Arama

Osmanlı'da sinema tarihi

Sinema, bir sanat olmasının yanı sıra aynı zamanda da büyük bir endüstriydi. Hatta dönem dönem modayı, gelenekleri ve karakterleri bile etkiledi. Sinema ciddiye alınınca, yönetmenler filmlere has görsel bir dil oluşturdu. Böylece sinemacıların üslupları da ayırt edilmeye başlanmıştı. Günümüzde de büyük bir endüstri halinde devam eden sinema, teknolojik diğer gelişmelerin desteğiyle hızlı bir şekilde ilerliyor. Peki, Osmanlı'da sinema hangi serüvenlerden geçmişti?

  • 1
  • 17
SİNEMANIN DOĞUŞU
SİNEMANIN DOĞUŞU

Sinema kelimesinin kökeni Yunanca'da hareket anlamına gelen 'Kinema' ve yazmak anlamına gelen 'Grafeion' kelimelerinden türetildi. Lumiere kardeşlerin "Cinamatographe" adını verdikleri aygıtlarıyla 28 Aralık 1895 günü Paris'te Capucines Bulvarı'ndaki Grand Cafe'de yaptıkları gösteriyle doğdu. "Cinematographe"ın icadı, Lumiere Kardeşler'in dünyaca tanınmasını sağladı.

Edward Muybridge ve Etienne –Jules Marey gibi bilimciler harekete yönelik fotoğraf çalışmalarına öncülük etti. Thomas Edison'ın dikiz kutusu formundaki Kinetoskop'u büyük bir başarıydı. 1895'te Fransız Lumiere kardeşler ilk uygulamalı kamarayı ve toplu gösterim kavramını keşfetti. Film 1900'lerde de bir yenilik olmaya devam ediyordu.

Yedinci sanatın başarı öyküsü dosyamızı buradan okuyabilirsiniz.

Hareketli görüntüyü kaydedebilmek için yüzyıllarca birçok bilim adamı çalıştı. 1833 yılında Dr. Plateau ve Prof. Stampfer 'Zoetrop' adında bir cihaz yaptı. Bu cihaz göz aldanmasıyla ilgiliydi. Silindir şeklindeki aletin içinde bir hareketin her aşamasında çekilmiş fotoğraflar yer alıyordu. Döndürüldüğünde ise bakan kişi sanki hareket edermiş gibi görüyordu. Bundan 20 yıl sonra, Baron Franz Von uchatius adındaki bir subay, bu tasarıma ışık yansıtarak resimlerin duvarda görülmesi sağladı. 1860 yılında adını 'Kinematoskop' koyduğu, çekilmiş fotoğrafların yan yana göründüğü aleti üreten Coleman Sellers, aletin ismini satın aldı. 10 yıl sonra Henry Renno Hey, kinematoskopu geliştirerek görüntüleri duvara yansıttı ve adını 'Fasmatrop' koydu. Cihazındaki hareketli resimler vals yapan bir kadın ve adamın 6 adet fotoğrafından oluşuyordu.

1872 yılında bir sporcu ve arkadaşı atının hareketlerini yakalayabilmek için ip bağlı makineleri aralıklarla alana koydular ve at önünden geçerken makineleri aktif hale getirince o güne kadar alınmış harekete en yakın fotoğraflar yakalanmış oldu. Aynı şekilde duvara yansıtılan görsellerde at yerinde havaya zıplıyor gibi bir görüntü oluşturuyordu. Sonraki tarihlerde bu cihazın üzerinden gelişmeler üretildi.

1895 yılında Fransız Lumière Kardeşler sinematograf makinesini yaptılar. 28 Aralık 1895'te insanlar kaydedilmiş hareketli görüntüleri beyaz perdede izlediler. Fabrikadaki işçileri, bahçeyi sularken yanlışlıkla kendini ıslatan bahçıvanı, dumanlar içinde gara giren treni, hareketli bir biçimde izleyebilmek insanları çok eğlendirdi. Daha sonra ki günlerde hiç görmedikleri ülkeleri, insanları, yaşam biçimlerini tanımak ilgilerini çekti.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN