10 soruda Osmanlı'da ticaret hayatı hakkında bilinmesi gerekenler
Yaygın yanlış kanaatlerden birisi, Osmanlılar döneminde Türklerin uğraşmadığı, bu sahanın gayrimüslim Osmanlı tebaasının elinde olduğuydu. Bu yanlış düşüncenin aksine Osmanlılar, çeşitli ülkelerde büyük miktarda ticaret faaliyetinde bulunmuş, farklı ülkelerde ticaret merkezleri kurmuştu. Sizler için 10 soruda Osmanlı'da ticaret hayatı hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Venedik'te bulunan Türk tüccarları ile şehir halkı arasında zaman zaman kavgalar meydana geliyordu. Kavgalarda Türk taraflarından ölenin olması durumunda iki devlet arasında diplomatik kriz oluyordu. Osmanlı yönetiminden "Türk tüccarına iyi davranılması" yönünde sık sık ihtarlar alan Venedikliler, şehirlerinde bulunan Türk tüccarlarını bir merkezde toplamak istediler. Böylece Türklerin şehir halkı ile münasebetiyle azalacak ve Osmanlı tüccarları da kontrol altında bulundurulacaktı.
11 Mart 1621 tarihinde Venedik Senatosu kararıyla, Canal Grande kıyısında bulunan saray, Venedik'e ticaret için gelen Türk tüccarları ile Venedik'te devamlı surette kalarak ticaret yapan Osmanlılara tahsis edildi. 13 yüzyılda tüccar Palmieri tarafından yaptırılan bu saray "Fondaco dei Turchi" yani "Türk Ticaret Merkezi" diye anıldı.
Venedikli idareciler, 120 kişinin ikametine elverişli olan bu sarayda, abdest alınması için çeşmeler yaparak ve sarayın bir odasını mescide dönüştürerek Müslüman yaşantısına uygun düzenlemeler yapmışlardı. Daha önceleri Venedik'e gelen Avrupalı devlet adamlarının kalması için kullanılan bu saray, sadece Osmanlı tebaası olan Müslüman tüccarlara tahsis edilmişti.
Türk tüccarlar, Fondaco dei Turchi'de 1838'e kadar yani 217 yıl kaldılar. Ancak burası zamanla yıprandı ve Venedik'in maddi imkânsızlıkları nedeniyle bir türlü tamir ettirilemedi. 19.yüzyıl başlarında sarayda sadece bir Türk tüccar kalıyordu ve Venedik 1797'de tarihe karıştığı için daha öne yapılan antlaşmalar da geçersiz hale gelmişti. Binanın yeni sahibi olan Busetto Petich sarayda kalan son tüccar Sadreddin Efendi'ye Fondaco dei Turchi'yi tütün deposu yapacağını bu yüzden de boşaltması gerektiğini söylediyse de Sadreddin Efendi saraydan çıkmayı kabul etmedi ve durum mahkemeye intikal etti. Sadreddin Efendi direnmesinin bir sonuç vermeyeceğini görünce mahkeme sonuçlanmadan Venedik'i terk etti. Fondaco dei Turchi de tütün deposu oldu. Bir süre sonra bu tarihi sarayın tütün deposu olarak kullanılmasını istemeyen Venedik Belediyesi, sarayı satın alarak bir müzeye dönüştürdü.
Osmanlı İmparatorluğu gerek ülkesinin maddi menfaati gerekse de siyasi çıkarları için çeşitli ülkelere kapitülasyon adı verilen, ticari imtiyazlar vermişti. Ancak bu ahitnameler iki taraf arasında yapılmış bir antlaşma statüsünde olmayı, tek taraflıydı. Osmanlı padişahının yabancılara bir inayetiydi. Bu tür ticari imtiyazlar ancak 1718'de Avusturya ile yapılan Pasarofça Antlaşmasından sonra iki taraflı olmuştu.