Osmanlı'nın mimari şaheseri: Selimiye Camii’nin bilinmeyenleri
Selimiye Camii, Edirne'de göğe doğru yükselen zarif minareleri, ihtişamlı kubbesiyle bir mimari şaheserdir. Eşsiz mimarisi ve azametiyle serhat boyunda asırlara meydan okuyan cami, Osmanlı'nın en önemli mimari eserlerinden biriydi. Mimar Sinan'ın "ustalık eseri", onun üstün dehasının ürünüydü. Osmanlı mimarisini doruk noktasına ulaştıran Selimiye'nin günümüzde estetik değeri hala aşılamadı. Sizler için Selimiye Cami'nin bilinmeyenlerini derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
📌 Selimiye Cami'nin müezzin mahfilini taşıyan mermer ayaklarının birinde ters lale motifi yer alır. Neden yapıldığı bilinmese de halk arasında birçok hikâyeye konu oldu. Bu öykülerden biri de Mimar Sinan'ın çok sevdiği torununun hastalanıp vefat etmesiydi.
📌 Mimar Sinan, cami inşası sırasında torunundan uzak kalmamak için onu yanına getirse de kısa bir süre sonra vefat etti. Türbesinin üzerine mermer bir sanduka koydurttu. Onun da üzerine boynu bükük bir lale işletti. Bu üzüntüyü gören çırağı da ustasının hüznünü Selimiye'ye işledi.
📌 Lale, ebced hesabına göre Allah adının sayısal değeri olan 66 rakamını verdiği için kutsal kabul edilir.
📌 Sultan Selim'in isteğiyle caminin içi pencerelerin hizasına kadar çinilerle kaplandı. Pencerelerin üzerine ise yine çinilerle Fatiha suresi yazıldı.
📌 Böylece çini sanatının en güzel örnekleri ortaya çıktı. Fakat, Sultan II. Selim caminin yapımı sırasında vefat ettiği için adını yaşatacak olan bu muhteşem anıtı bitmiş haliyle hiçbir vakit göremedi ve içinde namaz kılamadı.