Osmanlı'da sinema tarihi
Sinema, bir sanat olmasının yanı sıra aynı zamanda da büyük bir endüstriydi. Hatta dönem dönem modayı, gelenekleri ve karakterleri bile etkiledi. Sinema ciddiye alınınca, yönetmenler filmlere has görsel bir dil oluşturdu. Böylece sinemacıların üslupları da ayırt edilmeye başlanmıştı. Günümüzde de büyük bir endüstri halinde devam eden sinema, teknolojik diğer gelişmelerin desteğiyle hızlı bir şekilde ilerliyor. Peki, Osmanlı'da sinema hangi serüvenlerden geçmişti?
Önceki Resimler için Tıklayınız
Türkiye'de sinemanın ilk dönem örnekleri, 19. yüzyılın ikinci yarısına doğru Pera'da boy gösterdi. Yabancılar Anadolu'da film gösterileri düzenleyebiliyordu ancak film çekimine izin verilmiyordu. Nedeni ise, casusluk faaliyetlerinin önüne geçmekti.
Balkan Savaşları sırasında sinemanın belgesel önemini kavrayan Rumeli Muhacirîn-i İslamiye Cemiyeti Merkez-i Umumîsi, savaşın acılarını dile getiren bir film yapılmasını istedi. Ancak bu teşebbüs gerçekleşemedi. Filmin çekimine izin verilmiş olsaydı, Balkan Devletlerinin aleyhimize yaptığı propaganda filmlerinin Batı kamuoyundaki inandırıcılığı da azaltılabilecekti.
Bilinen ilk film 1905'te, Yıldız Cami'nin ikinci avlusunda çekildi. Bu film ülkemizde çekilen en eski filmlerden olmasına rağmen belge bulunamadığı için ilk film sayılamadı. Diğer bir filmin çekimi ise 1909'da gerçekleşti. Bu filmle ilgili elimizde Servet-i Fünûn Dergisi'nde yayımlanan bir fotoğraf var. Bunu çeken kişi ise Sigmund Weinberg'di. Ancak bu film de elimizde değil.
Bugün somut olarak bilinen ve günümüze kadar gelen tek film, Makedonya asıllı Manaki Kardeşler'in 5-26 Haziran 1911'de V. Sultan Mehmet Reşat'ın Manastır ve Selanik ziyareti sırasında çekilen filmidir. Bu haber filmi Makedonya Sinematek'inde saklanmaktadır. Bir diğer çalışma da 1913 yılında yapılmıştır. Hamidiye Kruvazörünü konu alan bu film de ne yazık ki günümüze kadar ulaşamamıştır.
Fuat Uzkınay'ın "Ayastefanos Abidesinin Yıkılışı" (1914) adlı film ise Türkiye'de sinemanın başlangıcı olarak sayılmakta ve çevrilen ilk Türk filmi olarak bilinmektedir. Ayastefanos Abidesinin Yıkılışı'nı belgeleyen dosyamızı buradan okuyabilirsiniz.
"Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı" Türk sinema tarihinin ilk filmi olarak kabul edilir. Uzun yıllar bu filmin kayıp olmasından dolayı, çekilip çekilmediğine dair tartışmalar süregeldi. Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşı'na girdiğini ilan ettiği gün çekilen bu film, aslında Ruslara karşı verilen bir mesajdı. Filmin süresi bazı kaynaklarda 150 m. "belge film" olarak geçiyor. Filmin siyah-beyaz ve sessiz olarak çekildiği; mekanların ise Yeşilköy, Bakırköy olduğu biliniyor.
Osmanlı'daki sansür uygulamalarının genelde dayanak noktası devletin güvenliği için olmuş, bu daha çok yabancılara çekim izni verilmemesi şeklinde gerçekleşmiştir. II. Abdülhamid'in sinema ve fotoğrafla yakından ilgilenmesi sinemayı saraya sokmuştur. Sinemayı yasaklama nedeni ise sinema aygıtlarının yangınlara sebep olmasıdır. O dönem İstanbul'unda ahşap binaların çok olması bunun temel nedenidir.