İslam medeniyetinin en önemli hastanelerinden; Nureddin Darüşşifası
İslam medeniyetinin en önemli hastanelerinden Nureddin Darüşşifası'nda, zengin fakir ayırt edilmeden herkes tedavi olurdu. Döneminin en iyi hastanelerinin biri olan bu darüşşifa, taburcu olan hastalara bir müddet çalışmamaları için maddi yardım da sağlıyordu. Akıl hastaları için bölümü bulunan hastanede, İbn Sina'nın tesiriyle müzikle tedavi uygulandı.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Tıp okulunda birçok tanınmış hekim ders vermekte olup, pratisyenler bazı günlerde Sultan Nureddin'in huzurunda toplanarak tıbbi konularda tartışma yapıyordu. Kim zamanlarda ise hastane yöneticisi Ebulmecid'in öğrencilerine yaptığı üç saatlik konuşmayı dinlerlerdi. Bu tıp okulundan mezun olan tanınmış Müslüman hekimler arasında 13'üncü yüzyılda küçük kan dolaşımını keşfederek insan fizyolojisinin anlaşılmasında yeni bir adım atılmasını sağlayan İbnü'n Nefis yer alıyordu.
Tarihte küçük kan dolaşımını ilk kez tarif eden kişi: İbnü'n-Nefis
İslam medeniyetinin önemli hastanelerinden biri olan Nureddin Hastanesi'nde önemli tabipler görev aldı. Bunlardan bazıları şunlardır:
Hastanenin ilk doktorlarından Muhezzübiddin İbnu'n-nakkaş, Muvaffakuddin İbn Mitran, hayatını hastalarına ayıran Ebu'l-Fazl İbn Abdülkerim el-Mühendis, hastalara yaptığı maddi yardımlarla tanınan Muvaffakuddin Abdülazîz, Kemalüddin el-Hımsî, Ebu'l Hasan Ali İbn Halife ibn Yunus İbn Halife, meşhur göz doktoru olan Ed-Dahvâr, İbnü'l-Lebûdî Şemsüddin Ebu Abdullah Muhammed İbn Abdan, Ebu's-Senâ Mahmûd İbn Ömer eş-Şeybanîdir.
Nureddin Hastanesi'nin tabiplerinin hayatlarına dair haberimize ulaşmak için tıklayın.
Buradaki hastaneye Zengi, pek çok tıp kitabını vakfetmiş, bilimsel çalışmaların yapılmasını da sağlamıştı.Hastanenin baştabibi Ebu'l-Mecd İbn Ebi'l-Hakem İbn Ubeydullah İbn Muzaffer İbnu'l-Bahılî hastaları tek tek kontrolden geçirirdi.
Nureddin Hastanesi'nde aynı zamanda akıl hastaları içinde bir bölüm bulunur, burada tedavi edilirdi.
Aynı zamanda dünya tarihinin ilk kliniği olarak geçen Nureddin Hastanesi'nde hastaların acılarını hafifletmek için musikiyle tedavi yöntemini de kullanılmıştır.
13. yüzyılın önemli göz doktorlarından İbn Ebu Useybiye'nin Tabakatü'l-Etibba adlı eserinde buradaki akıl hastalarının tedavisini şöyle anlatır: "Akıl hastalarına ayrılan salonda hekim Muhazzebeddin, mania denilen "Al cünun as-sabi" hastalığına yakalanmış bir deliye, içine opium konmuş arpa suyu içirilmesini kararlaştırdı. Bunu içen adamın hastalığı geçti. Ve sıhhatine kavuştu."