Müslüman alimlerin icat ettiği astronomi aletleri
Müslümanların öncülük ettiği icatların başında, gök cisimlerini incelemek amacıyla muazzam büyüklükte tasarlanarak inşa edilen gözlem aletleri geliyordu. Bu aletleri kullanmaları, Müslüman bilim insanlarının ölçümlerindeki hata yüzdesini azaltıyordu. İlk kez İslam uygarlığında temelleri atılan rasathanelerde kullanılan aletler, bugün gök cisimlerini inceleyen aletlerin temellerini oluşturuyordu. Öyle ki, günümüzde sıklıkla kullandığımız GPS'in temelleri dahi o dönemde atılmıştı.
Önceki Resimler için Tıklayınız
1455'te ölen Halepli astronom Ahmed Halebî, Buğyatü't-tullab fi'l'amel bi'r-rub'i'l-usturlab (Usturlabın Kadran İşlemleri Hakkında Öğrencilerin Amaçları) adlı kitabı yazmıştır.
Halebî ile aynı dönemde yaşayan ve Kahire'deki Emevi Camisi'nde müezzinlik ve muvakkitlik yapan matematikçi İzzeddin Vefâî, aritmetik ve altmışlı oran işlemleri dâhil olmak üzere matematik alanında 40 eser ve aletlerle ilgili birçok eser yazdı. Bu eserler arasında Almukantarat Kadranı ile Yapılan İşlemler Üzerine Işıltılar adlı kitabı yer alır.
Müslüman astronomlar çok sayıda kadran icat ettiler. 9'uncu yüzyılda Bağdat'ta geliştirilen ve trigonometri problemlerini çözmek için kullanılan sinüs kadranı, 14'üncü yüzyılda Suriye'de geliştirilen ve astronomik problemleri enlemden bağımsız olarak çözmek için kullanılan üniversal kadran; Güneş'i kullanarak saati bulmaya yarayan saat kadranı ve usturlabın geliştirilmesi ile ortaya çıkan usturlap/el-mukantarat kadranı bunlardan bazılarıdır. Bunların çoğu usturlapla birlikte kullanılıyordu.
Ekliptiğin eğriliğini, yani Dünya'nın ekvator düzlemiyle Güneş'in ekliptik düzlemi arasındaki açıyı ölçmek için, Hocendî 994 yılında kendisinin icat ettiği bir alet kullandı. Çalışmalarını İsfahan'ın Büveyhi hükümdarı Fahrüddevle himayesinde yaptığından bu alete Fahri sekstantı adını verdi.
Hocendî geçmişte yapılan benzer aletleri önemli ölçüde geliştirdiğini söylüyordu, çünkü eski aletler yalnızca derece ve dakika cinsinden okunabilirken kendisinin geliştirdiği alete saniye cinsinden okuma da yapılabiliyordu.