Arama

Osmanlı tarihindeki en önemli olaylar

Osmanlı İmparatorluğu, 600 yıl dünyaya hükmetti, üç kıtaya yayıldı ve dev bir imparatorluk haline geldi. Bu cihan imparatorluğunun kalbi İstanbul'da atıyordu. İstanbul'un insanla başlayıp devam eden öyküsü bir milat olarak kabul edilirse sonrasında İstanbul'a bugünkü kimliğini veren, kişiliğini gösteren birçok olay da bulunur. İlk insanla başlayan yerleşimin ardından bu zamana dek İstanbul'da neler yaşandı? Hangi olaylar cereyan etti? İşte sizler için Osmanlı tarihinde İstanbul'da yaşanan önemli olayları derledik.

  • 1
  • 17
KONSTANTİNOPOLİS’İN KURULUŞU (11 Mayıs 330)
KONSTANTİNOPOLİS’İN KURULUŞU (11 Mayıs 330)

İstanbul'un tarihte ilk başkent oluşu, Roma İmparatorluğu'nun Doğu- Batı olarak ikiye ayrılmasından 65 yıl daha öncedir. Roma İmparatoru I. Konstanitinos, kendisine ikametgâh olarak Bizantion'u seçtikten sonra hızla imar hareketine girişmiştir.324 yılı Kasın ayında başlayan inşaat faaliyeti, 11 Mayıs 330 tarihinde bitmiş ve şehir muazzam bir törenle açılmıştır. Bundan böyle imparatorluğun yeni başkenti Nova Roma (Yeni Roma) diye adlandırılan bu şehir olacaktır. Ancak yeni başkent, ilk zamanlardan itibaren kurucusunun adından dolayı Konstantinopolis diye anılmıştır. Bu dönemde şehir hızla eski site sınırlarından taşarak batıya doğru yayılmaya başladı. İmparator Konstantinos da yeni başkentinin ihtişam ve gösterişini artırmak için tüm imkânlarını seferber ermiş, şehrini muhteşem yapılarla ve ülkesinin dört bir yandan getirttiği sanat eserleriyle bezemiştir.

Bilindiği üzere şehrin müthiş bir mevkii vardır ve tarihte ancak birkaç şehrin kuruluşu Konstantinopolis'in kuruluşu kadar olabilmiştir. İki kıtanın buluştuğu yerde, sınırları doğuda Boğaziçi, güneyde Marmara ve kuzeyde Haliç'le çevrili olan ve yalnızca batıdan kara girişi bulunan bu yeni başkent benzeri olmayan bir stratejik öneme sahipti. Bunun yanında şehir, Avrupa ile Asta arasındaki trafiğe ve Ege ile Aradeniz arasındaki deniz ticaret yolunda da hâkimdi. Bundan dolayı da Konstantinopolis çok kısa bir zaman içinde Ortaçağ dünyasındaki en önemli ticaret ve ulaşım merkezi haline geldi. Roma şehrinin güce, önemi ve nüfusu durmadan gerilerken, Konstantinopolis tam tersine süratle ve devamlı olarak büyüdü. Öyle ki kurulduktan yalnızca bir yüzyıl sonra nüfusu Roma'ya geçti ve 500'lü yıllarda yarım milyon insanın yaşadığı eşsiz bir şehir oldu.

  • 3
  • 17
YILDIRIM BAYEZİD’IN ŞEHRİ KUŞATMASI (1391)
YILDIRIM BAYEZİD’IN ŞEHRİ KUŞATMASI (1391)

Bizans İmparatoru İonnes Paleologos'un 21 Temmuz 1391'deki ölümünden sonra, Yıldırım Bayezid'in yanında bulunan Emanuel Paleologos Edirne'den kaçarak İstanbul'a gelmiş ve babasının tahtına oturmuştu. Bu gelişmeye çok üzülüp hiddetlenen Yıldırım, İstanbul'un üzerine yürüyerek şehri kuşattı; böylece Osmanlılar İstanbul'u almak üzere ilk kez Yıldırım Beyazid devrinde harekete geçti. Ne var ki Türkler şehri kuşattığı esnada Macar Kralı da durumdan istifade etmek niyetiyle 100 bin kişilik orduyla Niğbolu Kalesi'ni kuşattı. Ayrıca Balkanlardaki birtakım karışıklıklar İstanbul kuşatmasının kaldırılmasına sebep oldu. Altı ay süren kuşatmada İstanbul büyük güçlükler yaşamış, doğal olarak şehirde ciddi yiyecek ve yakacak sıkıntısı çekildi. Para kaynaklı sıkıntılarla ilgili olarak ise faizlerin olağanüstü düzeye gelmesi sonucu Avrupa'dan yardım alamayan Bizans yönetiminin, şehirdeki anıtlarda bulunan altınları söktürerek kullandığı bilinir. Yine bu kuşatma sırasında Konstantinopolis ahalisinin artık yaşayamaz olan şehirden kaçması, durumun vahametini gösterir.

Niğbolu zaferiyle Balkan topraklarının güvenliğini sağlayan Osmanlılar İstanbul'u yeniden kuşattı. Bu defa, şile yoluyla Beykoz Akbaba civarından Göksu'ya inilmiş ve burada bugün bulunduğu semte ismini veren Güzelcehisar (Anadolu Hisarı) inşa edilmiştir. Sonucunda barış isteyen Bizans yıllık vergi verme, İstanbul'da bir Müslüman mahallesi kurulup bir de camii inşası gibi maddelerin bulunduğu bir antlaşma ile bir süre daha ömrünü uzatmayı başardı.

  • 5
  • 17
GUREBA HASTANESİ’NİN AÇILIŞI
GUREBA HASTANESİ’NİN AÇILIŞI

Sultan II. Mahmud'un kadınefendilerinden ve Sultan Abdülmecid'in annesi olan Bezmialem Valide Sultan, tarihimize hayırseverliğiyle geçmiş bir simadır. Onun tarafından yaptırılan bu hayır kurumu sırf fakir fukaradan hasta olanlara bakmak ve tedavi etmek amacıyla açılmış İstanbul'un önde gelen hastanelerinden biridir.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN