Arama

  • Anasayfa
  • Galeri
  • Tarih
  • Osmanlı’nın Recai Efendi Sıbyan Mektebi, günümüzün ‘mini’ Kütüphanesi

Osmanlı’nın Recai Efendi Sıbyan Mektebi, günümüzün ‘mini’ Kütüphanesi

Recai Efendi Kütüphanesi, oldukça küçük mimarisiyle tarihi Vefa semtinin dikkat çeken yapıları arasında yer alır. İstanbul'un en sevimli kütüphanelerinden biri sayılabilecek Recai Efendi'nin tarihine ve geçmişten günümüze nasıl kullanıldığına dair bilgileri siz Fikriyat okurları için derledik.

  • 1
  • 8
Recai Efendi kimdir?
Recai Efendi kimdir?

Günümüzde Recai Efendi Kütüphanesi olarak kullanılan yapı, II. Mustafa dönemi Reisülküttaplarından Recai Mehmet Efendi tarafından 1775 yılında bir adak sonucu inşa ettirildi.

Recai Efendi, vefat etmeden 6 yıl evvelinde bir rahatsızlığa yakalandı. İyileştiği takdirde şükür için topluma hizmet verecek bir sebil binası ve sıbyan mektebi inşa ettireceğine dair bir adakta bulundu. Bu sebeple kendi himayesindeki arsayı adağını gerçekleştirmek adına hibe etti ve günümüze kadar ulaşan mini kütüphanenin serüveni bir adak sonucunda sıbyan mektebi olarak başladı.

Sıbyan mektepleri, Osmanlı döneminde genellikle sultanlar, paşalar, yüksek rütbeli şahıslar, devlet memurları ve zenginler tarafından yaptırılırdı. Bu şahıslar inşa ettirdikleri binaların bütün giderlerini karşılamak için kendi mal varlıklarından bir kısmını bağışladıkları vakıfları kurmuşlardı. Osmanlı'dan günümüze ulaşan bu yapılardan biri de Recai Efendi'nin yaptırdığı Vefa semtindeki sıbyan mektebi ve sebilidir.

  • 3
  • 8
Mektebin mimari yapısı
Mektebin mimari yapısı

Recai Efendi Sıbyan Mektebi iki katlı olup, taş ve tuğladan rokoko üslubunda inşa edildi. Mermerlerle kaplı mektebin zemin katında bahsettiğimiz gibi bir sebil ve mektebe giriş kapısı bulunur.

Yapı 'sebilküttab' olarak tanımlanır. Sebilküttab, Osmanlı döneminde ilim ve suyu buluşturan yapıları karşılamak amacıyla kullanılır. Büyük şehirlerin işlek caddeleri üzerinde ve genellikle cami yanlarında içme suyu dağıtılan özel mimari birimdir. Bu yapılar, alt katı sebil, üst katı ise sıbyan mektebi olarak inşa edilir.

Yapıya karşıdan bakıldığında, ortada üç pencereli sebil, simetrik olarak sağda çeşme, soldaysa kapı görülür. Ayrıca çeşme ve kapının yanlarında da ikişer küçük çeşme bulunur.

Binanın birinci katında mermer söveli (tüm pencere sistemini çevreleyen ve destekleyen çerçeve, başlık) pencereleri olan dershaneye yer verilir. Giriş kapısından sonra karşılaşılan koridorun sağında tonozlu bir sebil odası ve bunun içerisinde de bir çeşme vardır.

Giriş kapısındaki ve sebildeki yazılar devrin ünlü hattatı Yesari Mahmut Efendi'ye aittir. Bu dönemlerde mimari açıdan beğenilen sebillerin üzerine "Maşâa'llâh" yazma geleneği başlar. Recâî Mehmed Efendi Mektebi ve Sebili'nin kapısının sol üstünde de celî sülüs ile yazılı "Maşâa'llâh" bulunmaktadır.

Sıbyan mektebinde üst kat yalnızca dershaneye ayrılmıştır. Günümüzde de çalışma alanları yalnızca üst kattaki küçük odada gerçekleştirilir.

Binanın cephe düzeni alt kattaki sebile göre ayarlanmıştır.

  • 5
  • 8
Çocuk kütüphanesi de oldu
Çocuk kütüphanesi de oldu

Yapılan birtakım araştırmalara göre, 1923-1928 yıllarında hazırlanan Mekatib-i Vakfiye Cetveli'nde Defterdar Recai Efendi Mektebi başlığıyla geçen yapının o yıllarda arsa olarak kayıtlara geçmiş olduğu bilinse de çocuk kütüphanesi olarak kullanıldığı da kaydedilmiştir.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN