Helicobacter pylori nedir? Nasıl bulaşır?
Birçok kişinin varlığından henüz haberdar olmadığı fakat dünyada en sık rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar içerisinde yer alan Helicobacter pylori, bir milyardan fazla insanda görülüyor. Peki bu bakteriyel enfeksiyon tam olarak ne oluyor? Helicobacter pylori nasıl bulaşıyor? Vücutta sinsice ilerleyen bakteri hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Uzun yıllar sonra, midenizin iç yüzeyinde veya ince bağırsağınızın üst kısmında ülser adı verilen yaralara neden olabilir. Her yıl dünyada yeni mide kanseri vakası saptanmaktadır. Mide kanseri kanserler arasında görülme sıklığı açısından ikinci sıradadır. Helicobacter pylori ayrıca şu rahatsızlıklara da yol açar:
12 parmak bağırsağı ülseri
Mide ülseri
Gastrit
Mide kanseri
MALT lenfoması
Non ülser dispepsi
Mide ile oniki parmak bağırsağında birikerek iltihaba, ülsere ve tedavi edilmediğinde kansere yol açan dünyanın en yaygın enfeksiyonu helicobacter pylori, nefes testiyle tespit ediliyor.
Nefes testleri: Bu testler Helicobacter pylori ile infekte olup olmadığınızı gösteren testlerdir. Bunun yanında tedaviden sonra tedavinin başarılı olup olmadığını gösterirler. Eğer tedavi sonrası antibiyotik veya mide asidini etkileyen ilaçları kullanmaya devam ederseniz testin doğruluk oranı azalır. Doğru sonuç almak için en az bu ilaçları bir ay kullanmamak gerekir.
Kan testleri: Bu testler var olan ve geçirilmiş infeksiyonu gösterirler. Hastalığın tedavisine yanıtı göstermesi bakımından çok başarılı değildirler. Çünkü Helicobacter pyloriye karşı oluşan antikorlar vücutta yıllarca pozitif olarak kalabilirler.
Endoskopi: Bu konuda altın standarttır. Endoskopi aracılığıyla hem mide ve 12 parmak bağırsağında olan değişikler incelenir ve hem de alınacak toplu iğne başından biraz büyük bir parça mikroskop altında incelenerek direkt olarak tanı konulur. Bunun yanında bu parçadan mikrop için kültür yapılabilir.
Feçes testleri: Hastanın feçesiyle (dışkı) yapılan testlerle bakterinin antijeni tespit edilir. Hassasiyeti yüksektir.
Mide ülseri, 12 parmak bağırsağı ülseri olan hastalarla mide de ağrı yanma, şişkinlik, gaz, geğirme gibi yakınmaları olan kişilere mutlaka yapılmalıdır. Yapılan tedavi her zaman *dispeptik belirtilerin geçmesini sağlamaz ama bakterinin diğer ciddi hastalıklara zemin hazırlamasını engeller.
*Dispepsi: Karnın üst bölgesine yerleşmiş olan şişlik, bir aydan fazla süredir devam eden ağrı, geğirme ve gaz çıkartmayla seyreden şikayetler paketidir. Halk arasında hazımsızlık diye adlandırılır ve sık görüldüğü için pek de önemsenmez.
Helicobacter pylori en az 2 tanesi güçlü antibiyotikler olmak üzere 3'lü veya 4'lü ilaç kombinasyonları kullanılarak yapılır. Süresi uygulanan protokole göre 10 ila 14 gün arasında değişir. Uygulanan bir protokole tedavi yanıtı alınmazsa aynı ilaçlar bir kez daha kullanılmamalıdır. Tedavi başarısı geçen yıllara göre giderek azalmaktadır. Bunun nedeni bilinçsiz antibiyotik kullanımı nedeniyle bakterinin antibiyotiklere dirençli hale gelmesidir.
Tedavi olduktan sonra yeniden bu bakteriyle infekte olma riski teorik olarak yoktur. Bununla birlikte %0.5 den daha az oranda yeniden yakalanma riski olduğu düşünülmektedir. Günlük pratikte bu olasılık yok kabul edilmektedir.
H. pylori üst gastrointestinal hastalıklarının en sık sebebidir. Bu enfeksiyonun eradikasyonu dispepsi, gastrit, peptik ülser semptomlarını azaltacaktır ve belki de mide kanseri önlenecektir. Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır. Fare modelleri üzerinde yapılan aşı çalışmaları umut verici sonuçlara sahiptir. Araştırmacılar değişik adjuvanlar, antijenler ve immun sistemin korunmasında en uygun yöntemi anlamak için immunizasyon yolakları üzerinde çalışmaktadır. Araştırmacıların çoğu daha yeni hayvan çalışmaları safhasından insanlar üzerinde yapılan çalışmalara geçmiştir. H. pylori enfeksiyonuna karşı geliştirilen intramusküler bir aşının Faz I klinik çalışmalar sürmektedir.