Arama

Filistin’de gazeteci olmak ölümü göze almak demek!

Yayınlanma Tarihi: 04.06.2019 12:41 Güncelleme Tarihi: 09.04.2018 18:07

Can güvenliğinin olmaması, her an bir İsrail kurşununa hedef olup ölmeyi göze almak demek…

Tıpkı Filistinli gazeteci Yasir Mürteca gibi; haber kurşunların arasında savaş muhabirliği yapıyordu. İsrail'in Filistinli gazetecilerin sesini kesme çabalarına yılmadan karşı durdu ve mazlum Filistin halkının sesi oldu; bunu yaparken tek silahı kalemi ve zamanın tanığı olan fotoğraf makinesiydi. Tüm tehlikelere rağmen omzunda kamerasıyla haber kovaladı, ta ki 6 Nisan 2018 gününe kadar.

Gazeteci Mürteca, Gazze sınırında düzenlenen Toprak Günü yürüyüşüne katıldı, o barışçıl yürüyüş yaptığı son haber oldu; İsrailli askerlerin hedef gözeterek açtığı ateşle hayata veda etti.

Üzerinde basın yeleği olmasına rağmen İsrail'in hain kurşunlarından kaçamadı; çünkü onlar için bir gazetecinin ölmesi, Filistinlilerin sesinin biraz daha kısılması demekti.

ORDU RAPORU LIBERMAN'I YALANLIYOR

İsrail Savunma Bakanı Liberman; Yasir Mürteca'nın öldürülmesine gerekçe olarak, "bölgede drone ile çekim yapması"nı öne sürdü ancak bu ifadesi, kendi ordusu tarafından yalanlandı; ordunun soruşturma kapsamında ulaştığı bilgilerde Mürteca'nın üzerinde "basın" yazılı yeleğin olduğunu belirtiliyor. O da yetmiyor, gazeteci Mürteca'nın çitlere yaklaşma mesafesinin 200 metre olduğu sınır çitlerinin 350 metre gerisinde olduğu belirtildi. Ayrıca ordunun kayıtlarında, Mürteca dahil hiçbir gazetecinin bölgede drone ile çekim yapmadığı belirtildi; yani rapor, bir gazetecinin katledilişini teyit eder nitelikte.

Türkiye'de hapisteki gazetecileri kastederek basın özgürlüğünden dem vuran güruh, İsrail'in ilk ve son olmayacak bu katliamlarına ses çıkarmıyor; bu konuda mangalda kül bırakmayan Avrupa zaten üç maymunu oynamakta profesyonel bir oyunculuk sergiliyor.

Uluslararası Gazetecileri Koruma Örgütü'nin verilerine göre, son 18 yılda 24 gazeteci İsrail askerlerinin açtığı ateşle hayatını kaybetti; bu gazetecilerin 21 i Filistinli, 3'ü ise yabancı uyruklu.

2014 YILI, FİLİSTİN'deki GAZETECİLER İÇİN EN KANLI YIL OLDU

İsrail güçlerinin "koruyucu hat operasyonu" kapsamında Gazze'yi işgal etme girişimi sonucunda 2100 Filistinlinin vefatıyla sonuçlandı.

2014'deki saldırılar kapsamında Gazze'den yayın yapan El Aksa adlı televizyon binası da hedef alındı ve İsrail, kanalın Hamas'a yakın olması suçlamasını yaparak kanalı bilerek vurduklarını itiraf etti.

BM raporuna göre, İsrail'in söz konusu operasyonları sırasında 16 Filistinli gazeteci evini kaybetti ve 8 medya kuruluşuna ait merkezler de yıkıldı.

Tutuklu gazetecilerin sayısı da azımsanmayacak ölçüde fazla; İsrail hapishanelerinde tutsak 28 Filistinli gazeteci bulunuyor.

İsrail'in Filistinli gazetecilere yönelik ihlalleri de bitmiyor; yapılan 740 ihlal içerisinde gözaltına alma, geçek mermi ile yaralama, uydu kanallarıyla basın ofislerini kapatma, darp etme şeklinde devam etti.

2017 YILINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN İHLALLER 2016'YA GÖRE %33 ARTTI

Uluslararası hukuk ve basın özgürlüğünü hiçe sayan İsrail, kalemle değil silahla konuşuyor. Türkiye hakkında basın özgürlüğü konusunda karalama kampansyası düzenleyen Batı ülkeleri İsrail söz konusu olduğunda sesini çıkarmıyor. Onlar için ödül niteliği taşıyan, büyükelçiliği Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararı veriliyor ve katliamlar ortak olunuyor ama tarih, unutulmaması ve günü geldiğinde hesabının sorulması için kaydediyor.

Haberin Devamı

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan FİKRİYAT veya fikriyat.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

'Batı'nın din kumpasları

'Batı'nın din kumpasları

Dünya önceki yüzyıllardan çok daha farklı olan üstü örtülü bir savaş döneminden geçiyor. İslam...

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN