Türkiye’nin ilk konservatuarı
Hem Doğu hem Batı'nın kültürel birikimini, zenginliğini ruhuna sindiren, repertuvarına yansıtan ve bunu 100 yıl boyunca aynı inanç ve kararlılıkla sürdüren bir yapı darülbedayi; yani güzellikler evi, bugünkü adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları.
İstanbul Şehir Tiyatrolarının kuruluşu, Osmanlı döneminde 1914 yılında kurulan ve Belediye Reisi olan Cemil (Topuzlu) Paşa'nın ve komisyonun kararı ile kurulan ve bugünkü Şehir tiyatrolarına öncülük eden Darülbedayi-i Osmani (Osmanlı Güzellikler Evi)'de hayata geçirilmiştir. Bu güzel eğitim kurumu için 3000 liralık bir ödenek ayrılmıştır. Kurulan bu eğitim yuvasının başına Fransız tiyatro sanatçısı olan Andre Antonie atanmıştır.
Fakat I. Dünya Savaşı sırasında farklı bloklarda savaşa katılan bu ülkelerin diğer dostane ilişkilerinin bozulması ile birlikte bu Fransız tiyatro insanı da ülkesine geri dönmüştür. Kurum bu otorite boşluğunda bir dönem bocaladıktan sonra Samato adıyla bilinen Raşit Rıza tarafından yeniden yapılandırılmıştır. Osmanlı yöneticilerinin de görev yaptığı Antonie döneminde kuruma sınavla öğrenciler ve Darülbedayi çatısı altında birçok öğretmen ve musiki sanatçısı kişiler yer almıştır.
TÜRK TİYATROSUNA BÜYÜK KATKI SAĞLAYAN İSİMLER
Bahsi geçen sınavla alım sonrası kuruma girmek için hak kazanan isimlerin çoğu ileriki yıllarda Türk tiyatrosuna büyük katkı sağlayan isimler olmuşlardır. Verilen ilk öğrenci adaylığına 197 kişi başvuru yapmıştır. Bu başvurulardan eleme ile 63 kişi seçilmiştir. Bu başvurularda Hıristiyan halktan olan sekiz kadın kendi hemcinslerini temsilde bulunmuşlardır.
Kadınların Darülbedayi çatısı altında ilk çalışmaları 1918 yılından itibaren başlamıştır.
Bunlardan bazıları şunlardır: Reşad Rıdvan, Ali Rıfad, Zekaizade Ahmet Efendi, Rauf Yekta Bey, Ahmed Kadir Kemali Bey, Saadeddin Bey, Hafız Yusuf Efendi, İsmail Hakkı Bey, Victor Radeglia, Jean Avolio, Albert Braun, Furlani, Paul Lange, Aram Sinanyan, Halo Selvelli, C. Carihioponlo, Mescemes, Silvio Kenssy. Tiyatro bölümü öğretmenleri arasında ise: Minakyan Burhanettin (Tepsi), Ahmed Fehim Efendi, Rıza Tevfik, Şahap Rıza, Salih Fuat, Mösyü Rioti, Sadık Bey, Arif Hikmet, Kemal Emin, Muhsin Ertuğrul, Celal Tahsin, Halit Fahri Ozansoy, Hakkı Tahsin.
Tiyatroya olan bu ilgiyle birlikte artık Türk kadınları da sahneye çıkmak zorunda olmuşlardır. Darülbedayi çatısı altında eğitim gören isimlerden bazıları Muhsin Ertuğrul, Halit Fahri Ozansoy, Behzat Butak, Ali Naci Karacan, Peyami Safa, Emin Beliğ Belli, Celal Sahir, Eliza Binemeciyan, Ahmet Muvahhit, İ. Galip Arcan, Fikret Şadi'dir. Daha önce belirtildiği üzere kurum Fransız tiyatrocunun ayrılmasından sonra bir duraklama dönemi yaşamış ve hatta büyük bir tehlike atlatmıştır. Bu dönemde Reşad Rıdvan bu konuyla ilgilenerek bu çöküşü önlemiştir. 1914'lü yıllarda belediye reisi olan İsmail Bey bu kurum için resmi bir yönetmelik hazırlanması için talimat vermiştir.
Kasım 1914 ve Ocak 1915 yılları arasında çalışmalar tamamlanmıştır. Bu yeni yönetmelikler 37 maddeden oluşmuştur. Bu yönetmelik ile birlikte Darülbedayi yeni bir kimlik kazanmıştır. Daha önce eğitim yuvası olarak gösterilen kurum bu yönetmelik değişikliğinin ardından sahne oyunlarını da bünyesine katmıştır. Ayrıca ek bir bilgi olarak kurumun "Darülbedayi (Güzellikler Evi)" ismi Ali Ekrem Bey tarafından bulunmuştur.
MADDİ YETERSİZLİKLERLE BOĞUŞMAYA BAŞLAYAN "DARÜLBEDAYİ"
Darülbedayi yeni bir tiyatro sahnelerini Fransız yazar Emile Fabre'den Hüseyin Suat tarafından adapte edilen Çürük Temel adlı temsil ile girmiştir. Bu ilk tiyatro temsillerinin çoğu 1890 yılında Rıdvan Paşa tarafından inşa ettirilen ve Tepebaşı'nda bulunan ahşap binada hayata geçirilmiştir. Daha sonra ise tiyatrolar için Şehzadebaşı'nda bulunan Ferah Tiyatrosu kullanılmıştır.