Padişah çiftliklerinin fotoğraflı tarihi
Sanayi İnkılabı sonrasında Osmanlı Devleti'nde her alanda olduğu gibi hayvancılık ve tarım alanında da devlet desteğiyle verimi artırıcı çalışmalar yapıldı. Sarayın at ihtiyacını karşılamak üzere kurulan Çiftlikat-ı Hümayun'lar da bu çalışmalara verilebilecek önemli bir örnekti.
Önceki Resimler için Tıklayınız
İLK TÜRK VETERİNERİ İHSAN ABİDİN
Dilimize Fransızcadan geçmiş bir sözcük olan Hara günümüzde at, sığır, koyun vb. evcil hayvanların üretilmeleri amaçlı olarak kurulmuş olan çiftlikleri tanımlamak için kullanılmaktadır. İlk örnekleri devlete ait olan bu çiftliklerin yetiştirdiği türler içinde atın ayrı bir yeri vardır.
Kaynaklarda ilk Türk veterineri olarak geçen İhsan Abidin 19. yüzyıldaki hara yapılarının Avrupa'dan öğrenildiğini bundan önceki dönemde ise bu teşkilata karşılık olabilecek hayvanat ocakları teşkilatları oluşundan bahseder. Osmanlı Atları adlı eserinde Edirne, Dimetoka, Filibe, Eskişehir ve havarisinde on dokuz ocağın bilindiğini belirtir.
Temelleri atlı kuvvetlerle atılan Osmanlı devletinde, padişahların tahta çıkma törenlerinden, ticarete, savaşlara ve haberleşmeye varıncaya kadar tüm alanlarda ağırlıklı olarak at kullanılmıştır. 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı'da at yetiştiriciliği ister doğrudan ister dolaylı olsun devlet eliyle desteklenmiştir. Hayvanat ocakları (Yund Ocakları), saray ahırlarının yanı sıra tımarlı sipahi sistemi at yetiştiriciliğindeki en önemli sistemlerdir. Orta Anadolu, Selçuklulardan itibaren hayvancılık için önemli bir bölgedir.
Konya, Eskişehir, Ankara ve Aksaray arasında kalan bölge göçebe Türk oymaklar tarafından hayvancılık için uygun bulunmuş, burada büyük ve küçükbaş hayvancılığın yanı sıra at üretimi de yapılmıştır. Uzun zaman Anadolu'daki en değerli atlar Eskişehir, Kütahya ve Karaman arasında üretilmişlerdir. Dönemin tarihçileri bu bölgede üretilen atların Arap atlarından bile daha değerli olduklarını belirtmiştir.
Anadolu Selçuklularından itibaren ordu dışında atın en çok ihtiyaç duyulduğu yerler ticaret ve haberleşmedir. Bu dönemde tımarlı sipahilerin ihtiyaç duyduğu atlar belirli merkezlerden alınan yavruların, sipahiler tarafından büyütülmesi ile sağlanıyordu. Atların üretim kayıtları tüm detaylarıyla, düzenli olarak tutulmuştur. Özellikle Eskişehir'de günümüzdeki İnönü mevkiinde bulunan Cemaat-ı Taycıyan binek hayvanı olarak kullanılacak tayların bakımı ve yetiştirilmesinde en önemli merkezdir.
Bu teşkilat Germiyanoğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti zamanında da karşımıza çıkar. II. Beyazıt zamanında yeniden düzenlenen taycı ocaklarının yine İnönü bölgesi civarında toplanması için uğraşılmıştır. Sultanların ve padişahların törenleri için gerekli olan atların üretimi ise Büyük Selçuklulardan itibaren sarayda bulunan has ahır teşkilatı tarafından yapılmıştır.
TİGEM'in ( Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ) Nisan 2016'da açıkladığı verilere göre; Türkiye'de Çiftlikat-i Hümayun adı altında kurulmuş ve halen varlığını sürdüren 3 işletme bulunuyor. Osmanlının ilk zamanlarından bu yana atçılık faaliyetlerine devam eden Bursa/Karacabey, Malatya/Sultansuyu ve Eskişehir/Anadolu çiftliklerinde toplam 1.285 baş hayvan yer alıyor.
Kaynak: http://acikerisim.tbmm.gov.tr:8080/xmlui/handle/11543/2261
hayalimbiciftlik, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Osmanlı'dan
Cumhuriyet'e Eskişehir Çifteler Harası Yapıları, Zeynep Ertuğrul