Kadir Alayları… “Eski Defterler”in yeni bölümünde Osmanlı'nın Ramazan geleneği ile karşınızdayız.

OSMANLI'DA KADİR GECESİ NASIL İHYA EDİLİRDİ?

💠 'da ayı önemli bir yere sahipti. Önceki videolarımızda da bahsettiğimiz üzere zimem defteri, diş kirası gibi bu aya mahsus pek çok zarif adet bulunurdu.

💠 halkı, 'ni cami ve mescitlerde ibadetle geçirmeye ihtimam gösterir, burada okunan mevlid ve Kur'an-ı Kerim'i dinlerdi. İmamların her rekâtı farklı bir makamda kıldırdıkları teravihle de gece ihya edilirdi.

💠 İnsanlar, bu geceyi özellikle Ayasofya'da geçirmeye gayret ederdi. Bunun için iftardan önce camiye gelir oruçlarını açtıktan sonra akşam namazını da burada kılarlardı.

KADİR ALAYLARI NEDİR?

💠 Sultanlar da Kadir Gecesi'nde büyük bir alayla Topkapı Sarayı'ndan Ayasofya Camii'ne, bazı dönemler de başka camiye giderdi. Bu merasim yürüyüşüne "Kadir Alayı" adı verilirdi.

💠 Şayet Ramazan, yaz mevsimine denk gelmişse padişah sahilsaraylarda kaldığından dolayı, önce 'na gidilir, burada oruç açıp iftar edilirdi. Ardından başta olmak üzere Sultan Ahmet, Eyüp Sultan, Beyazıt gibi camilere gidilirdi.

SOKAKLAR KANDİLLERLE SÜSLENİRDİ

💠 Alayın geçeceği güzergâhtaki yollar önceden tamir edilir; fener, çarkıfelek ve kandillerle donatılarak aydınlatılırdı. Bu merasim oldukça ihtişamlı olur, halkın rahatça seyretmesi için oturma yerleri yapılır, diplomatlar için özel alanlar tahsis edilirdi.

💠 Padişahı görmek için toplanan halk ve askerler oldukça büyük bir kalabalık oluşturur, Cuma selamlıklarında olduğu gibi "Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var" nidalarıyla alkışlardı.

💠 Haremde bulunan kadınlar ve sultanlar, iki atın çektiği arabalara binerler, meydanda kendileri için ayrılan yerde dururlardı. Namaz bitinceye kadar, meydanda atılan fişekler seyredilirdi. Namazdan sonra kadınefendi ile sultanlar şehirde yapılan şenlikleri seyretmek için kısa bir tur atar ve sonra hareme dönerlerdi.

💠 Padişahın saraya dönüşü de geldiği gibi alayla olurdu.

SULTAN ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE DÜZENLENEN KADİR ALAYI

📌Çocuk Kalbi romanının sahibi İtalyan yazar Edmondo De Amicis, Sultan II. Abdülhamid dönemindeki Kadir Alayı'nı şöyle anlatır:

"Yılın bu tek gecesinde Sultan, sarayından dışarıya namaza gider. Bunun için düzenlenen alay görülmeye değer manzaralar verir. Eski bir gelenek uyarınca Kadir Gecesi'nde Sultan'ın camiye gidişi bir şenlik niteliğindedir. Bu, özellikle atalarının töresine bağlı İkinci Abdülhamid zamanında böyleydi. Ben onun son Kadir Gecesi alayını gördüm. Yıldız Sarayı'ndan Hamidiye Camii'ne kadar olan her yer ışık halkalarıyla doldurulmuştu. Caminin kendisi çepeçevre küçük yağ kandilleriyle aydınlatılmış ve daha arkalar Arapça yazılar ve mimari desenlerle süslenmişti.

Limanın ve şehrin karanlık bir geceye karşı oluşturduğu etki, bir peri masalı gibiydi, uzaktaki gemi direkleri ve minarelerin soluk altın yaldızlarıyla parlıyordu. Tam o sırada bando sesleriyle askerler geldi, süngüleri lambanın ışığı altında ışıl ışıldı. Sonunda minareden müezzin sesi duyuldu. Biri adeta bir minör tatlılığında bir ezan okumaya başladı.

Derken bando Hamidiye Marşına başladı, maytaplar gökyüzünü renkli yıldızlarla doldurdu ve imparatorluk korteji saray kapısından aktı. Çok güzel iki atın çektiği saltanat arabasının etrafında büyük beyaz fenerler taşıyan süslü üniformalara bürünmüş kalabalık dalgalanıyordu. Kırmızılar ve altınlar içinde arabanın üstünde oturan arabacı ve gri sakallı, omuzuna askeri bir palto almış Sultan Abdülhamid belirdi.

Sultan, 'Padişahım çok yaşa!' selamına eliyle karşılık verdi. Gösteri alayı caminin avlusuna daldı ve majesteleri camiye girdi. Bir saat boyunca maytaplar patladı, kalabalık adeta bir şenlik havasındaydı. İçeriden zaman zaman tatlı bir ilahi sesi yükseliyordu. Derken majesteleri tekrar göründü, kalabalık ve askerler tekrar, '"Padişahım sen çok yaşa!' diye haykırıyordu."

***

Eski Defterleri kapatmadan soralım. Sizce geleneği günümüzde nasıl sürdürülebilir? Görüş ve düşüncelerinizi yazmayı unutmayın. Bir sonraki videomuzda görüşmek üzere.

🎥 "ESKİ DEFTERLER"İN DİĞER VİDEOLARINI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ 👇

Osmanlı'nın yardım eli: Zimem Defteri geleneği

Zahide'm türküsünün hüzünlü hikayesi

Onbeşlilerin hazin öyküsü

Monna Rosa şiirinin arkasındaki gizem

Cemil Meriç, gözlerini nasıl kaybetti?

Necip Fazıl'ın ilk pişmanlığı!

FİKRİYAT'IN DİĞER ÖZEL İÇERİKLERİNİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Editör - Sunucu: Burcu Sandıkçı
Kamera - Kurgu: Ahmed Helal

_____________________________________________

FİKRİYAT.COM SOSYAL MEDYADA!

Dijital medyanın tüm mecralarında yer alan Fikriyat.com sosyal medyada da aktif olarak faaliyet gösteriyor.

Fikriyat'ı aşağıdaki sosyal medya adreslerinden takip edebilirsiniz;

👉 TWITTER

👉 INSTAGRAM

👉 FACEBOOK

👉 Fikriyat.com mobil uygulamasını ise buradan indirebilirsiniz.

TÜM ÇALIŞMALAR YOUTUBE KANALIMIZDA!

Fikriyat.com sitesinde ve mobil uygulamasında yer alan tüm video içeriklerini eş zamanlı olarak da youtube kanalımız üzerinden izleyebilirsiniz.

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN