Aziz ve Sevgili bir Dost’a Veda ederken
Bugün, Rahmet ve Mağfiret; Tâat ve İbadet; Fedakârlık ve Paylaşmak ayı Ramazan-ı Şerif'imizin son günü…
Uzaklardan; 11 aylık yoldan gelip hânelerimize mihmân olan; gönlümüzü şen kılan, ruhumuzu rûşen eyleyen, meskenlerimiz gülşen'e döndüren mübarek ayımızın son günüdür bugün…
"Veda yazısı yazmak zordur" derler… Doğrudur. Zira duyguların sökün ettiği bir zamanda neyi, nasıl yazmak kolay olmaz. Ancak vedalaşmak sevginin, muhabbet ve alakanın bir gereğidir ve olmazsa olmazıdır. Sadece bu gereklilik için bile veda yazısı yazmak, en azından, buna niyetlenmek bile önemlidir…
"Ümmetin Sınavı" olarak görebileceğimiz Gazze'nin işgalinin ve zalim terör devletinin uyguladığı soykırımın üçüncü yılına girdiğimiz süreçte idrak ettik, bu yılki Ramazan mevsimini… Kısa bir süre geçmişti ki, iki İslam ülkesinin; Pakistan ve Afganistan'ın, sekinet ve huzur ortamı olması gereken bu ayın bağrına hançer gibi saplanan haberleri gelmeye başladı… Cemel ve Sıffîn savaşlarından hiç ders alınmamış gibi birbirlerine saldırılar düzenleyen bu iki kardeş ülke, Müslümanlar adına "sû-i emsâl" olurken, aniden ABD-İsrail zulüm ortaklığının, yanı başımızdaki komşumuz İran'a saldırdığı haberini ve bu saldırılarda, devlet yönetiminde önemli görev sahiplerinin hayatını kaybettiklerini duyduk, izledik… Bugün 20. günündeki savaş, İran'ın hem bu iki zalim ortağa; hem de körfez bölgesindeki ülkelere yönelik misilleme füzeleriyle devam ediyor… Kısacası, bölgeye yayılan bu savaş, hem Gazze'deki trajediyi, hem de dünyanın farklı bölgelerinde Müslümanlara yönelik zulümleri, bu mazlum kardeşlerimizin çektikleri sıkıntıların farkında olmamızı engelleyen, üzerini örten ve kapatan bir perde hükmünde iş görüyor… Kısacası, tüm bu acıların toplamıyla oluşan olağanüstü durum, Ramazan-ı Şerif'i uğurlamanın bizde oluşturduğu hüznü yaşamamızı da engelleyen adeta "matemini yaşayamayan" kişiler haline getiriyor bizleri… Psikiyatri uzmanları, yakınını kaybeden bir kimsenin, matem tutma ve matemi yaşama sürecinin, sağlıklı bir ruhsal yapı için önemli olduğunu ifade ederler… Evet, korkarız ki, günümüzde İslam âlemi, bir acının ve hüznün matemini tutmaya yeltenirken, yeni bir acıyla sarsılan ve daha, bir önceki hüznün matemini yaşayamadan başka bir hüznün girdabına düşen bir süreç içindedir son zamanlarda… Mevzu derin, dertler büyük… Ancak asıl konumuz bu olmadığı için bu kadarla yetinerek, bir fert olarak Ramazan-ı Şerif'i nasıl uğurlamak, onunla hangi duygularla vedalaşmak hususuna değinmek istiyoruz.
Peygamberimiz, Ramazan'a hangi sözlerle veda etmişti?..
Ne kadar hamd ve senâ cümleleriyle Rabbimize şükretsek yine de azdır, diyebileceğimiz nimetlerden biri de Hz. Muhammed Mustafa (sav) Efendimiz gibi bir "Muallim Nebi"ye ümmet oluşumuzdur. Doğrusu bunun şükrünü eda etmekten aciziz… Böyle bir Peygamberin ümmeti oluşumuz, bizlere, Allah'a inanmanın, O'na güzel kulluğun nasıl olacağından tutunuz, hayatımızın her anına taalluk eden konularda bir şeyler öğrenebilmemize imkan tanıyor… Oruç ibadetiyle ilgili olarak ashab-ı kiram ile birlikte dokuz yıl oruç tutan Nebiyy-i Muhterem (sav) Efendimiz, oruca dair her şeyi onlara açıklamış, zihinde oluşan sorularına cevaplar vermişti. İmsakı da iftarı da; fitreyi de fidyeyi de; keffareti de muafiyeti de; teravihi de sahuru da ve nihayet bayram namazını da hep Onun verdiği bilgilerle öğrenmişti ashab-ı kiram… Peki hiç düşündünüz mü, acaba Peygamberimiz (sav) bu mübarek aya veda ederken hangi sözler dökülüyordu mübarek dilinden?.. Nasıl, niyaz ediyordu Mevlâmıza?.. Neleri diliyordu Rabbimizden?.. Çok kısa diyebileceğimiz bir metinle aslında çok şeyler istediğini söyleyebiliriz Sevgili Peygamberimizin… Geliniz Onun Ramazan'a veda ederken, Rabbine münâcâtını hangi ifadelerle yaptığına bakalım…
Peygamberimizin Ramazan'a veda ederken yaptığı dua…
"Allah'ım! Bu Ramazan'ı hayatımın son Ramazan'ı eyleme…
Allah'ım! Eğer onu son Ramazan'ım olarak takdir ettiysen, beni merhametine nâil olanlardan eyle; mahrum kalanlardan eyleme…
Allah'ım! Beni bu Ramazan'a kavuşturduğun için Sana hamdolsun.
Allah'ım! Bana bu Ramazan'ı tamamlama imkanı verdiğin için Sana hamdolsun. Allah'ım! Oruçlarımı tutmayı, namazlar kılmayı nasib ettiğin için Sana hamdolsun.
Allah'ım! Bana, nice Ramazanlara ulaşarak oruç tutan, nice Kadir gecelerine kavuşarak ihya eden ve böylece sevaplar kazananlardan olmayı nasib eyle. Amin."
Gönülden yapılacak bu duanın, kişiyi "teselli edici" bir tarafının da olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, her şeye kadir olan Allah Teâlâ'dan, bu fâni hayatta, ebedi ve bâki olan ahiret âlemini kazanacak ameller için ömür ve imkan dilemenin; yine, yeniden bir Ramazan ayına kavuşmayı, her şeyi olduğu gibi zamanı da yaratan ve bunu insana bahşeden Allah'tan niyazda bulunmanın zarif ve samimi ifadeleriyle örülüdür, bu dua…
Bir başka "faziletli" zaman dilimi olan Bayram Gecenizi ve yarın idrak edeceğimiz Ramazan Bayramınızı en kalbî duygularla tebrik ederim. Bayramınız mübarek olsun efendim…
Mehmet Emin Ay
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.