Vatan savunmasına adanmış bir ömür: Mareşal Fevzi Çakmak
Yaşamının yarısından fazlasını büyük bir asker ve komutan olan savaş meydanlarında geçiren Mareşal Fevzi Çakmak, yoluna çıkan tüm zorluklara rağmen idealleri ve düşüncelerinden taviz vermeden vatan topraklarını koruyan bir kahraman olarak tarihe geçti.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilk Genelkurmay Başkanı Çakmak, Mondoros Mütarekesi'nin tek taraflı uygulanması ve İzmir'in Yunan ordusu tarafından işgaline karşı durdu.
Çakmak, "Düşmanın ilerlemesine karşı halkın katiyen tereddüt ve endişe etmesine mahal yoktur. Düşmanın, Anadolu içerisine doğru uzanmak isteyen kolları mezarlarına yaklaşıyor." diyerek halka ve orduya moral verdi.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Bu tebliğ etkisini gösterdi, işgal gününe kadar bir daha Yunan devriyeleri İzmir'e ayak basmadı. İtilaf devletlerinin baskısı ile Fevzi Paşa Genelkurmay Başkanlığından uzaklaştırılırken Yunanlılar da 15 Mayıs 1919 günü İzmir'e çıktı.
Daha sonra Fevzi Çakmak önce 1'inci Ordu Komutanlığına, ardından 3 Şubat 1920'de Harbiye Nazırlığına (Milli Savunma Bakanlığına) atandı.
Fevzi Çakmak, bu görevi sırasında Kurtuluş Savaşına değerli hizmetlerde bulunurken, İstanbul'dan birçok silah ve cephanenin Anadolu'ya taşınması ve değerli komutanların Anadolu'ya geçmesinde rol oynadı.
İstanbul müttefik kuvvetler tarafından resmen işgal edilince Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırlığı görevinden 21 Nisan 1920'de ayrılarak Anadolu'ya geçti.
Fevzi Çakmak Anadolu'ya geçtikten sonra Ankara hükümetince 3 Mayıs 1920'de Kozan Milletvekili sıfatıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Bakanlar Kurulu Başkan Vekilliğine seçildi. Burada çalışmalara başlayarak, yeni ordunun kurulmasında büyük rol oynadı.
9 Kasım 1920'de Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey'in Batı Cephesi Kuzey Kesimi Komutanlığı'na atanarak ayrılması nedeniyle Genelkurmay Başkan Vekilliğini de üstlenen Fevzi Çakmak'ın rütbesi İkinci İnönü Zaferi'nin ardından 3 Nisan 1921'de TBMM tarafından Orgeneralliğe (1'inci Ferik) yükseltildi.
Fevzi Çakmak, Eskişehir ve Kütahya'da istenilen sonucun alınamaması üzerine halkta ve ordu içerisindeki moral bozukluğuna karşı gerek TBMM'de gerekse yaptığı konuşmalarla gerekse verdiği beyanatlarla moral yükselten kişiydi.
Fevzi Çakmak, bu moral bozukluğuna karşı verdiği bir beyanatında, "Düşmanın ilerlemesine karşı halkın katiyen tereddüt ve endişe etmesine mahal yoktur. Düşmanın, Anadolu içerisine doğru uzanmak isteyen kolları mezarlarına yaklaşıyor. Bu yeni sefer, düşmanın ölüm yolculuğudur." ifadelerini kullandı.
5 Ağustos 1921'de Milli Savunma Bakanlığı'ndan ayrılan ve asaleten Genelkurmay Başkanı olan Fevzi Çakmak, 12 Temmuz 1922'de de Bakanlar Kurulu Başkanlığından ayrılarak Büyük Taarruz hazırlıklarıyla ilgilenmek üzere cepheye gitti.