Arama

  • Anasayfa
  • Tarih
  • Milli Mücadele'nin tıbbiyeli kahramanları; Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşları

'nin tıbbiyeli kahramanları; ve arkadaşları

Milli Mücadele'nin tıbbiyeli kahramanları; Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşları

, Türkiye hariç dünyanın hiçbir yerinde tıp bayramı olarak kutlanmaz. Bundan yüz yıl önce esaret altındayken, boyunduruk altında yaşamayan bir milletin çocukları olan ve arkadaşları harekete geçti. Peki, ’nın sırrı ne? 14 Mart ilk kez nasıl kutlandı? İşte sizler için Milli Mücadelenin tıbbiyeli kahramanları Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının hikayesini için derledik.

TIBBİYELİ HİKMET KİMDİR?

, 1901 yılında Balıkesir'in Savaştepe bucağında doğmuştur. Posta- Telgraf memurlarından Hakkı Bey'in oğluydu. , ilk ve orta tahsilini çeşitli okullarda tamamladıktan sonra 'da 'Mekteb-i Tıbbıye-i Şahaneye' tıp öğrencisi olarak başladı. Okuldaki ismi Kara Hikmet idi. Hikmet Bey'in okula başladığı bu yıllar I. 'nın olduğu yıllardı.

Hikmet Bey, üçüncü sınıf öğreniciyken İngilizler, 'yi karargâh olarak kullanmaya başladı. Fakat cesur ve atak tavırlarıyla tıbbiyelilerin lideri olan Hikmet Bey ve arkadaşları okullarını geri alabilmek ve işgale karşı gelmek için ses getirecek bir eylem planı hazırladılar.

14 MART TIP BAYRAMI'NIN SIRRI NE?

Esaret altında olan İstanbul'da Mart 1919'da İstanbul esaret altındayken, boyunduruk altında yaşamayan bir milletin çocukları olan Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşları harekete geçti. İlk olarak okul yönetimine Tıbbıye-i Şahane'nin eğitime başlamasının 92'inci senesini kutlamayı kabul ettirirdiler.

Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının asıl amacı, İngilizlere karşı bir ayaklanma hazırlamaktı. Okulun iki kulesi arasında dev bir Türk bayrağı asarak tüm Tıbbiye öğrencileriyle birlikte bu esareti protesto ettiler. İngilizler zor kullanarak bu protestoyu dağıtıp birçok tıbbiyeliyi de tutukladı.

Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının bu direnişi, düşmana karşı gösterilen ilk direnişlerden birisiydi. 14 Martta Tıbbiyeli Hikmet'in yaktığı bu ateş daha sonra tüm Anadolu'da yandı.

Tıbbiyeli Hikmet, trenle Haydarpaşa'dan 'ya gitmek üzere yolcu edildi ve Ankara'da İsmail Fazıl Paşa'yla (Ali Fuat Cebesoy Paşa'nın babası) 'a hareket ederek, kongreye katılmış ve on beş gün sonra geri gelmişti.

SİVAS KONGRESİ'NDE TIBBİYELİ HİKMET'İN TARİH YAZAN KONUŞMASI

Tıbbiyeliler, sırasında Amasya Genelgesi gereği eylül ayında Sivas'ta toplanan kongreye davet edildiler. Üç kişilik kontenjan verilen tıbbiyeliler, aralarında para topladılar. Öğrencilerden toplanan para ancak bir kişinin masraflarını karşılamaya anacak yetmesinden dolayı 'taki şanlı direnişin mimarı olan Hikmet Bey'i göndermeye karar verdiler.

Hikmet Bey, kongreye gitmeden İstanbul'daki son gününü şöyle anlatır:

"Kuşluk vakti penceremin önünde, karanfil ve zakkum çiçeklerinin arasında turkuaz renkli akıp giden boğaza bakmaktayım. Bugün İstanbul'dan ayrılmaktayım. Tıbbiye eğitimi hürriyet içinde tamamlamak için mutlaka geri döneceğim. Bekle beni İstanbul"

Tıbbiyeli Hikmet Bey, mandacılık konuşurken söz alarak tarihe geçen şu konuşmasını yaptı:

"Paşam murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsunlar şiddetle red ve tahbik ederiz. Farzı mahal manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de red eder, 'i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve sizi telin ederiz."

Sivas Kongresi'nde 7 Eylül 1919'da yapılan ikinci celsede verilen önergede Tıbbiyeli Hikmet'in de imzası vardı.

ÖĞRENCİLERİ ŞEHİT OLDUĞU İÇİN MEZUN VEREMEDİ

1914 yılında Savaşı'nın başlamasıyla tıbbiyeliler silah altına alındı. 1915'ten itibaren tıp öğrencileri, başta olmak üzere tüm cephelerdeki değişik hastanelere dağıldı. Birinci Dünya Savaşı boyunca 765 tıp öğrencisinden 346'sı, 1915'te Tıbbiye'ye kaydolan 1. sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale'de şehit düştü.

1921'de ise Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, öğrencileri şehit olduğu için mezun veremedi.Çanakkale'de tamamı şehit düşen tıp öğrencileri, 1915.

Sivas'tan dönen Tıbbiyeli Hikmet, yakın arkadaşı Yusuf Balkan'la birlikte tekrar Anadolu'ya geçip Ankara'ya gitti ve milli mücadele için hizmet verdi. Bir yıl sonra İstanbul'a dönüp tahsilini tamamladı. Daha sonra mezun olan diğer askeri tıp öğrencileri teğmen olarak mezun olduğu halde, Yusuf ve Hikmet üsteğmen olarak mezun oldu.

Yıllar sonra Atatürk, tıp öğrencisi Hikmet Bey'in hemen bulunup mebus yapılmasını emretse de Hikmet Bey bulunamaz ve öldüğü söylenir. Fakat o sırada Hikmet Bey sağ ve Anadolu'nun bir köşesinde doktorluk yapıyordu.

Dr. Hikmet Boran 1922 yılında Askeri Tıbbiyeden mezun oldu. Hariciye ihtisası yaptıktan sonra operatör oldu ve çeşitli hastanelerde çalıştı. 1945 yılında vefat etti.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN